• BIST 1.393
  • Altın 458,144
  • Dolar 8,1660
  • Euro 9,7073
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C
  • Konya 5 °C
  • İzmir 16 °C

Ekin Gün; Nedir bu akademisyenlerden çektiğimiz?

Ekin Gün; Nedir bu akademisyenlerden çektiğimiz?
“Bildikleri için profesör olmuyor, profesör oldukları için biliyorlar.”

NEDİR BU AKADEMİSYENLERDEN ÇEKTİĞİMİZ!

Baştan söyleyeyim bu yazı tüm akademisyenleri haliyle kapsamıyor. O nedenle genelleme yapmak doğru değil. Fakat azımsanmayacak sayıda birçok akademisyeni kapsadığı da kesin. Şu anda bu yazıyı okumaya koyulan akademisyenler içinden küfür geçiriyorsa “yarası olan gocunur” deyimini kullanmaktan kendimi geri alamam. Öyle ki birçok akademisyenin bu hususta ben gibi düşündüğünü de adım gibi biliyorum.

Birkaç zamandır televizyon kanallarına çıkan akademisyenlere bakıyorum da cidden halimiz içler acısı.  Kelli felli kişilerin çıkıp da ekran önlerinde pek de bir şeye benzemeyen argümanlarını yutturmaya çalışmasından, hele hele entelektüelliği bu sanmasından acayip derecede sıkıldım. Akademik kariyerinde ortaya bugüne kadar elle tutulur bir şey koymamış zat-ı muhteremlerin tüm dünyanın nabzını tutuyormuş edasıyla konuşması da ayrıca sinir bozucu. Tam da bu noktada Ahmet İnam’ın o sözünü anmadan geçemeyeceğim: “Bildikleri için profesör olmuyor, profesör oldukları için biliyorlar.

Ahmet İnam’ın bu cümlesi aslında sayfalar dolusu yazılacak bir meseleyi özetleyen bir söz.

Çünkü açık konuşmak gerekirse bizim ciddi anlamda akademisyen sorunumuz var.

Eğitim sisteminin çarpıklıklarından bahsediyoruz, okullarımızın ve üniversitelerimizin durumundan dem vuruyoruz, devletin bu noktada daha çok çalışma yapması gerektiğini söylüyoruz ama böylelikle de akademisyenlerimizin hiçbir suçu yokmuş gibi aklanmasını da sağlıyoruz.

Onlara zaten durdukları “steril alan” yetmiyormuş gibi karantinaya alarak üzerlerindeki tüm sorumlulukları bir çırpıda çekip atıyoruz.

Yanlış, hem de çok yanlış.

Birçok alanda çalışma yapan bazı akademisyenlerimizi tenzih edeceğim ama hangi akademisyenimizin çalışmaları dünya üzerinde gündeme oturdu? Bir elin parmağını geçiyor mu bu sayı? Ya da sosyal bilimler anlamında hangi akademisyenlerimiz dünyada sayısız konferans veriyor? Bu kişilerin sayısı da üç haneli sayılara ulaşıyor mu? Açıkçası hiç sanmıyorum ya da ben görmedim. Görmediysem hepsinden özür diliyorum.

Dünyadaki en iyi üniversiteler arasında ülkemizden ne kadar az sayıda üniversite olduğunu biliyoruz. Akademik çalışmalarımız ise zaten içler acısı. Ama maşallah tüm akademisyenlerimiz ekranlara çıktı mı bülbül gibi şakımayı, dünya meselelerine “Superman” gibi bakmayı, üç beş Latin kelimeyle entelektüel gözükmeyi, bir de kemik gözlük ve kaşkol kreasyonuyla numune olmayı çok başka bir şey zannediyor!

Ve işin kötüsü her şeyi bildiklerini, dünyanın kendi merkezleri etrafında döndüğünü düşünüyor. Copy – paste tezlerin dayanılmaz hafifliğiyle birlikte “akademik lobinin” kervanına katılınca ve orada zamk gibi yapışmayı marifet sayınca “dünyayı ben yarattım havalarında dolaşmak” işten bile olmuyor.

Ama artık böyle modası geçmiş “gösteriş görgüsüzlüğünü” aşmanın zamanı geldi de geçiyor.

Hatta öyle ki onları bu millet bile takmıyor. Bunu da bildikleri için gizli nefretleriyle satır aralarında milleti aşağılamaktan geri durmuyorlar. Kendini çok önemsemenin ve değerinin bilinmediği düşüncesine kapılıyorlar. Bir nevi vücudu baştan aşağı felç eden zehri yutmuş gibi davranıyorlar.

Kimse kusura bakmasın, artık ben bu tarz akademisyenleri ekranlarda gördüğümde direkt olarak kanalı değiştiriyorum. Dinlemeye tahammül edemiyorum çünkü çok şey söyleyip de hiçbir şey söylememenin canlı örneği gibi konuşuyor mübarekler. Bunun da böyle gideceğini düşünmüyorum. Ve biliyorum ki Anadolu’daki akademisyenlerimiz olsun, “akademik lobinin” ön plana çıkartmadığı bazı akademisyenlerimiz olsun ekranlarda saltanat kuran akademisyenlerimizden daha iyidir diye düşünüyorum.

Televizyon kanallarımız cesaretli davranıp onları ekranlarına davet ederler mi bilmem. Ama artık yeni yüzleri görmenin ve o taze fikirlerle hareket etmenin vakti geldi diye düşünüyorum. Mütevaziliklerinden, bilgisinden, insanlığından şüphe duymadığım akademisyenlerimiz bu yazıyı üzerine alınmasınlar. Alınacaklarını da sanmıyorum. Aslında onlar da bu yazının kimlere ve kimler için yazıldığını çok iyi biliyorlar. 

Ekin Gün-YeniBirlik

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.