• BIST 98.039
  • Altın 278,981
  • Dolar 5,8313
  • Euro 6,4964
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C
  • Konya 16 °C
  • İzmir 24 °C

AYM, tartışılan kararın gerekçelerini açıkladı!

AYM, tartışılan kararın gerekçelerini açıkladı!
"Özrü kabahatinden büyük"...

Anayasa Mahkemesi, akademisyenlerle ilgili verdiği kararı yayımladı. 40 sayfalık kararda, ihlal kararının gerekçeleri, karara muhalif olan hakimlerin de şerhleri yer aldı. 

Bu arada bir grup emekli özel harekatçı AYM önünde protesto gösterisi düzenledi. Balıkesir'de mahkeme karşısına çıkan Doç. Dr. Tuna Altınel hakkında da tahliye kararı verildi.

Mahkemenin kararında şu ifadeler yer aldı:

"Anayasa Mahkemesi son kırk yıldır ülkenin büyük kısmında olağanüstü hâl ilan edilmesini gerektiren, can kayıplarına yol açan terör olaylarının meydana geldiği bölgedeki, güvenlik durumunu ciddileştirecek sözler ve eylemler konusundaki endişelerin bilincindedir.

Dahası Anayasa Mahkemesi, başvurunun odağında yer alan bildirinin belirli bir perspektiften ve tek yanlı hazırlandığı, abartılı yorumlar içerdiği, güvenlik güçlerine karşı incitici ve saldırgan bazı ifadeler barındırdığının da farkındadır. Bu bildirinin Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün korumasından yararlanması gerektiği yönündeki yorumları Anayasa Mahkemesinin bildiride yer alan düşünceleri paylaştığı veya desteklediği anlamına gelmez. 

Başvurucuların altına imza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir. Terörle mücadele eden devleti, halka ‘katliam’, ‘kıyım’ ve ‘işkence’ yapmakla suçlayan bir açıklamaya katılmak elbette mümkün değildir.

Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesinin hiç bir şekilde içeriğine katılmadığı sözler de ifade özgürlüğü kapsamında kalabilir. Bir ifade ya da açıklamanın ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilirken söz konusu ifadelerin doğru ya da rahatsız edici olup olmadıkları belirleyici olmaz. Bu noktada kullanılan sözlerin terör örgütünün şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir."

“OPERASYONLAR HAKKINDA DEĞERLENDİRMELER YAPILMASI NORMAL KARŞILANMALIDIR”

AYM’nin kararında ayrıca şunlar yer aldı:

“Açıklanan bir düşüncenin yetkilileri sert biçimde eleştirmesi, suçlayıcı keskin bir dil kullanması ve hatta tek taraflı, çelişkili ve subjektif olması; şiddete yönlendirdiği, topluma, devlete ve demokratik siyasal düzene yönelik olarak bir tehlike ortaya çıkarttığı ve buna bağlı olarak kişileri kanunlara aykırı eylemler yapmaya teşvik ettiği anlamına gelmez.

Devlete yönelik eleştirinin sınırlarının bireylere yöneltilen eleştirilere göre çok daha geniş olduğunda bir tereddüt yoktur. Yaklaşık on ay boyunca, on bir şehirde terör örgütüne karşı yürütülen ve milyonlarca insanın hayatını etkileyen operasyonların kamuoyu tarafından takip edilmesi ve operasyonlar hakkında değerlendirmeler yapılması normal karşılanmalıdır.

Başvurucuların imzaladığı bildirideki düşüncelerin toplumun büyük çoğunluğundan açıkça farklı olduğu ortadadır. Ancak tam da bu sebeple bu tür açıklamalara karşı yargısal tepki verilmesi noktasında daha hassas davranılması gerekir. Çünkü bu tür müdahaleler kamuoyunun ülkede meydana gelen son derece önemli olayların farklı bir bakış açısından -onların büyük çoğunluğu için bu bakış açısının kabul edilmesi ne kadar zor olursa olsun- öğrenme hakkına ağır bir sınırlama getirmektedir.

“DEMOKRATİK ÇOĞULCULUK AÇISINDAN BUNLARA DAHA FAZLA TAHAMMÜL EDİLMESİ GEREKİR”

Bildirinin imzalanmasına neden olan operasyonları yürüten kamu gücüne karşı ağır eleştirilerde bulunulabileceğinin öngörülmesi ve demokratik çoğulculuk açısından bunlara daha fazla tahammül edilmesi gerekir. Tüm bu bilgiler dikkate alındığında başvurucuların mahkûmiyetlerinin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan başvurucular hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılmıştır. Bir başvurucu dışındaki başvurucuların mahkûmiyet kararlarının açıklanması ise ertelenmiş ve başvurucular denetimli serbestlik tedbiri altına alınmışlardır.

Somut olayın koşullarında başvurucular hakkında -bazıları ertelenmiş olsa da- zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık gelmediği kabul edilen müdahalenin hedeflenen terör örgütü ve terörizmle mücadele kapsamında kamu düzeninin korunması amacıyla orantılı olduğunun gösterilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

Kamu gücünü kullanan organlar, devlet politikalarına yönelik eleştirilere cevap verilmesi hususunda ülkedeki herkesten daha fazla imkâna sahiptir. Özellikle son derece saçma ve ilgisiz bile görünse muhaliflerin haksız saldırı ve eleştirilerine farklı yollardan cevap verme imkânının olduğu durumlarda ceza kovuşturmasına başvurulmamalıdır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.”

AYM ÖNÜNDE PROTESTO

Ankara Emekli Özel Harekatçılar Derneği üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan akademisyenlerle ilgili verdiği “hak ihlali” kararını basın açıklaması ile protesto etti.

Dernek üyesi yaklaşık 30 kişi, Anayasa Mahkemesi önünde toplanarak, karara tepki gösterdi. Ellerinde Türk bayrakları bulunan grup, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı'nı okudu. Dernek Başkanı Celal Ertaş, Anayasa Mahkemesi'nin kararının, çukur ve barikat terörü ile ülkenin bölünmez bütünlüğünü bozmaya çalışan, halkı korku ve endişeye sevk eden PKK terör örgütüne destek verir nitelikte olduğunu savundu.

Ertaş "Sayın Cumhurbaşkanımızın da tespit ve ifade buyurduğu gibi bildiri yayınlayan sözde 'Akademisyen Müsveddesi' olan kişilerin bildirisini haklı çıkarır nitelikte Anaysa Mahkemesi'nce lehine 'hak ihlali' kararı verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, çukur ve barikat operasyonlarında vatan için canını feda eden 793 şehidimizin, binlerce gazimizin, vatanı için canını vermekten çekinmeyen vatan evlatlarının, şehit ve gazilerin ahını almıştır. Alınan bu karar, devlet ve din düşmanı PKK terör örgütünün ve tüm ihanet noktalarının yapmış olduğu terör olaylarını meşru gösterir niteliktedir" dedi.

“TARİHTE KARA BİR LEKE OLARAK KALACAKTIR”

Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın tarihe kara bir leke olarak geçtiğini vurgulayan Ertaş "Yetkisini anayasadan ve devletten alan, anayasal kurum olan emniyet teşkilatı ve silahlı kuvvetler için yargının en yüksek mahkemesi tarafından böyle bir karar verilmesi, çatışma bölgelerinde ve sahada cansiperane mücadele eden tüm serden geçenleri, polisimizi ve askerimizi üzmüş; ancak inançlarını kıramamış asla da kıramayacaktır. Bu karar, gücünü Yüce Türk milletinden alan Anayasa Mahkemesine yakışmamış, tarihte kara bir leke olarak kalacaktır" ifadelerini kullandı.

 

TUTUKLU AKADEMİSYENE TAHLİYE

Aynı zamanda “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan Doç. Dr. Tuna Altınel’in tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. "Örgüt propagandası" suçlamasıyla 81 gündür tutuklu bulunan Altınel hakkında duruşma savcısı birleştirme uyuşmazlığından ötürü dosyanın Yargıtay 5. Daire’ye gönderilmesi ve Altınel'in tutuklu olduğu süre göz önünde bulundurularak adli kontrolle tahliye edilmesi yönünde mütalaa verdi.

Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Tuna Altınel’in adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın tahliyesine karar verdi. Altınel, sonraki duruşmalardan da vareste tutuldu.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.