• BIST 2.454,27
  • Altın 979.152
  • Dolar 16.8324
  • Euro 17.5876
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C
  • Konya 27 °C
  • İzmir 36 °C

CIA belgelerinden darbeyi okumak!

CIA belgelerinden darbeyi okumak!
Hilal Kaplan bugünkü yazısında, Türkiye'de olur olmaz "ötenlerin de" maskesini düşüren bir "CIA sırrını" ifşa ediyor!

Hilal Kaplan'ın bugünkü yazısı, "Türkiye'de olup bitenleri" anlamak için de çok önemli ipuçları taşıyor...

İran Başbakan'ı Musaddık'ın CIA-İngiliz ortak istihbaratı ile devrilmesinin üzerinden 64 yıl geçmiş...

Bu operasyona dair CIA belgeleri 2013'de yayınlandı...

Burada önemli olan benzer bir darbeyi 15 Temmuz'da FETÖ eliyle Türkiye'de yapmayı deneyen CIA'nın yöntemlerini tanımak...

Önemli olan bu...

Yazıda belirtildiği üzere, alternatif lider Şah'ın, "CIA içindeki lakabı; "Zayıf düdük" müş...

"Sanırım biraz da Şah'ı istedikleri gibi "öttüreceklerinden" emin oldukları içindi" diyor Kaplan..

Şimdi...

CIA'nın bu yönteminden hareketle;

"Türkiye'de istedikleri gibi öttürdüklerini" tanıyabilir miyiz?

Bizim için önemli olan budur!

Neyse, bu konuyu;

"Türkiye'de hacı-hoca kılığında -içimizdekilerde dahil- CIA'nın öttürdükleri" başlığı altında, -ve CIA'nın "öttürme yöntemlerine" göre ötenleri ayrı bir başlık altında- değerlendirmek üzere, buyurun Hilal Kaplan'ın bugünkü yazısı:

CIA belgelerinden darbeyi okumak

İran Başbakanı Musaddık'ın, İngiliz- Amerikan istihbarat örgütlerinin ortak operasyonuyla devrilmesinin üzerinden tam 64 yıl geçti. 20 Ağustos 1953'te, 'sokak isyanları'yla devrilen ve yerine İran Şahı'nın yönetiminde General Zahedi'nin getirildiği Musaddık'ın en büyük günahı, İngilizlerin İran petrolünü sömürmesine son verip, petrol gelirini millîleştirmeye gitmesiydi.

CIA'in, MI6 ile birlikte, "Ajax Operasyonu"na dahil olarak Musaddık'ı devirmeye ortak olması ise Eisenhower'ın Başkan olmasından sonra, 'milliyetçi' olan Musaddık'ın komünist Tudeh ile artan işbirliğine gitmesi veya onların iktidara gelmesine geçit vermesi korkusu ile başlamıştı. Alternatif lider Şah ise o kadar karaktersiz bir adamdı ki, CIA içindeki lakabı 'Zayıf düdük'tü. Sanırım biraz da Şah'ı istedikleri gibi 'öttüreceklerinden' emin oldukları içindi.

CIA, darbedeki rolünü 2013'te ilk kez kamuoyu önünde kabul ederek, ilgili belgeleri yayınladı. Geçenlerde okumaya gömüldüğüm CIA belgelerinde, Musaddık'ı devirmeye yönelik CIA'in yöntemlerini ve kapasitesini anlattığı bölümlerden alıntı yapmak istiyorum:

"Kitle iletişim araçları (basın, vb.): CIA, anti-Tudeh propagandasını yaymakta etkili olduğunu kanıtlamış, basından, siyaset ve din dünyasından pek çok kontağı içeren bir ağı kontrol etmektedir." 

Dikkatinizi çekerim, yer İran ve sene 1952-53 arası... CIA, basın, siyaset ve "din" dünyasını ele geçirdiğini rapor ediyor. Ülkemizdeki CIA etkisinin bugün ne derecede olabileceğini hayal gücünüze bırakıyorum. Devam edelim:

"Zehirli kalem, kişisel reddiyeler, dedikodu yayma, vb.: CIA, Musaddık dahil olmak üzereİran'daki herhangi bir siyasi figüre yönelik kişisel saldırılar yapmak noktasında oldukça geniş araçlara sahiptir." 

'Zehirli kalem' (Poison pen), hedeflenen kişiye yönelik karalama ve iftira kampanyaları düzenlemek, 'şüyuu vukuundan beter' anlayışıyla basında ve halk arasında gerçekliği olmayan şayialar yaymak biçiminde çevrilebilir. Günümüzde pek çok canlı örneğini de yaşıyoruz zaten. Sosyal medya, hiç şüphesiz bu tür operasyonların yapılmasının bir numaralı mecrası. Her gün birkaç yalan haberin çıktığı, resminizin yanına demediğiniz iğrenç cümlelerin iliştirildiği capslerin ışık hızıyla yayıldığı bir lağım çukurunda varlık mücadelesi veriliyor.

"Sokak isyanları, gösteriler, çeteler, vb.: CIA, Tudeh karşıtı gösteriler oluşturmaktakikabiliyetini kanıtlamıştır. Ancak bunu uygun şartlar oluştuğunda ve merkezî hükümet çok güçlü itiraz etmediğinde gerçekleştirebilmektedir." 

Aklınıza sanırım Türkiye tarihindeki en büyük ayaklanma olan Gezi isyanı gelmiştir. Toplumun adım adım 'kaynatılarak' hazırlandığı dönemde, FETÖ'cü polislerin kışkırtıcı tavırlarının da etkisiyle ivme kazandırılmıştı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın iki hafta boyunca krizi bir yandan Gezicilerle görüşüp bir yandan taviz vermeden yürütmesi sonucu başarıya ulaşamamıştı. Dönemin "merkezi hükümetten güçlü itiraz" getirmeyenler ise 'Sandık her şey değildir' diyen dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve işi özür dilemeye kadar götüren Bülent Arınç'ın açıklamaları ise hafızalardaki yerini koruyor.

CIA'den geçen raporlardan birisi ise özellikle dikkatimi çekti. Telgrafta, en sert komünizm yanlısı yayınlardan birini yapan Kuzey İran'daki bir radyonun, Musaddık'ın yıpratılmasında önemli rol oynayabileceğinden bahsediliyor. Yani görünürde en anti-Amerikan ve ideolojik olarak karşıt görülen yapıların bile CIA'in amacıyla nasıl da örtüştüğü belirtiliyordu. Günümüzde bu anlamda yayın yapan, hareket alanı oluşturan kişi ve örgütler deyince aklınıza kimler/ neler geliyor, onu da sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Hilal Kaplan-Sabah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.