• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 24 °C

Ben de darbenin olacağını önceden bildim, ama hiçbir faydası olmadı!

Şükrü  Sak
Michael Rubin ile, muhterem Fuat Uğur, 15 Temmuz darbesinin olacağını 3 ay önceden bildiler... Ben 1 sene önceden bildim. N'oldu? Kimseye bir faydası olmadı!

14843.jpg

Ben de darbenin olacağını önceden bildim, ama hiçbir faydası olmadı!

Şükrü Sak

 

Ben de darbenin olacağını bildim, ama yerli olduğumuz için ne Michael Rubin gibi rağbet gördük, ne de;

İyi de kardeşim sen nasıl bildin?” diye soran bir Allah’ın kulu çıkmadı…

E peki biz nasıl bildik darbenin olacağını…

Hem de Rubin gibi dört ay önceden değil, tamı tamına bir sene önceden…

 

aa-004.jpg

 

Üstelik biz Rubin gibi ne FETÖ ile iltisaklıyız, ne Pentagon görevlisiyiz, ne de Fuat Uğur gibi, Ankara kulislerinde konuşulanları duyacak bir kulak mesafesindeyiz…

Ama yine de “bildik…

"Yaklaşmakta olan büyük tehlike" diye bas bas bağırdık!

15 Temmuz darbesinin olacağını önceden bilen, haber veren ve yazan en meşhur bu iki isim olduğu için bunları zikrettim…

Bunların darbe olacağını bilmeleri, bir nevi “noter tasdikli” gibi kesin ve cümle alemin malûmu olduğu için…

Fakat bizim “darbe olacağını bilmemiz” de işe yaramadı maalesef…

Ama, şimdi düşününce gerçekten de “tuhaf” bulduğum bir hadise oldu;

Benim; darbenin olacağını söylediğim;

Yaklaşmakta olan büyük tehlike

Başlıklı yazım yayınlanır yayınlanmaz, kendilerinin devlette önemli “görevliler olduğunu” söyleyen ve yarım yamalak kimliklerini gösteren iki kişi kapıma dayandı…

Ne münasebet?...

Yazınızı okuduk…”

Tabii ben de saf saf; “Galiba devleti uyarı görevimizi başarıyla yerine getirdik, yaklaşmakta olan büyük tehlikeyi fark ettirebildik” diye düşünüyorum…

‘Ne güzel, bakın yazdıklarımız okunuyor, takip ediliyor… Demek ki boşluğa sallamıyoruz, kendimiz yazıp kendimiz okumuyoruz, Nabız Haber önemli bir misyon ifade ediyor demek ki” diye de geçti içimden doğrusu…

Nerdeee…

Birkaç alâkasız geyikten sonra, gerisi gelmedi, çekip gitti adamlar… Hepsi o kadar…

(Tabii şimdi hadiseyi değerlendirince, biraz garip bir durum da ortaya çıkmıyor değil; Kimdi bu adamlar… Benim yazdığımı neden okumuşlar, neden okur okumaz kapıma dayanmışlar, farkında olmadan bir “FETÖ sırrını mı ifşâ ettik acaba?” diye düşünüyorum doğal olarak... “Bu adam bir şeyler biliyor da mı yazıyor, yoksa sallıyor mu?” gibi bir merak saiki ile, bana ‘yoklama mı’ çektiler? Bu gelenler, devlete sızmış FETÖ’cüler miydi? Benim ‘darbe olacağını nerden bildiğimi?’ öğrenmeye mi gelmişlerdi? Falan filan… Bunların hiçbirinin cevabını bilmiyorum… Sadece yorum yapabilirim… Ama “normal” bir durum değildi bu!)

Peki ben darbe olacağını nasıl bildim?..

Benim bildiğimi niye kimse fark etmedi...

Michael Rubin olmadığım için mi, Fuat Uğur olmadığım için mi?..

(Tabii ki Fuat Uğur’la Michael Rubin arasında da bir alaka yok, Fuat Uğur yüzde yüz yerli ve milli biri, Michael Rubin’i biliyorsunuz zaten…)

Sanıyorum; Michael Rubin 4 ay önce…

Fuat Uğur ‘da 3 ay önceden “darbenin olacağını” bilmişlerdi…

Hiç önemli değil, benim bilmemin yanında bunların ki ‘tahmin’ kalır efendim…

Ben ‘darbenin olacağını’ tamı tamına, darbeden 1 sene önce bilmişim…

Hatta bir seneden de önce...

Matematiksel olarak kesinleştirmek gerekirse;

Benim; “Yaklaşmakta olan büyük tehlike” dediğim tarih; 27 Haziran 2015

Bu tarih önemli… 27 Haziran 2015… Darbe tarihi; 15 Temmuz; 2106…

Gördüğünüz gibi hesap ortada;

Bu durumda; tamı tamına 1 sene önceden değil, tamı tamına 1 seneden de 18 gün önce bilmişim…

O yüzden, düz hesap; 1 sene diyelim yine de biz...

Ama, Michael Rubin’e ve Fuat Uğur’a çok büyük fark attığım ortada! Üstelik “benim bilmem” de, en az onların ki kadar “noter tasdikli” sayılır… Belgeli ve isbatlı yani…

Anlayacağınız, bir tek günü ve saati hariç; hepsini söylemişiz…

Üstelik; “Bir çok şeyi bilmiyor olabiliriz ama…” diye tevazu da göstermişiz…

(Gözümüzün önünde duran şey şudur:

17 Aralık darbesi ile, "milli bir refleks" gösteren ve tarihî bir hamle yapan Erdoğan, şu veya bu şekilde, şu veya bu yöntemle, şu veya bu tezgâhla, şu veya bu "sinsi kumpasla" öldürülmek, yok edilmek isteniyor!

Saldırı; Erdoğan'ın şahsında, Müslüman Türk milletini, "Türk devletini" hedef alıyor!

Bunu görmemek için, ya başımızı, deve kuşu gibi kuma gömeceğiz veya;

Gözümüzü ne kadar acıtırsa acıtsın bu gerçeği göreceğiz!)

Demişiz…

Tabii ki dediklerimiz bundan ibaret değil…

Enine boyuna anlatmışız bütün hadiseyi;

"Yaklaşmakta olan büyük tehlike" demişiz...

Bu stratejik bir saldırıdır” demişiz…

Bunun arkasından gelecek olan “fiili saldırıdır” demişiz…

Şu veya bu kumpasla, Erdoğan öldürülmek, yok edilmek isteniyor” demişiz..

Gayet planlı ve organize bir saldırı var” demişiz…

Yani...

Bir tek 'tarih ve saatini' söylememişiz...

İşte belgesi, aşağıda, bir kere daha okuyun ve siz karar verin...

*

Bu saatten sonra da bana gelip;

Madem düşeceğimizi bildin, öleceğimiz de bil” diye sormayın!

Faydasız bilginin” ecele faydası olmaz!

Gelelim sadede...

Şimdi ben desem ki; Bu gidişle, 2019'a kadar ve 2019'da olacakları biliyorum desem?..

Yine de görünen köye kılavuz ister misiniz?

*

Buyur okuyun bakalım, darbeyi, Rubin'den ve Fuat Uğur'dan önce kim bilmiş, kararı siz verin!

aaa-002.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.