• BIST 103.118
  • Altın 270,229
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • Konya 9 °C
  • İzmir 17 °C

Elif Nisa yazdı; Başaracağız... Eski "ezik" Türkiye yok artık!

Elif Nisa yazdı; Başaracağız... Eski "ezik" Türkiye yok artık!
“Doğacaktır sana va'dettiği günler Hak'kın...Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.”

Başaracağız!

 

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96. yılında bugün yine en çok ihtiyacımız olan şey, birlik ruhunu yaşamak, özde beraber olmaktır. Hem Türk, Kürt, Lâz ya da Çerkez ülkemiz insanları hem de ortak değerlerimiz bulunan ülkelerle, o değerler etrafında oluşturulacak bir gönül birliğidir, sevgi ve dostluk birliğidir. Atatürk'ün bu anlamda işaret ettiği dünya görüşü gerçekte, bugün "milliyetçi-muhafazakâr" kavramları ile tanımlanan sentezdir. O, diğer Türk devletleriyle de manevi köprüleri sağlam tutmamızı vasiyet eder ve o köprüleri şöyle tarif eder; dil, inanç ve tarih.

 

”Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını bugünden kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli…” M. Kemal Atatürk ( 29 Ekim, 1933 )

 

Mustafa Kemal, “Türk Birliği’ni görüyorum”, “İleriki fasıllarda Türklük âlemi birleşecek” derken dil, inanç ve tarih ortak değerlerine sahip ülkelerin birlik olmasını arzu etmektedir. Bu değerler etrafında birlik olunmalı. Yedi düvel saldırsa da sarsılmayacak, insanlığa huzur, güven ve barış getirecek bir birliktir bu…

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Dünya Türk İş Konseyi Toplantısı'nda katılımcılara hitap ederken söylediği gibi;

 

“Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez. Biz de nihai zafere ulaşana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu süreçte Türk dünyasının desteği ve duasının bizimle olduğunu biliyoruz. Hepimiz aynı dili konuşan, aynı dine inanan, tarihi, kültürü, medeniyeti bir, 300 milyonluk çok büyük bir aileyiz. Amacımız ve arzumuz tek bir kardeşimizin, tek bir soydaşımızın dahi dışarıda kalmadığı güçlü, kuşatıcı ve kapsayıcı bir yapıyı tesis etmektir."

 

Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy, "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!" ifadesiyle birlik olmanın önemini vurgular. Akif, dindar bir vatanseverdir; gerçek İslamiyetin asla gericilik olmadığını, pozitif bilimlerle dinî ilimlerin beraber götürülmesi gerektiğini söyler.

 

Türkiye Cumhuriyeti bugün büyük bir kuşatma ve oyunla karşı karşıya. Haçlı ruhu adeta yeniden hortlamışken bizim en önemli ihtiyacımız öncelikle birlik olabilmek. Çünkü Türkiye düşmanlarının şu anda yapmak istediği şey iç kamuoyunu bölmek, bizi birbirimize düşürmek. Çıkış yolu; birlik, beraberlik ve her şeye rağmen sıkıca kenetlenmek. Muhalif olarak iç/dış politikaları eleştirebiliriz ama görüşümüz/partimiz vs ne olursa olsun, Türkiye'nin gelmiş olduğu noktayı görmek gerekiyor.

 

Sahada kazanmaya başlayan Türkiye masada da kazanmaya devam ediyor. Bölgede artık Türkiye'nin içinde bulunmadığı bir denklem, bir çözüm mümkün değil. Kaldı ki bizim her başarımız aynı zamanda insanlığın ortak vicdanındaki, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumların kalplerindeki umutları besliyor, canlandırıyor, büyütüp harekete geçiriyor.

 

Küresel güçlerin uzun vadedeki hedefinin Türkiye olduğu ortada iken ve Sn. Cumhurbaşkanımız küresel projeleri birer birer çöpe atarken örneğin Barış Pınarı Harekatı’nı "Erdoğan sadece iç siyasette kaybettiği itibarı kazanmak için çabalıyor"a indirgemek hezeyandır. Tablonun tamamını görmezden gelip konuyu bu düzeye indiren kişilerle nasıl anlaşacağız?

 

“BOP” diyor kimileri halâ. Barış Pınarı Harekatı BOP'a büyük bir kılıç darbesi indirmiştir. Bunu idrak mı edemiyorlar, yoksa halâ ezberletilmiş algılarla mı yaşıyorlar? Ya da işlerine öyle mi geliyor?

 

Yeter artık; mensubu olduğumuz milleti ve devletimizi düşmanlarımızın diliyle karalayanların ruh hâlini taşımayalım. M. Akif’in sözlerindeki gibi, yüreklerimiz toplu olarak vursun, tefrikaların aramıza girmesine izin vermeyelim, birlikten gücün doğmasına vesile olalım.

 

“Doğacaktır sana va'dettiği günler Hak'kın...

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.”

 

Eski ‘ezik’ Türkiye yok artık. Güçlü Türkiye yoluna devam ediyor. Devletimizin yanında olalım, Allah’ın izniyle başaracağız!.. Cumhuriyetimiz kutlu, istiklalimiz daim olsun.

 

 

Elif Nisa

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.