• BIST 121.475
  • Altın 294,762
  • Dolar 5,8926
  • Euro 6,5369
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 11 °C

Bu “Türkiye'ye diz çöktürmek isteyenlerle, ülkesini ayağa kaldırmak isteyenlerin” savaşıdır!

Bu “Türkiye'ye diz çöktürmek isteyenlerle, ülkesini ayağa kaldırmak isteyenlerin” savaşıdır!
16 Nisan'ın çok büyük bir kırılma noktası olduğunun bilincindeyiz. Çünkü o gün aynı zamanda bağımsızlığımızı oylayacağız. Kılıçdaroğlu'na bu süreçte palyaçoluk vazifesi verildi. Fazla takılmayın. Bilerek dikkatleri üzerine çekiyor

16 Nisan’da bağımsızlığımızı oylayacağız

FETÖ, küresel çetenin beslediği Tapınakçı, Evangelist sapkın bir terör örgütüdür. CIA-NATO operasyonlarında vazife alan Türkiye düşmanı bir ihanet şebekesidir. 

F.Gülen Vatikan'ın bağrına bastığı gizli evladıdır. Papanın elini ayağını öpmüş bir İslam düşmanıdır. Küresel çetenin Pensilvanya'daki evinin önüne bağladığı bir köpektir. 

Tek hedefleri Erdoğan liderliğinde her geçen gün ayakları üzerinde durmaya çalışan, bağımsızlık mücadelesi veren Türkiye'yi bozguna uğratmak ve tarih sahnesinde yeniden beliren bu kadim milletin direncini kırmaktır. 

O yüzden diyorum FETÖ hafife alınacak bir terör örgütü değildir. Çünkü bugün bu hain terör örgütü üzerinden gerçekte küresel çete ile mücadele etmekteyiz. 

Anayasa değişikliğinin ülkemizi ayağa kaldıracağından, elimizi güçlendireceğinden o kadar eminler ki var güçleriyle bu değişikliği engellemek istiyorlar. 

Küresel tefeci sistemin beslemesi FETÖ ajanları referanduma az bir zaman kala son kozlarını oynamaya başladı. 

Bundan üç hafta kadar evvel Pensilvanya'dan “İçinde binlerce GÜVERCİN… Hepsi de çıkmak için çırpınıyorlar. Büyüğümüz, ‘Şimdi bu güvercinler SERBEST kalacak…” şeklinde devam eden bir mesaj yayınlanmıştı. Bu içerideki FETÖ mensubu hâkim ve savcılara verilen bir emirdi. 

Galatasaray kulübünde yaşananlar, AB'de her geçen gün yükselen Erdoğan nefreti ve son olarak “Erdoğan'ı ya asacağız ya da kazığa oturtacağız” diyen FETÖ'nün sol imamının da (medya tetikçisi değil) içinde yer aldığı 21 kişinin bir anda tahliye edilmesi…

Evet, buna cüret edebildiler! 

OHAL sürecinde FETÖ militanlarını tahliye edebilecek kadar zıvanadan çıkmış olan bu hainlere milletimiz anında tepki verdi. Dolayısıyla daha çıkar çıkmaz hepsi tekrar gözaltına alındı… 

Tahliyeler içeride sessizliğe gömülerek pusuda bekleyen Erdoğan düşmanlarını kısa süreli de olsa heyecanlandırdı. AB ile ilişkilerimizin(!) bozulmasından uykuları kaçan ezik, omurgasız, korkak müstemleke yazarlarının hevesleri kursağında kaldı. 

16 Nisan'ın çok büyük bir kırılma noktası olduğunun bilincindeyiz. Çünkü o gün aynı zamanda bağımsızlığımızı oylayacağız. Kılıçdaroğlu'na bu süreçte palyaçoluk vazifesi verildi. Fazla takılmayın. Bilerek dikkatleri üzerine çekiyor. Bizler Kemal Beyin gaflarıyla vakit harcarken bakın arka planda neler dönüyor! 

Çok ama çok hesaplı adımlar atmamız gereken hassas bir dönemdeyiz. Her şeyi deneyecekler… 

Kimin korkak kimin cesur, kimin samimi kimin düzenbaz olduğu ise bu süreçte ortaya çıkacak. Anadolu insanı hiç olmadığı kadar ciddi, kararlı, cesur ve bilinçli… Aynı tavrı medya ve siyaset dünyasından da bekliyoruz.

Muhafazakâr olduğu iddia edilen bir firmanın subliminal mesajlarla(bir de tersinden dinleyin) milletimizi tedirgin eden reklamına Yeni Söz Gazetesi hariç medyadan hala bir tepkinin gelmemesi dahası reklamlarını vermeye devam etmeleri nasıl bir duyarlılıktır nasıl yerli bir duruştur biri bana izah edebilir mi? 

Eğer bu işler para ile yürüyor türünden bahaneler üretecekseniz kapatın o gazetelerinizi! Paraya tamah eden yerli medya mı olur? 

Kaldı ki bu yaklaşım cebinde ödenmemiş faturalarıyla 15 Temmuz gecesi vatanı uğruna şehit olmaya giden Anadolu insanına yapılan büyük bir haksızlıktır! 

Küresel çapta bir operasyon geçiyoruz, bu işin şakası yok! Bu var olma ve yok olma mücadelesidir. Ülke düşmanları 16 Nisan'a kilitlenmiş durumda. Bu “Türkiye'yi diz çöktürmek isteyenlerle, ülkesini ayağa kaldırmak isteyenlerin” savaşıdır. Sıradan bir referandum süreci yaşamıyoruz! 

Güdümlü, uysal, itaatkâr, eli kolu bağlı, AB kapılarında vakit harcayan eski Türkiye'nin peşindeler… 

Buna direnen Erdoğan'ı istiyorlar bizden. Yüz yıl sonra gökte ararken yerde bulduğumuz bu toprakların yerli evladını istiyorlar. Yani ülkemizi, şerefimizi, onur ve haysiyetimizi… Vermeyeceğiz! 

Bugün AB için ağıt yakan müstemleke yazarları da bunu istiyor! Emin olun küresel baronların gönüllü acentesi gibi çalışan bu yazar, çizer, siyasetçi müsveddeleri fırsatını bulsa ülkeyi bugün küresel çetenin emrine verecek. Erdoğan buna direndiği için ondan nefret ediyorlar!

Bu yüzdendir ki 16 Nisan'da millet olma şuuruyla bu topraklarda kalıcı olduğumuzu tekrar deklare edeceğiz. Bu tarihi fırsatı elimizden almak isteyen küresel çetenin içerideki uşaklarına tarihi bir cevap vereceğiz. 

Bunca saldırı olurken başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış olan zatların olan biteni sessizce izlemeleri de manidar! İzleyin bakalım… Erdoğan, bir avuç yazar, aydın, siyasetçi ve elbette milletiyle birlikte onurlu bir mücadele veriyor. Gerisi hikâye! 

Bu vakitten sonra artık bize şahsiyetli, samimi, dik duran kaliteli insanlar lazım… Bu işin şakası yok!

Ufuk Coşkun-Milat 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.