9899
  • BIST 97.713
  • Altın 144,103
  • Dolar 3,5652
  • Euro 3,9996
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 23 °C
  • Konya 16 °C
  • İzmir 25 °C

“Birisi bizi dinlemiş olsaydı, iki şeytanın birbiriyle sohbet ettiğine inanırdı.”

“Birisi bizi dinlemiş olsaydı, iki şeytanın birbiriyle sohbet ettiğine inanırdı.”
Bu öyle bir insan ki en basit şeyleri en son öğrenen, parasız olanı en pahalıya mal edendir.

Birbiriyle sohbet eden iki şeytan

Nietzsche ve büyük aşkı Lou Salome beraber yürüyüşe çıkarlar. Uzun uzun konuşurlar. Daha sonraları Salome bu konuşmayı şöyle tarif eder:

“Birisi bizi dinlemiş olsaydı, iki şeytanın birbiriyle sohbet ettiğine inanırdı.”

Ne konuştuklarını her zaman merak ettim. Akıl kalbi kandırdı mı? Yoksa kalp aklı çaresiz mi bıraktı? Kim bilir… Bir tahmin hakkım olsa akıl aklı kalp için kandırmaya çalıştı derdim.

Kalbin kararını akıl veriyor artık. Fakat şunu biliyorum ki, her şeye sahip olmaya çalışan herkese ait olanı kaybeder. Ve akıl, son tahlil de her şeye sahip olmaya çalışır. Tanımlanmış, formüllerle tarif edilmiş bir hayat, çağımıza has bir felaket olarak başımızın üzerinde asılı duruyor. İçine doğduğumuz sosyoekonomik ortama göre küçük ya da büyük her şeye sahip olma ülküsü ile yaşıyor ve ölüyoruz.

Daha iyi bir iş, daha iyi bir makam, bir üst model araba, daha konforlu bir ev, sorunsuz çocuklar, kazanılan sınavlar, daha çok haz, sevdiğinden fazla sevilmek… Aklın listesi uzar gider. Güney Amerika'nın bakir zenginliklerinin gözlerini döndürdüğü İspanyol fatihler gibi güne başlıyoruz. Kıra kıra, elimizde enli bir pala, yaprakları, dalları kese kese kendimize yol açıyoruz. Ruhumuz bile duymadan birer hazine avcısına dönüştük.

Kalple olan irtibatın kesilmesi, aklın ve ruhun kendinden beslenmesine sebep oldu. Beslendikçe zehirlenen, zehirlendikçe daha ihtiraslı olan çağın insanı ortaya çıktı. Bu öyle bir insan ki en basit şeyleri en son öğrenen, parasız olanı en pahalıya mal edendir. En büyük bedeli karşılıksızlığı anlamaya çalışmak için öder.

5 yaşında yabancı bir dil öğretilen çocuğa, kalbin kelimelerinden en basiti yani “selam” öğretilmez. Selam vermeyi, karşısındaki insanın gözlerinin içine bakarak konuşmayı yıllar sonra ancak çok bedel ödedikten sonra öğrenir.

Kadim karşıtlığın iyilik-kötülük değil, kurnazlık-budalalık olduğunu öğretiler bize. Hikâyelerden, filmlerden, olaylardan ve hayatın akışından çekilen bir şey vardır çünkü: İyiler ve kötüler. Şöyle fısıldarlar kulağımıza; “ İyiler ve kötüler yoktur. Herkes biraz iyi, herkes biraz kötüdür.”

Böylece kötülük hiç olmadığı kadar meşrulaşır. İyilik budalalık, kötülük kurnazlık olur.

***

“Bana sarılma, taneciklerden yapılmayım, dağılırım” diyen Canetti'nin gerçekten ne demek istediğini ancak yıllar sonra anladım. Kastettiği şey üzülmek değildi. Akıl ve kalp arasındaki o akıl almaz mesafeyi işaret etmişti. Taneciklerine kadar ayrılan modern insanın büyük çaresizliği. Bu öyle bir mesafedir ki, iman etmek için kanıt, ibretlik bir vesika, küçük bir mucize, bilimsel bir tasdik bekler. Allah'ın varlığını ispat etmek için çırpınır durur bu modern kafa. Ne kadar şüphe o kadar ispat. Şüphe ve ispat üzerinden bir iman münasebeti günümüzün birçok modern dini oluşumunun temelinde vardır. Bu oluşumlar ortaya sadece şirketler, medya organları, bankalar ve türlü türlü iktidar biçimleri çıkarır. Ortada sadece bir yatırım vardır. Bu dünyaya veya öteki dünyaya. İspat edilen sadece budur. Kar ve zarar. Oysa kalbin imanı karşılıksızdır. Rakamlardan anlamaz, mükafat beklemez. Bulunduğu mevkiyi, artık o her neyse, güçlendirmeye çalışmaz. Akar gider. Dostlarının arasından, hayatın içinden, büyük bir doğallıkla akar gider. Onu hareket ettiren nasiptir. Yüzlerce yıl önce bir bilgenin dediği gibi “akan şeylerin özelliğidir, doğaları itibariyle yüksekten kaçar ve kuytu yerleri ararlar.”

Allah bize de su gibi olmayı nasip etsin. Değil mi ki katı olan her şey buharlaşıyor!
Furkan Çalışkan-Yeni Şafak
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.