• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • Konya 31 °C
  • İzmir 32 °C

CHP’de mezhep savaşı mı?

CHP’de mezhep savaşı mı?
. Kılıçdaroğlu’na parti yönetimini, milletvekili listelerini ve parti delegelerinin önemli bir bölümünü Alevilik üzerinden belirlediği...

Batı’nın Türkiye’de Alevilik üzerinden bir ayrıştırma ve çatışmayı körüklediği sır değil. Mezhep savaşının Ortadoğu’yu ne hale getirdiği de ortada: Mezhep asabiyesi üzerinden Irak ve Suriye’yi kan gölüne çevirdiler. 

2013’teki Gezi kalkışmasından sonra etnik ve mezhep aidiyetlerini kullanarak Türkiye’yi de iç savaşa sürüklemek istediler. “Devlet Kürtleri katlediyor”, “Alevilerin evleri tek tek işaretleniyor” haberlerini 2013’ten sonra sık sık duymaya başladık. Kasıtlı haberlerle devletin gerek Kürtlere, gerekse Alevilere yönelik ayrımcı politikalar izlediği algısı oluşturulmaya çalışıldı. 

Bu algının oluşturulmasına yardımcı olan siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının arkasında FETÖ ve PKK’nın olduğu çok geçmeden anlaşıldı. FETÖ tarafından Aleviler adına onlarca dernek kurulduğu ortaya çıktı. PKK ve HDP ise Kürtleri devlete karşı kışkırtmak için arkasında bizzat kendilerinin olduğu canlı bomba saldırıları düzenlediler. 

CHP ise bu süreçte Alevi-Sünni ayrımını körüklemeye çalıştı. Partinin genel başkanlığına aynı zamanda Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmesinin ardından CHP sistematik bir şekilde toplumun mezhep savaşını körükledi. Suriye’den gelen bombalı araçların FETÖ kontrolünde Hatay’da patlatılmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu, açıktan Alevi-Sünni kışkırtmasına başladı.

Alevi tandanslı sol örgütler Kemal Kılıçdaroğlu döneminde himaye görmeye, CHP’de yer bulmaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun diktatör Esed’e sempatiyle yaklaşmasının arkasında da yine bu mezhepçi zihniyet var. 

Kemal Kılıçdaroğlu, mezhepçilik üzerinden Türkiye’yi bölmeyi başaramadı ama sonunda kendi partisi mezhepçilik üzerinden ayrıştı. CHP içinden bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na mezhepçilik eleştirisi yapılmaktadır. Kılıçdaroğlu’na parti yönetimini, milletvekili listelerini ve parti delegelerinin önemli bir bölümünü Alevilik üzerinden belirlediği suçlaması yöneltilmektedir. 

Baykal taraftarlarının uzun süredir gündeme getirdiği bu eleştiriler, Muharrem İnce’nin genel başkanlığa oynamaya başlamasıyla beraber iyice gün yüzüne çıkmış durumda. CHP’deki “Değişim Grubu”, bir yandan Kemal Bey’in seçim başarısızlığını gündeme getirirken, diğer yandan da partideki mezhepçi yapılanmaya dikkat çekmekte.

Bu eleştirilerin giderek daha da artacağını ve Kemal Kılıçdaroğlu direnmeye devam ederse CHP’de suların durulmayacağını ve partinin ortadan çatlayacağını söyleyebiliriz. 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, görevi süresince partisini Batı’nın Türkiye’ye dönük etnik ve mezhep temelli kışkırtmalarıyla uyumlu bir çizgide tuttuğu görülmektedir. Fakat bu çabalar sonuç vermediği gibi 24 Haziran’da Türkiye için yeni bir sayfa açılmıştır.

Bu yüzden de Kemal Kılıçdaroğlu’nun misyonu sona ermiştir. Kemal Kılıçdaroğlu dirense de, direnmese de CHP’de yönetim değişikliği kaçınılmazdır. Yeni dönemde CHP’de de yeni genel başkan arayışı sürecektir.

Kurtuluş Tayiz-Akşam

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.