• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 3 °C

Bir FETÖ'cü hakimin sahtekârlıkları!

Bir FETÖ'cü hakimin sahtekârlıkları!
Zaman gazetesi temsilcisini hakim yapmışlar!

Akit gazetesinden Ali Karahasanoğlu, "İhraç edilen şaklaban hakim anlatıyor" başlıklı yazısında, İhraç edilen ve şimdi kaçak olan bir "hakimin" serencamını yazdı... İşte Zaman gazetesi temsilcisinin  nasıl "hakim" olduğu ve pislikleri...

İhraç edilen şaklaban hakim anlatıyor!

FETÖ’cü internet sitelerine bakarken..

“Hangi PKK sitesinden, hangi haberi alıp, dindar insanları zehirliyorlar” diye merak ederken..

“Hangi sol gazeteden iktibas ettikleri haberlerle, hangi dindar kesime küfrediyorlar” diye bakarken..

İlginç bir haber başlığı dikkatimi çekti..

“İlk kez ihraç edilen bir hakim konuştu” deniliyordu başlıkta..

Bir de videosu varmış..

Büyük bir merakla, hemen açtım..

Merak ediyorum..

Çünkü “Eski hakim” denilen kişinin, ne diyeceğini, nasıl bir prosedür sonrasında ihraç edildiğini, kendisini nasıl savunduğunu bizzat kendi dilinden dinleyeceğim..

Olur ya..

Kafamızı kuma gömüp.. Kendimizden başka hiç kimseyi dinlemeden, olaylar hakkında karar veriyorsak..

Vay halimize..

Vay vay halimize..

Ben büyük bir merakla, farklı bir bakış açısından olayların yorumlanacağınıbekleyerek röportajı izlemeye hazırlanırken..

Hakimin yüzü beni şok etti.

“Ben bu hakimi tanıyorum” dedim kendi kendime..

“Evet evet.. Tanıyorum..” dedim..

Bir yandan videosunu seyrediyorum.
Bir yandan haber metnini okuyorum..

Hakimin adı, Ramazan Faruk Güzel imiş..

Hafızayı yokluyorum..

I-ıh!

Yok, Ramazan Faruk Güzel diye bir hakim hatırlamıyorum..

Ama yüzü, öyle tanıdık ki..

“Adı ne olursa olsun.. Ben bu hakimi tanıyorum” diye, kendimi zorluyorum..

Zorluyorum..

Eski yazılarıma bakıyorum.

Hakimin fotoğrafını bilgisayar ekranından çekip, Google görsellerde arıyorum..

Aaaa..

Aynı yüz, bir başka isimle çıkıyor karşıma..

Haa.. Tamam işte..

Burda yazılan ismi, ben tanıyorum.. Hatırlıyorum.. 

Ramazan Kerpeten..

Tam 17 Aralık günleri idi..

CIA ile işbirliği halinde olan bazı isimlerin başında olduğu Taraf gazetesinde, AK Parti’nin fişlediği o tarihteki tanımlamasıyla “cemaatçi hakimler”den birisi idi..

Ak Parti, bu hakimi fişlemişti..

İddia bu idi..

Taraf’ta hakimin ismi ve soyadının baş harfleri yazılı idi.. Açık kimliği yazılmamıştı..

Niyetim, hakimi arayıp, “Sizin fişlendiğiniz iddia ediliyor.. Bugüne kadar siyasi iktidardan, fişleme ile ilgili bir baskı gördünüz mü?” diye soracağım..

“Gerçekten hakim fişlenmiş mi?.. Gerçekten baskı altında mı?.. Yoksa Taraf gazetesi, fitne mi çıkartıyor?” diye, kendimce araştırma yapacağım..

Ama hakimin adı soyadı olmayınca..

“R.K.” diye kodlanınca..

“Kimbilir kaç tane R.K. ad ve soyadlı hakim vardır” deyip, araştırma niyetim yarım kalırken...

Ertesi günü aynı haber, Zaman gazetesinde de yayınlanınca..

“Acaba, acaba, acaba” diye yine kendimi zorladım..

“Acaba nasıl bulabilirim, bu hakimi?”

O sırada, hakimin fişlenme gerekçesini atladığımı farkettim.

Haberde fişlenme gerekçesi olarak, hakimin adı ve soyadının yanında, “İsveç Temsilcisi” yazıyordu..

Ordan hareketle araya araya..

Sonunda..

Ramazan Kerpeten isimli bir avukatın..

Önceki yıllarda İsveç Zaman gazetesi temsilciliği yapan bir kişinin.

Avukatlık yaparken, hakimliğe geçiş sınavına girdiği ve hakimliğe geçtiğini öğrendim.

Evet, aradığım hakim, aynen bu kişi idi..

O güne kadar küçük küçük şüpheler duyduğum Gülen grubu hakkında..

Bu somut olaydan sonra, şüphelerim daha da arttı..

Zaman gazetesinin temsilciliğini yapacak kadar siyasi alanda boy gösteren bir kişi..

Nasıl olur da, hakimliğe geçer?

Ben bunu merak ederken..

O tarih itibari ile, bazı kişiler aracılığı ile, muhatabın kendisine de ulaşmak istememe rağmen..

Bu mümkün olmadı..

Sadece bir yazı ile, “Canım bu kadar da olmaz ki.. Bir gazetenin temsilciliğini yapan kişinin, avukatlıktan hakimliğe geçmesinin ne manası var ki?” mealinde bir uyarı ile yetindim..

Gel zaman..

Git zaman..

4 yıl önce Ramazan Kerpeten diye tanıdığım, avukatlıktan, daha doğrusu Zaman gazetesi temsilciliğinden hakimliğe geçen bu kişi..

Karşıma “Ramazan Faruk Güzel” olarak çıktı..

Meğerse..

Geçmişi bilinmesin diye mi..

Veya başka vukuatları da olduğundan mıdır?

Soyadını değiştirmiş..

Kerpeten’i, Güzel yapmış..

Ve şimdi karşımıza çıkıyor..

Daha doğrusu, Gülen grubunun tabanındaki saf insanların karşısına çıkıp, örgüt lehine propaganda yapıyor..

Hakimlikten ihraç edilmelerinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını iddia ediyor..

Her şeye rağmen..

Birazcık dinleyeyim dedim..

Midem bulandı..

Tiksindim..

Yalan.. Palavra.. İftira..

Hepsi bunlarda..

Kısaca söylediklerini aktarayım..

“Size şaka yapmıyorum. Gerçeği söylüyorum. İhraçlardaki fişleme kriterleri şu: Zenginlerin sofralarına oturmayanlar.. Giysileri, kıyafetleri temiz olanlar.. İşbirliğine yanaşmayanlar.. Bu özellikleri ile tespit edilenlerin hepsini attılar.. Ülkücü meşrepten olanları da biliyorum.. Diğer gruplardan da biliyorum.. Ara sıra meyhaneye giden sosyal demokratları da biliyorum.. Bu özellikte iseler, hepsini attılar.. Ama dümen suyuna giren, zengin sofralarına oturanlar.. Onlar kaldılar..”

Vay yalancı vay.. Vay hokkabaz vay..

Kendisi bir örgütün elemanı değilmiş de..

Zaman gazetesinin İsveç’te temsilciliğini yapmamış da..

Avukatlıktan hakimliğe geçerken, çalınan sorular sayesinde başarılı olmamış da.. 

Zengin sofrasına oturmadığı için hakimlikten ihraç edilmiş!

Vay yalancı vay..

Kendisini kimse tanımasın diye.. Soyadını değiştirmiş..

Utanmadan, sıkılmadan..

Dürüstlük numaraları ile, saf insanları kandırmaya devam ediyor..

Unutmadan hatırlatayım..

Röportajı yapan da..

Hortumcu Akın İpek’in Bugün gazetesinde köşe yazan Erkam Tufan Aytav..

Yaptıkları röportajda, hakimlikten ihraç edilen FETÖ’cü şarlatanı takdimleri de şöyle:

“Ramazan Faruk Güzel... Başbakanlık Bilgi Merkezi’ne (BİMER) gelen bir ihbar mektubu ile hakkında soruşturma açılan Hollandalı Gazeteci Frederike Geerdink’in beraat kararı veren hakim.. Bu karardan sonra meslekten ihraç edilen yurt dışında yaşamak zorunda bırakılan Güzel başına gelenlerle ilgili konuştu.”

Ne diyelim.. 

Tuuu sizin suratınıza..

Tuuu sizin her şeyinize.. 

Başka ne diyebiliriz ki?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.