• BIST 103.310
  • Altın 230,045
  • Dolar 5,4693
  • Euro 6,2098
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 8 °C
  • İzmir 10 °C

Büyük Doğu-İbda; İslâm ve İnsan... İnsan olduğu için İslâm oldu; İslâm olduğu için insan vardır!

Büyük Doğu-İbda; İslâm ve İnsan... İnsan olduğu için İslâm oldu; İslâm olduğu için insan vardır!
Sen ölmeyeceksin!

İSLÂM VE İNSAN

 

·İnsan, neden ve niçin olduğunu, nasıl ve ne olacağını; her canlının başına musallat bu tek sualin biricik cevabını yalnız İslâmda bulur.

·İnsan, İslâmda, derinliğine ve yüksekliğine doğru ruhunun, genişliğine ve uzunluğuna doğru da aklının, biri gök ve öbürü yeryüzünü donatıcı iki büyük hükümranlık işine memurdur.

İnsan, bu memuriyetlerden birinde mâna ve öbüründe madde âleminin anahtarlarını elinde taşıyacak ve bu iki âlemi en büyük saltanatla zapt ve teshir ettikten sonra «solmaz»a, «eskimez»e,«ölmez»e, «bitmez»e ulaşacaktır.

·İslâmda ruh ve akıl, insan varlığının ne eksik ve ne fazla, tam ve mükemmel kıvam isteyen bu iki temel kutbu; biri dünya ve madde, öbürü de mâvera ve üstün hayat gayesine karşı, değişmez ve kıpırdamaz esaslar etrafında nâmütenahî derin ve geniş bir hürriyet ifadesiyle iki, yol gösterici mizana sahiptir: Şeriat ve Tasavvuf... Mücerret hikmetlerinin yeri bu bahis olmayan Şeriat ve Tasavvuf, muhteşem ve ebedî gerçeklik sarayının, İnsanoğluna mahsus iç ve dış plânından başka bir şey değildir.

·İslâmda insana yol, sırlardan ve sistemlerden hiçbirinin yanaşamadığı şekilde ve kulluğun en üstünü halinde, Allah halifeliğine kadar açıktır.

·İnsan olduğu için İslâm oldu; ve İslâm olduğu için insan vardır.

·Maddî ve manevî bütün iş şubeleriyle insanoğlunun tek cehdi ölümsüzlüğe ermekse, bunun biricik müteahhidi İslâmdır.

·İslâmda insan, hem kangal kangal kemmiyetiyle üstüne düştüğü ve fânî âdetler boyunca nefsine devam aradığı dünya ve madde kadrosunda, hem de her ferdî yekpare bir ebedîyet ve keyfiyette toplayan mâvera çerçevesinde, ölümsüzlüğün mümessilidir. İslâm, insanın yüzüne şu nûrdan satırı yazdı: «Sen ölmeyeceksin!»

·Bekâ yalnız Allahın sıfat ve hakikati olduğuna göre, ayağına fânîlik zemini çekilip başına sonsuzluk tacı oturtulan insan, İslâmda, her iki tarafın hakkını gerçekleştirmeye memur Şeriat ve Tasavvuf yollarından, Allah’ın ilahî çaptaki hediyesine nâildir. Mahlukların en şereflisi sıfatiyle ya bu hediyenin kul üstü seviyesine yükselecek yahut yaratıkların en sefilinden de aşağıya düşecek...

·Ebedîlik divanesi insan, İslâmdan başka her görüş sisteminde lâğım faresinden daha aşağı, İslâmdaysa, sonsuzluk şevkinin pırıldattığı nûr yüzüyle, en büyük kahraman.

·Bütün sırrı şu ölçüde bulunuz: «Allah, âlemi insan, insanı da kendi marifetine ulaşması için yarattı.»

(Necip Fazıl Kısakürek-İdeolocya Örgüsü, sh; 111-112-113)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.