• BIST 98.455
  • Altın 219,681
  • Dolar 5,3279
  • Euro 6,0542
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 1 °C
  • İzmir 9 °C

Doğu Türkistan ve Satılmış ruhlar…-II-

Necdet  Kocataş

Soydaşına yapılan zulüm "meşru" gören "ulusalcılık"...

Kendinden olmayan bir halka “asimilasyon” amacıyla yapılan her türlü zulmü “meşru gören” bu satılmış ruhlara şunu da söylemek lazım; Çinli yetkiliye göre Türkistan’daki bu zulmün gerekçelerinden biri de “yekpare bir ulus” oluşturmakmış…

Bu nasıl bir kafa, nasıl bir vicdan, nasıl bir “aydınlıktır” ki; Nüfusu 1.5 milyar olan bir ülke, kenarda köşede duran 20 milyonluk farklı bir milleti asimile ederek “ulus” olacak?

Ulus olmak için kendi nüfusu yetmiyor mu?.. Bir yılda, Türkistan’ın nüfusu kadar nüfusu artan Çin’in, kendi nüfusu, “ulus” olmaya az mı geliyor?..

Eğer Çin, emperiyalist-sömürgeci bir devlet olmamış olsaydı, kendi nüfusunun binde biri mesabesindeki Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi el üstünde tutar, oradaki Türklerin kendi kimliklerini, değerlerini, inançlarını, dillerini “Çinlilerden” korumak için çareler üretir, bunu bir “kültürel zenginlik” olarak görür, ve bu kültürel zenginliği korumaya çalışırdı!  

Heyhat ki bu emperyalistler “öz vatanında azınlık” konumuna düşürülmüş kardeşlerimizin kendi kültür ve değerleriyle, inanç ve dilleriyle varolmalarına tahammül edememekte, bu yüzden de en vahşi, insanlık dışı “asimalasyon” politikalarını uygulamaktadır!

Oradaki bir avuç “Müslüman Türk”ü kendisi için “tehlike” gören ve bu yüzden onlara âdeta bir “soykırım” uygulayan Çin’e, “1.5 Milyar nüfusunuzla bütün dünya ve dünya milletleri için, asıl tehlike siz değil misiniz?” sorusunu da sormak gerekiyor!

Kısacık bir “haberin” içine bu kadar, yalanı-yabancılığı ve “İslam düşmanlığı-Türk düşmanlığını”nı sığdırabilmiş olmak, ancak, sömürgeciliğin üzerinden silindir gibi geçtiği kafalara mahsus bir marifet(!) olsa gerek… Çin emperyalizminin tetikçisi satılmış ruhların dillerine pelesenk ettikleri diğer bir yalan da; oradaki Müslüman Türk kardeşlerimizin –kadınların- dini vecibelerini zorla, baskıyla yaptıkları, zorla başlarını örttükleri yalanı! İslâm’ı “ilkokul” seviyesinde tanıyan herhangi biri bile bu kadar adi yalanlara tevessül etmez! Ama bunu söyleyen “Ulusalcı-Maocu-Kemalist” biri olunca, onlar için her türlü yalan ve iftira, hatta her türlü –cehalet- normal…

Neden başınızı örtüyorsunuz? Sorusunun yanıtı dehşet vericiydi; “Çarşının dışında bekleyip, örtüsü olmayanın yüzüne kezzap atıyorlar

Böyle bir yalanı, tahmin ediyorum Çin’in propaganda işlerine bakan birimi bile uyduramaz, böyle bir yalanı, iftirayı ancak “Ulusalcı-Maocu-Kemalist” (Üçü birden olmak(!) nasıl oluyor, onu anlamak da mümkün değil) biri uydurabilir!

Gördünüz değil mi, Doğu Türkistan’daki “Müslüman Türk” kadınlar, zorla, baskıyla, “yüzlerine kezzap atılacak” korkusuyla tesettüre girmektelermiş! Bu zor olmasa, bu “kezzap korkusu” olmasa, bütün kadınlar başlarını fora edeceklermiş! Bu nasıl ahmakça, alçakça, haince bir çarpıtmadır?.. Dedik ya bunu ancak, aynı zamanda “üç şeyi” (Ulusalcı-Maoist-Kemalist) olmayı başarabilen(!) biri yapabilir diye…

Aynı zihniyet burada yüzyıldır, her türlü dayatma, baskı, zulüm, aleyhte eğitim ve propaganda yapmasına rağmen Anadolu İslâm kadınının tessettür konusundaki hassasiyetini korumuştur! Kör müsün?..  “Bana baskı yapılıyor” cümlesi daha ağzından tam çıkmadan sahipleneceğiniz ve aleyhte kullanacağınız kadınların kuyruğa girmesi gerekmez miydi?

Bu nasıl bir "ulusalcılık", (yoksa bizim bilmediğimiz, başka bir ulustan mısınız?), bu nasıl bir şartlanmışlık, bu nasıl bir önyargıdır; “şartların objektif tahlilini” yapmaktan da mı acizsiniz? Çin’in onlarca yıl uyguladığı asimilasyon politikasına ve diğer tüm insanlık dışı uygulamalarına, yargısız infazlara, tutuklamalara, işkencelere rağmen İslami kimliğinden taviz vermeyen Doğu Türkistanlı Müslüman Türk kadınına, değerlerini ve kimliğini korumayı başardığı için, övgüler dizip kahramanlıklarına destanlar yazmak gerekirken, bu aşağılık iftira ve Çin ağzıyla konuşmak niye? Bunun neresi “Ulusalcılık?..

Doğu Türkistan’a saldıran Çin istihbaratı, Çin polisi, Çin askeri sayısı, ideolojik terörist parti mensuplarının sayısı ne kadar biliyor musunuz? Bütün bunların saldığı dehşete, korkuya rağmen kimliklerini muhafazadan ödün vermeyen kahramanlara “mahalle baskısı kezzap korkusu” gibi iğrenç iftiralarla saldırmak hakikatin ırzına geçmekten başka bir şey değildir.

İşkenceyle, baskıyla, zulümle insanların dinlerine, kimliklerine saldırılmasını “meşru” görüp, bu zorbalığa karşı direnen ve bu manada kadınıyla erkeğiyle kenetlenen ve bünyelerinde düşman saldırılarına karşı gedik açtırmamak için her türlü tedbiri alan mazlum insanları suçlamak her halde “mallık” olsa gerek.

İçlerinden çıkan emperiyalist Çin’in gönüllü işbirlikçisi olan hainlere de, elbette bir vatan hainine, dünyanın her yerinde nasıl davranılırsa öyle davranıyorlar olsa gerek. Bunların Türkiye’deki anti-Amerikancı, antiemperiyalist gözükmelerinde yerli ve milli bir duruş değil Çin’in çıkarları eksenindedir.

Şunu da hatırlatmakta fayda var; Mao’nun Çin’iyle şimdiki “emperyalist-Yahudi sermayesinin yeni karargâhı” Çin aynı Çin değil, artık deve kuşu modundan çıkıp gerçeklerle yüzleşin. Özeleştirinizi yapın emi!...

Doğu Türkistan meselesi, Amerikan ve Çin’in çıkar ilişkilerinin ötesinde, Adriyatik’ten Çin seddine kadar bütün Türk devletlerinin olmazsa olmaz mesuliyetidir. Ve tüm İslam dünyasının üzerinde bir vebaldir.

Son söz: Doğu Türkistanlı Türk kadının, değerlerine sahip çıkıp, Alman işgalinde Fransız kadınlarının düştüğü pozisyona düşmemeleri mi rahatsız ediyor sizi?  Nene hatunlar, Kara Fatmalar niçin mücadele etti, biliyorsunuz değil mi? Elbette laiklik için değil. Ya niçin? Sizler için anlamını çoktan yitirmiş olan, özbe öz “Müslüman Türk”ün değerleri için!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.