• BIST 102.915
  • Altın 146,120
  • Dolar 3,5155
  • Euro 4,1901
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C
  • Konya 19 °C
  • İzmir 20 °C

Cumhuriyet yazarı Nuray Mert'ten 'evrime iman' etmiş bazı ilahiyatçı öküzlere küçük bir ders!

Cumhuriyet yazarı Nuray Mert'ten 'evrime iman' etmiş bazı ilahiyatçı öküzlere küçük bir ders!
Onlar bu dersi alırlar mı, bilemeyiz!

Nabız Özel

Cumhuriyet gazetesi yazarı Nuray Mert'ten 'evrime iman' etmiş bazı öküz ilahiyatçılara küçük bir ders!

 

Şükrü Sak

Nuray Mert'i bilenler biliyordur...

Biz de bu sosyolog 'hanfendi'nin nereden nerelere savrulduğuna dair, zahmet edip üç dört bölümlük bir 'yazı dizisi' ile durumu değerlendirmiştik...

Ama şimdi konumuz bu değil...

Bir hafta on gündür, bir prof'un yanında deve sidiği ile dolaşmasından mütevellit ortaya yayılan pis kokularla kirletilen gündem...

Yani şu malûm tartışma...

'Evrim teorisi, evrimi savunan ilahiyatçılar...'

İsimlerini yazmamıza gerek yok; kim olduklarını biliyorsunuz...

Nuray Mert'in bugünkü yazısının başlığı da:

'Evrim  teorisi...'

Olay sadece bazı 'öküz ilahiyatçı-dinci'lerin şaklabanlıklarıyla sınırlı kalmamış.

Bu mesele Cumhuriyet gazetesi yazarları arasında da tartışma konusu olmuş...

akil-yurutme-bicimi-nuray.jpg

Meğer;

Cumhuriyet gazetesi yazarları Orhan Bursalı ve Selçuk Erez, köşe komşuları Nuray Mert'in "İslama uygun veya değil, ben de evrim teorisinin bilim yerine konmasına karşıyım" cümlelerine tepki göstermiş...

İşte bunun üzerine Nuray Mert, bugünkü yazısında, hem bunlara cevap veriyor, hem de bazı 'ilahiyatçı öküzlere' küçük bir ders veriyor!

Haliyle bu tartışmaları biz de izledik...

Sidikli sapık ile, hem itikâdi hem cinsî sapık olduğu belgeli olan -ve maymundan geldiğine Kur'an'dan delil getiren(!)-''İlahiyatçı'lara, daha işin başında şunu bilmeniz gerekir diye söyleyeceklerimizden bir tanesini Nuray Mert, bir 'usûl hatırlatması' ile yazmış!

Mert, 'Evrim teorisi' başlıklı yazısına, Kur'ân'dan bir âyetle başlıyor;

'Sizin Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız, hepsi bir araya gelseler de bir sinek bile yaratamazlar’ (Hacc, 73) 

'Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarlarının aylarca tutuklu kalıp sonunda, hukuk değil siyasal temelli bir iddianame ile ‘yargılanmaya’ başlandığı şu zamanda, genel olarak basın, söz, ifade özgürlüğünün tümüyle rafa kalktığı böylesi bir ortamda yazı yazmak zaten zor.'

Diye bir hayli iktidardan şikayetlenip, Cumhuriyet yazarlarına sahip çıktıktan sonra;

'Bu karmaşık ruh hali içinde tartışmayı uzatmak istediğim en son konu ‘evrim teorisi’. Ama bazıları öyle bir kıyamet koparıyor ki, birkaç laf etmeden geçiştirmek olmaz.'

Diyerek asıl konuya, yazısının başlığına geliyor...

Nuray Mert'i söz konusu etmemizin nedeni de zaten burası...

Bizdeki bazı öküz ilâhiyatçılar ne diyordu?

'Ben evrime inanıyorum...'

'Evrimi inkâr eden Kur'ân'ın yarısını inkâr etmiş olur...'

'Adem Peygamberin babası vardı...'

'Deve sidiği faydalı değildir, o hâlde hadisleri inkâr edelim'

Evet, kelimesi kelimesine böyle diyorlardı...

Bakın Nuray Mert ne diyor;

"Yok, oturup Darwin, evrim teorisi, yaratılış inancı ve bunlar üzerine uzun uzadıya bir tartışmaya girişecek değilim.

Öncelikle bu çok bayat bir tartışma, üzerine söylenmiş çok şey var, sadece konunun sığ pozitivist bir yaklaşımla tartışılmasının devrinin çoktan geçtiğini hatırlatayım.

Bana yöneltilen eleştiriler içinde bu seviyenin üzerine çıkan tek itiraz, bana doğrudan yazan Cem Somel’den geldi.

Bu konuda sığ pozitivizm ile yola çıkılamayacağını bilen herkes gibi, o da bilimin tanımı gereği kesinlik iddiası taşımadığını, evrim teorisi de dahil, bilimsel düşüncenin gelişiminin ‘çalışma hipotezleri üzerinden yürüdüğünü teslim ediyor.

Zır cahil olmayanlar için bu konuda ihtilaf söz konusu değil. Diğer taraftan, bilimin bu dünyada olan biteni çözme, açıklama, bunun üzerinden teknolojik bilgi geliştirme çabası ile felsefi hakikat arayışları arasında mahiyet farkı olduğunu biraz felsefe ve kuram tartışmaları konularını bilen herkes takdir eder. 

Biyoloji bilimi evrim teorisi çerçevesinde çalışma hipotezleri ile yoluna devam eder, benzeri her durumda olduğu gibi, bu hipotezler yanlışlanabilirlik ölçüsü ile değerlendirilir.

Diğer taraftan, bilimsel düşüncenin insanın var oluşa dair sorulara cevap vermesi beklenemez. Şu veya bu dine inananlar, bu konularda dogma olarak kabul ettikleri çerçevede anlamlandırmalara inanırlar. O da adı üzerinde ‘inanç’ meselesidir, aynı dogmaya inanmayan kimseye ‘hakikat’ diye dayatılamaz, sadece farklı anlam dünyalarının kapısını açar.

Keşke, yetkin felsefeci ve ilahiyatçılar bu konularda daha fazla söz söylese, de şu sığ pozitivizm sularında boğulma tehlikesi geçirmesek." 

Böyle diyor Nuray Mert...

Sonunda da, kendisine tepki gösteren Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Orhan Bursalı ve Selçuk Erez'e sesleniyor galiba;

"Yani, evrim teorisinin dogma olarak belletilmesi ve tartışma dışında tutulmasına karşı, yaratılış inancını inanan, inanmayan herkese dayatma çabasına itiraz etmektir. Halihazırda tanık olduğumuz, dini dogma dayatmasına karşı, pozitivist dayatma çerçevesinde, konuyu tartışma dışı tutma fanatizmi. Bir toplum böyle özgürleşmez, bunu artık kavrasak diyorum."

Burası da bizi ilgilendirmiyor...

Evet...

Demek ki neymiş;

"Bilimsel düşüncenin insanın varoluşuna dair sorulara cevap vermesi beklenemez"miş..

Demek ki neymiş;

"Bilimsel düşünce çalışma hipotezleri üzerinden" yürüyormuş!

Demek ki neymiş;

"Bilimin bu dünya üzerinde olan biteni çözme, açıklama iddiası" ile "felsefi hakikat arayışı" arasında mahiyet farkı' varmış!

Ve bunu;

"Zır cahil olmayan" herkes bilirmiş ve bu konuda zaten ihtilaf da yokmuş!..

Peki bu durumda;

"Deve sidiği içilmez, o hâlde hadisleri inkâr edelim" diyen felsefeci(!)-ilahiyatçı ile, "Evrimi inkâr eden Kur'an'ın yarısın inkâr eder" diyen, hem itikâdi, hem cinsî sapık öküz ilahiyatçılar niye akşam sabah ekranlarda o zaman?

-Abi, tamam da, 'öküz' demesen!..

-Tamam, hadi 'öküz' demeyelim sizin güzel hatırınız için!. Ama bu 'azgınlığı, sapkınlığı' da bir şekilde çözmemiz gerek miyor mu?..

Madem bunlar;

Hem bilimin...

Hem felsefenin...

Hem aklın...

Hem İslâm'ın USUL ve METODLARINA uymuyor... (Birinden birine "uysa" bu kadar pislik ortaya çıkmayacak!)

Hem de, bilimi, aklı, felsefeyi ve İslam'ı -kendi tekellerine alıp- yedi düvele akıl veriyorlar?..

Kendilerine bir soru yöneltildiğinde, -tıpkı Adem Özkös sapkınlığı ve azgınlığında olduğu gibi- harita metod defteri aramaya çıkıyorlar!

Dikkat ederseniz; bu ahlâksız adamların hepsinin "müşterek oldukları" noktalar bunlar;

"İslam" diyor, İslâm'ın usul ve metoduna uymuyor...

"Bilim" diyor, Bilimsel usûl ve metodlara uymuyor!

"Felsefe" diyor, felsefenin kendine mahsus 'hakikati arayış' usûl ve metodlarına uymuyor!

Bir felsefecinin felsefe konularındaki iddiaları yalan yanlış olabilir...

Bir bilim adamının 'bilime uymayan' iddiaları bulunabilir... Bunlar kendi içinde tartışılır ve değerlendirilir. Zaten böyle de olmaktadır!

E, bu medya maymunu, şaklaban sapıkların durumunu ne ile açıklayacağız o zaman?

Şöhret budalalığı?..

Akıl fukaralığı?..

Azgınlık?.. Sapkınlık?... Psikolojinin henüz çözemediği başka bir sebep?..

Hangisi olabilir?...

 

(Nuray Mert'le ilgili daha önce yaptığımız bir değerlendirme...)

nuray-bir.jpg

nuray-iki.jpg

nuray-uc.jpg

nuray-dort.jpg

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.