• BIST 103.072
  • Altın 272,126
  • Dolar 5,6668
  • Euro 6,2796
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 19 °C
  • İzmir 28 °C

"Biz kendimizi buldukça, Avrupa, işbirlikçi köpekleriyle birlikte üzerimize çullanmaya devam edecektir"

"Biz kendimizi buldukça, Avrupa, işbirlikçi köpekleriyle birlikte üzerimize çullanmaya devam edecektir"
“Teröre karşı savaş” zamanla (arazide) “İslam'a karşı savaşa” dönüştü.

Üzerimize çullanmalarının nedeni

ABD'nin sabık Başkanı George Bush, 11 Eylül 2001 saldırısının ardından, terörizme karşı “Haçlı Seferi” başlattığını söylemişti.

Bunun da zaman alacağını, sabırlı olunması gerektiğini belirtmeyi ihmal etmemişti.

Bush'un ilan ettiği (veya “ağzından kaçırdığı”) “Haçlı Seferi” çok tepki çekince “tevil” yoluna gidilmişti.

Lakin hazırlıklarının başlatıldığı da gören gözler için tevil edilemeyecek kadar aşikârdı.

Elbette “postmodern Haçlı seferinin” tarzı da malzemeleri de çok farklı olacaktı.

Uygar dünyanın kazanımları” mesabesindeki savaş karşıtlığı, özgürlük, insan hakları ve demokrasi bir kalemde silinip atılacak değildi ya!

Zaten bunun için (Irak'ın paramparça edilmesine ve on binlerce Iraklının ölümüne neden olan) 2003 Körfez Savaşı, “Irak'a demokrasi götürmek” gerekçesiyle izah edildi.

Bush, boşuna “zaman ve sabır” vurgusu yapmamıştı.

Huntington'un “Medeniyetler Çatışması” tezindeki “medeniyetlerin” yerini zamanla sadece “İslam medeniyeti” aldı.

Terörle savaş” bu çatışmanın manipülasyonundan ibaretti.

İslamofobi mi?

“Uluslararası toplumu” mahut sefere hazırlamanın lansman faaliyetinden başka bir şey değildi.

Dün El Kaide bugün DAEŞ vesaire de bu lansmana malzeme sağlamak için üretilmişti.

Teröre karşı savaş” zamanla (arazide) “İslam'a karşı savaşa” dönüştü.

Dikkat isterim:

Batılı kamuoyu İslamofobi etrafında birleştirilip “post modern Haçlı seferine” koşulurken, mahut saldırıya direnecek olan Müslümanlar mezhep, meşrep ve etnisite farklılıkları üzerinden her yerde birbirlerine düşürüldü.

Sezai Karakoç 2011'de bu tuzağa dikkat çekmiş, “Batı, İslam dünyasına yönelik nihai işgali yapmak ve son darbeyi vurmak peşindedir” demişti. “Öyle bir işgal ki, bir daha İslam''ın dirilişi vaki olmasın, İslam haritadan silinsin. Hadise budur. Tehdit hatta tehditten de öte içinde yaşadığımız gerçek budur…

Büyük fotoğraf budur.

Yeniden büyük Türkiye” olmak yolunda ilerleyen Türkiye'ye karşı Avrupa'nın tavrı da bu büyük fotoğrafın parçasıdır.

Bu fotoğrafı, Necip Fazıl'ın “İdeolocya Örgüsü”nde yıllar öncesinden nasıl çektiğini “www. nabızhaber.com” çok güzel hülasa etti.

Biz de “İdeolocya Örgüsü”nden şu kadarcığını iktibas edelim: “Avrupalının hoşuna gitmemiz ve alkışını toplamamız, ancak kendi kendimizi tahrip ve inkârımız nisbetinde kabildir. / Bizim, kendi kendimizi bulmamız, Avrupalıya akıl ve madde mârifetleri yolunda erişmemiz ve bu yetkinliği kendi ruh hamurumuz içinde pişirip, onun karşısına, yeni ve ileri bir millet vâhidi halinde çıkmamız, onu şad etmek şöyle dursun, ancak ürkütür, bedbaht kılar ve bin bir vasıtayla üzerimize çullandırır…

Budur!

Biz kendimizi buldukça, yani kendimiz oldukça, Avrupa, işbirlikçi köpekleriyle birlikte üzerimize çullanmaya devam edecektir.

Hiçbir halt edemezler.

Yeter ki bir olalım, farklılıklarımızı zenginlik bilip, birbirimize her zamankinden daha fazla sarılalım.

Salih Tuna-Yeni Şafak

ustad-001.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.