• BIST 103.200
  • Altın 197,005
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 25 °C

Enes Duymaz yazdı; Sayın Gül; hatırla o günleri; nasıl "Cumhurbaşkanı" olmuştun?

Enes Duymaz yazdı; Sayın Gül; hatırla o günleri; nasıl "Cumhurbaşkanı" olmuştun?
Abdullah Gül kendisini Cumhurbaşkanı yapan Erdoğan ve Bahçeli'ye karşı, kendisinin "Cumhurbaşkanlığı"nı engellemeye çalışanlarla birlikte mi hareket edecek?

nabiz-haber-ozel-yeni-123.png

 

 

Sayın Gül, Hatırla o günleri, nasıl "Cumhurbaşkanı" olmuştun?

Enes Duymaz

 

Sayın Abdullah GÜL

Bu ne haldir? Bu ne garip ve size yakışmayan bir durumdur? İsminiz etrafında bunca dedikodu, söz, alavere dalavere de neyin nesi?

68 yaşına geldiniz, Cenab-ı Hak size daha ne kadar ömür verir bilinmez.( Bu durum herkes için geçerli gerçi.)  Kızıl tüylü devenin süvarisi  Kuss Bin Sade’nin bir mana çağlayanı halinde söylediği sözlerle ifade edersek: “Ölüm bir ırmak… Girecek yeri çok ama akacak yeri yok… Büyük küçük hep göçüp gidiyoruz. Herkese olan siz de bana da olacak…” Doğarken ölüme doğru yola çıkıyoruz Sayın Gül! Her canlı doğar, büyür ve ölür değil mi Sayın Gül? Nice benim diyenler konup göçtü bu dünyadan…Buna cihan mülkü derler ,kalmadı Süleyman’a baki Sayın Gül!

Kalıcı olan vefadır, doğruluktur, yapılanları unutmamaktır Sayın Gül! Üstad Necip Fazıl buyurur ki: “Allah dostlarını unutmayın, hele Allah düşmanlarını hiç unutmayın!” 

Bir gece yarısı kalkın Sayın Gül! Dünyada cennetten bir köşe gibi olan mekânınızda oturduğunuz köşkün balkonundan Boğaz’ı, gökyüzünü seyredin ve geçmişi düşünün. Hayatınızı bir şerit gibi gözünüzün önünden geçirin. Neredeeen nereye geldiğinizin bir muhasebesini yapın! Kayseri’den küçük bir esnafın oğlu olarak yola çıkmıştınız değil mi o? O mübarek babanız merhum  Ahmet Amca’nın duası ve Allah’ın lütfuyla nerelere geldiniz! Dünyada pek az faniye nasip olan makamlara geldiniz. Milletvekili oldunuz, bakan oldunuz, başbakan oldunuz ve Cumhurbaşkanı oldunuz. Dünyalık makamların hepsini gördünüz.  Daha gelebileceğiniz dünyalık bir makam kalmadı.

Peki, bunca makam ve mevkilere gelmenizde pay sahibi olanlar var mıydı? Buralara gelirken önünüze engeller çıkarmak isteyenler var mıydı? Bunların her ikisini de hatırlamanız gerekmez mi?  Tayyip Erdoğan, Meclis kürsüsünden: “Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah GÜL kardeşim” derken ne kadar da samimiydi değil mi? İstese kendisinin oturabileceği bir üst makama sizi öneriyordu. Bir de bundan rahatsız olanlar vardı, kudurmuşlardı ve koro halinde bağırıyorlardı: ”Eşi başörtülü olan birini oraya, Cumhurbaşkanlığı Koltuğuna, oturtmayız. Burası Laik bir ülke!

Çevirmedikleri hile, oynamadıkları oyun, ırzına geçmedikleri hukuk kuralı, paspas etmedikleri teamül kalmamıştı değil mi sizi seçtirmemek için? Muhtıra bile verilmişti hatırladınız mı sizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek için?

Ama bir adam vardı karşılarında. Tayyip Erdoğan, sizin önünüze diktikleri ucube korkuluğu, 367 garabetini devirmeye niyetli.  Buna engel olamadılar. Bir kişiye daha umut bağladılar, umutları Sayın Devlet Bahçeli idi. Tekrar birinci parti olsanız bile 367’yi bulamayacağınızı, Sayın Devlet Bahçeli’nin de Meclise girmeyerek sizin Cumhurbaşkanı seçilmenizi engelleyeceğini düşünüyorlardı. Bahçeli de yiğit bir şekilde çıktı ve dedi ki: “Biz meclise gireceğiz, milletin tercihleri doğrultusunda da Meclis’i çalıştıracağız!

Tekrar seçimler oldu, baktılar ki Tayyip Erdoğan’ı yenemeyecekler, Muhtıra verdiler hem de darbeler tarihine yeni bir boyut getirerek, e-Muhtıra şeklinde. Tayyip Erdoğan, Muhtıralarını da yüzlerine çarptı. Sizi cumhurbaşkanı yaptı.  Hatırladınız mı?

Peki, Merhum Üstad Necip Fazıl’ın sözüne geri dönelim Sayın GÜL!  “Hele Allah düşmanları asla unutmayınız!”  Yoksa siz unuttunuz mu Sayın Gül, Size bu muameleleri layık görenleri? Tayyip Erdoğan’ı ve  Devlet Bahçeli’yi de mi uttunuz? Bu insanlar şimdi size uzaklar, rakipler de sizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek için olmadık dümenler çevirenler, CHP ve bu zihniyetin kalemşorları dost mu oldu size Sayın Gül? Sizin Cumhurbaşkanı seçildiğiniz günlerde, İstiklal Mahkemelerinin eli kanlı Başkanı Kılıç Ali’nin oğlu Altemur KILIÇ bir yazı yazmıştı Sayın Gül! Kendi el emeği  göz nuruyla helal yoldan geçimini sağlayan mübarek babanızın demircilik yapmasını kötü bir şeymiş gibi anlatan ve sizi zemmeden bir yazı. Bir cümlesi şöyleydi: “Şimdi senin koltuğunda bir demircinin oğlu otuyor Yüce Atatürk!”

Şimdi Sayın Gül!

Rahmetli babanız Ahmet Amca sağ olsaydı da ona: “Babacığım beni CHP’liler Cumhurbaşkanlığına aday göstermek istiyorlar.” deseydiniz, ne cevap alırdınız? Ben kendi rahmetli babamdan yola çıkarak Rahmetli Ahmet amcanın cevabını söyleyeyim mi?  “Oğlum ‘HALK PARTİSİ’nden bu memlekete hiç hayır gelmemiştir, aman onlardan uzak dur.

Sayıl Gül!

Bu durumuz nedir? Milletin sinesinde büyük bir yer edinmekten neden hep geri duruyorsunuz? 

Neden sizi geldiğiniz makamlara taşıyan adam hiç destek olmuyorsunuz? 

Gezi olaylarında yalpaladınız, 17-25 Aralık sürecinde yalpaladınız. FETÖ’ye hiç laf etmediniz. 15 Temmuz’da gece harika bir konuşma yaptınız bir daha sesiniz çıkmadı.

Ben çok iyi biliyorum ki FETÖ’nün polis şefleri, sizin ve çocuklarınızın yaptığı her şeyin dosyasını tutuyorlardı. Bir tevafuk eseri bunlardan bir kısmını duymuştum. Oğlunuzun ABD’den mısır ithal ettiğinin vs belgelerini konuşuyorlardı. Ama nedense siz FETÖ karşısında bir kere bile açık konuşmadınız, net bir tavır göstermediniz. Ama geçmişte neler olduysa oldu Sayın Gül!

Önünüzde müthiş bir fırsat varken: “Ey CHP’liler, ey FETÖ, ey ülkemin üzerinde oyunlar oynayan emperyalistler ve uşakları, siz kimsiniz ki bu ülkede halkın teveccühüne kota koymaya kalkıyorsunuz? Siz kimi kimden ayırıyorsunuz da beni Tayyip Erdoğan’a rakip yapmaya çalışıyor hem de sizin saflarınızda göstermeye çalışıyorsunuz? Bu bana hakarettir, böyle bir tutum da benim için züldür.” diyerek vefanın, dostluğun, birlikte yola çıktıklarına kırılsan bile ihanet olacak şeylere asla yapmayacağınızın nişanesi bir alicenaplığın göstergesi bir tutum sergilemiyorsunuz? Böyle yaparak baştanbaşa Anadolu’da, İslam coğrafyalarında rahmetle, saygıyla anılacak bir duruma kendinizi yükseltmiyorsunuz? 

Sayın Gül!

“Doğan ölür, hayat fena bulur… Ölüm bir ırmak… Girecek yeri çok… Ama çıkacak yeri yok. Bir anda basit bir nefs hilesine kapılıp dünyada kötü bir nişan bırakmak üzeresiniz?..

Sizin isminiz etrafında oluşturulan dalaverelerle ülkenin kaybettiği her kuruşun, doğacak her karmaşanın vebalinde kalabileceğinizi düşünüyor musunuz Sayın Gül!

Sayın Gül!  Unutmayın ki insanları seçimleri bağlar. Seçim sizin, seçiminizde de tüm milleti, ülkeyi, İslam coğrafyasını düşünmeniz gerektiğini siz daha iyi bilirsiniz. Siz iyi olsanız bile şu anda sizin üzerinizden hesap yapanların hiçbiri iyi değil. Bunlarla sizin bir işiniz olamaz kanaatindeyim.

Cenabı Hak, hesap yapanların en üstünüdür. O ülkemize, milletimize hayırlar versin ve kumpas kuranların oyunlarını başına geçirsin. Düşmanın yap dediğini yapan kullarından eylemesin bizi.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.