• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

ASIL HESAPLAŞMANIN DETAYLARI

Şükrü  Sak

Hukuk Kisvesinde ?Beklenmedik Mallar Pazara Geldi??

ASIL HESAPLAŞMANIN DETAYLARI

Şükrü Sak(*)

Gündem gergin, malûm?

?Şok operasyonlar? eşliğinde adım adım ?sonuca? doğru yaklaşıyoruz? Bu çerçevede Medyada ?haber tartışma programları? yeniden ?reyting? yapmaya başladı?

Bunlardan birini izlerken, orada birinin söylediği;

-?Aslında burada tartışılan hukuk değil? Bu başka bir şey? Hayatı ülkücü düşünceye mensub olarak geçmiş bir Emniyet Müdürü?nün ?Devrimci Karargâh? örgütüne üye olmaktan içeri atılmasında, hukuk aramak salaklık olur?? (Hanefi Avcı?dan bahsediyor)

Minvalindeki sözleri, bana 1978 ?Maraş olayları? sırasında olan, gerçek bir vakıayı hatırlattı:

?GULYA?YI OKUTMAK??

Babamın anlattığı bir hadise vardı?

?Maraş olayları?nda aynen yaşanmış bir hadise;

Olayların ikinci veya üçüncü gününde; ?Maraş?ta goministlerin Müslümanları öldürdüğü? haberleri köylere kadar yayılınca, merkez köylerden insanlar kâfileler halinde, baltayı kapan, tüfeği omuzuna vuran akın akın Maraş?a doğru gelmeye başlıyorlar. Bu kâfilelerden biri şehrin girişinde, ?Gominist olduğundan şüphelendikleri? birini yakalamışlar ve sorgu sual ile ?anlamaya?(!) çalışıyorlar; ?Dinli mi dinsiz mi?? olduğunu? Başlıyorlar ?imtihan? etmeye; ?Sübhânekeyi oku!? Adam okuyor. ?Ettahiyyâtüyü oku!? adam okuyor, ?Elhamı oku!?, okuyor, bu sırada kalabalığın içinden biri bağırıyor:

-?Gulya?yı okutun gulyayı!...? ?Kafirûn sûresini kastediyor-

(Köylünün din eğitimi içinde, ezberlemesi en zor sûre olarak gördüğü ve neredeyse yüz kişiden doksanının, o sûrede yanlışı çıktığı için? Yani? Adam bu sûreyi okurken yanlışı çıkacak ve ?vay gominist!? diye adamı öldürecekler?)

Maksat; adamın ?dinli mi dinsiz mi? olduğunu anlamaktan çıkmış, ?Bir yanlış yapsa da öldürsek? niyetini ifşâ etmiş? Zaman içinde bu, ?gulyayı okutmak? diye;

Niyeti ve maksadı baştan belli ?azgınlığı? ifade eden bir deyime dönüşmüş?

Evet? Niyeti ve maksadı baştan belli bir ?saldırı??

7 Şubat? 17 Aralık, 25 Aralık ve ?Tır operasyonları? ile siyasî iktidarı kuşatmaya alıp;

Başbakan?a ?gulyayı okutmaya? çalışan ?ajan yapılanma?; maskesi düşüp, istediği ?siyaset mühendisliğini? yapamayınca, bütün cehdini, ?psikolojik savaş?a verip, ?mağdura yatmaya? davranıyor?

Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar?

Söyleyecek yalan bulamadıklarında;

?Muhterem F. Gülen Hocfendinin göz yaşlarını? halkın üzerine serpiştiriyorlar?

Her şey kabak gibi, bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmış olmasına rağmen, aynı anda (cemaatin sinsî karakteri icâbı) hem siyasî iktidarı tepe taklak etmeye, hem de timsah gözyaşları içinde;

?28 Şubat?da bile böyle zülüm görmedik? Söyleyin, biz n?apmışız, zenci çocuklara şarkı türkü söyletmenin dışında??

Diye ağlıyorlar?

(17 Aralık?tan bu yana STV?nin akşam altı haberlerini hiç kaçırmıyorum; bir haber jeneriği var; süper? Her haberden önce o jeneriği döndürüyorlar;

Jenerikte, Başbakan?ın ağzından en vurucu cümleleri seçmişler, gür bir sesle;

?İnlerine gireceğiz inlerine!...? diyor?

?Virüs vücuda girmiş!..? diyor?

?Haşhaşîn gibi gözü dönmüş bu gizli örgüt!..? diyor?

?Uluslararası şebekelerin maşası!? diyor?

?Kendi ülkesine düşmanlık eden!? diyor?

?Ananas Cumhuriyeti kurmak istiyorlar!? diyor?

?Paralel devlet? diyor, ?Yargı çetesi? diyor?

Bu jeneriğin ardından geçiyor asıl habere;

?Zenci çocuklara şarkı türkü öğretmekten başka n?apmışız?..?

Vallahi süper? Bayılıyorum bu söyleme? Bütün bu ?haberler? içinde;

?Başbakan?a kelepçeyi ben takacağım!?

Diyen polis müdürleri yok!... (N. Alçı; ?Kulaklarımla duydum? diyor?)

 ?Gelsin sizi şimdi efendileriniz kurtarsın!?

Diyen savcılar yok?

Arabası ile ?tır kovalayan? ve önünü kesen savcılar yok?

?Emniyet imamı, Yargıtay imamı? yok, MİT Müsteşarına niye saldırdığın yok, Halk Bankası?ndan ne istediğin yok, Genelkurmay Başkanı?nın ?nasıl bir terör örgütü? kurduğu, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı?nın akşam emniyet müdürü olarak yatıp, sabah nasıl Devrimci Karargah örgütü üyesi olarak uyandığı yok, Erdoğan?sız AKP plânları, Cumhurbaşkanı?nın kim olacağı hesapları yok? Salih Mirzabeyoğlu gibi Müslüman bir fikir adamının, nasıl terör örgütü lideri olduğu yok, Yargıtay?ın Noel Baba operasyonu (Metris) ile Bandırma Dâvâsını NİYE ONAYLADIĞI yok, ben de dahil altı gazetecinin nasıl ?terör örgütüne üye? yapıldığının cevabı yok? KOSKOCA Turgay Ciner?in, - o dev medya patronunun- neden korktuğu için, ?bizim medyamızda Hocfendi aleyhine yazdırmayız? dediği yok?)

Neticede, sonu baştan belli bu davalarda da, Hanefi Avcı mevzuunda olduğu gibi, ?hukuk? aramak salaklık olur.

?Niyet ve maksadı baştan belli? davalar? ?Mahkeme? süreci ise, ?gulya?yı okutma faslı?na girer?

ÇATIŞMANIN PSİKOLOJİK BOYUTU

Özellikle 17 Aralık?tan sonra, kurumlar arasında ?göğüs göğüse süren? savaşın, medya ayağında da devam eden ?psikolojik savaş? tarafı daha çok ağırlık kazandı ve bütün ?şiddetiyle? devam ediyor?

R. Kıplıng;

-?Savaşta önce gerçekler ölür.?

Demiş?

Fakat sözkonusu ülke Türkiye ise, ?barışta? da önce gerçekler ölüyor, ama böyle ?psikolojik savaşın? yoğunlaştığı ortamlarda, daha çok ?gerçek ölüyor??

?Cemat-ajan yapılanma? adına psikolojik savaşla görevlendirilen biri CNN?deki tartışma programında; yukarıdaki sorulara cevap vereceği yerde; Baran dergisinin 26 Aralık tarihli 363. Sayısında yayınlanan ?Çakal Carlos?un; ?Gülen-Erdoğan kavgasında tarafımız ajanların değil Türkiye?nin tarafı! Erdoğan bir Türk vatanseveri? sözlerini tekrarlayıp;

-?Bir katil, bir cani bu konuda hükümeti destekliyor? diyor. (Yani ?cemaati? kurtarıp, hükümeti karalamayı bu noktadan yapmaya çalışıyor. Karşısındaki, ?Mavi Marmara?da katilleri kimin desteklediği belli olmadı mı?? diye sormuyor tabii olarak? Bunu niye anlattığımı birazdan söyleyeceğim?)

7 Şubat?ın, 17 Aralık?ın, HSYK?nın, Tır operasyonlarının, Ergenekon ve Balyoz davalarının tartışıldığı bu programlarda; Hak ve adalet kaygısı taşımayan bu ?uzmanların?(!) sıkıştıkları noktada; ?Dava dosyasının içeriğine bakmak lazım, tabii ki dış güçlerin emriyle hareket eden yargı ve emniyet mensubları varsa, paralel yapı varsa üzerine gidilsin, ama yolsuzluk ve rüşvet varsa bunun da üzeri örtülmesin??

Gibi ?olağanüstü?(!) demokratik ve insancıl ?temennilerle? mevzuyu bağlamaları da süper? ( Ay ay ay!.. Ne demek, tabii ki, tabii ki? ?Yolsuzluğumuzun? üzerini örtelim, açıkta kalmasın, ?Paralel devlet-ajan yapılanma?-daki hukuk ve adalet hassasiyeti gözlerimizi yaşartıyor, ölüyoruz ölüyoruz, ne diyorsunuz siz?)

Buralar hiç girmeyecektim ama?

Maalesef aramızda ?bizim içimizde bile- hâlâ;

?Emniyet İmamı?nın görevinin polislere namaz kıldırmak olduğunu düşünen salaklar var?

Haliyle, ?Yargıtay imamı? da, ?yargı?dakilere abdest aldırıp namaz kıldırıyordur?

Geçelim?

(Bunu not etmemizin bir sebebi de, hükümette, AKP içinde hâlâ devam eden ?cemaat kadroları ve sempatizanları?nın, Başbakan?ın ?kararlı? tavrını kırmaya yönelik faaliyetleridir?)

Bir zamanlar Beyaz Şov?da, Beyaz?ın bir ?psikopat? tiplemesi vardı;

?Ağlamanı istiyorum, ama gözünden yaş gelmesini istemiyorum? tarzında, çok makul talebleri olan? İşte, bütün meselelerin büyük bir ?hukuk ve adalet kaygısıyla?(!) tartışıldığı bu programlarda, ?psikolojik savaş?ın en bayağı ve pespaye örneklerini görüyoruz;

?Hukuk olsun istiyorum, ama adalet olmasın!..?

(Bir de dikkat ettiyseniz, bu ?ajan yapılanma?nın operasyonları ile ilgili, Başbakan?ın dışında konuşan kimse yok; Hükümet sözcüleri, Başbakan yardımcıları, bakanlar, nilletvekilleri?.. Bunlar ?niye susuyorlar?? acaba? ?Cemaat? hükümetimize darbe yapıyor ama, iyi niyetle yapıyor? diye düşündüklerinden olabilir mi?..)

?TEK BİR CİDDİ ENTELLEKTÜELLERİ YOK??

Bu söz, siyaset bilimi doktoru, Demokrat Yargı Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin?in, ?Cemaat-hükümet savaşı? ekseninde söylediği bir söz?

(Bundan bir ay kadar önce, Av. Ahmet Cengiz bey bahsetmişti Orhan Gazi Ertekin?den; ?Gerçek anlamda hukuk hassasiyetine sahip, nadir bulunan hukukçulardan biri? diyerek. 29 Aralık 2013 tarihli Hürriyet?in Pazar ekinde, Çınar Oskay kendisi ile bir röportaj yapmış? Bugüne kadar, bu mesele üzerinde yapılmış, en ciddi, en tutarlı ve en isabetli tahlil ve tesbitleri içeren bir röportaj, okumanızı isterdim.)

Ertekin, ?Cemaat-AKP? arasında kıyasıya devam eden savaşın, iki taraf içinde geçerli olan, en can alıcı noktasını bu sözlerle ifade etmiş:

?Tek bir ciddi entellektüelleri yok? diyor?

Burada, yaşanan durumu özetleyen tesbitlerinden bazılarını işaretledikten sonra kısa bir değerlendirme yapabiliriz:

Ertekin; -Bundan sonrası için-

(?Operasyonlar, cemaatin Erdoğan?a top atışlarıydı. İkinci atıştan sonra düşmanlar kol mesafesinde olduklarını farketti ve süngü savaşı başladı. Tüm kurumlarda göğüs göğüse çarpışmalar sürecek. Operasyonların geleceğini  iktidar katındaki iç savaş belirleyecek.(?.) Cemaatin hedefi doğrudan Erdoğan ve yakın çevresi. Ama bir anda imha etmeyi düşünmüyor. (?.) Erdoğan?ın kendiliğinden teslim olmasını istiyor. (?..) Bugün Türkiye, hukukun ortadan kalktığı bir ?dalga durumuna? döndü. Önümüzdeki dönem, savcılar-yetkiler-tutanaklar savaşı ile geçecek. Herkes tuttuğunu yargılamaya çalışacak. (?.) Geçmişte siyasete darbeler yön verirdi, şimdi davalar. (??)

Geldiğimiz nokta, gerçek iktidarın ve adeta ?gerçek başbakanın? Gülen olduğunu açığa çıkardı! Bakanları değiştirme yetkisi ona ait! (?..) ?Hükümet kontrolü nerede kaybetti?? sorusuna verdiği cevap; ?Kazanmadı ki kaybetsin. Hükümet taraftarlarının cemaatçilere olağanüstü bir güveni vardı ve bu güven 7 Şubat sonrası bile sarsılmadı. Daha bir ay öncesine kadar böyle bir çatışmanın olamayacağına yemin edebilirlerdi. Buna karşılık CEMAATİN BU SALDIRIYA YILLARDIR HAZIRLANDIĞI çok belli.)

Burada bu kadar. Yaşananların iç yüzünü anlamak ve doğru bir politik tavır için bu hususların göz önüne alınması gerek.

Burada üzerinde duracağımız kısım, ?Tek bir ciddi entellektüelleri yok!? tesbiti? Ve bizim ?cemaatin operasyonel gücü? filân diye anlatmaya çalıştığımız şeyin, burada, ?cemaatin yıllardır bu saldırıya hazırlandığı çok belli? diye biten paragrafta ifadesini bulan durum?

Röportajın bir yerinde, ?Cemaat, Başbakan?ın vereceği tepkileri hesap etmiş midir?? sorusu üzerine, Ertekin;

?(?) Emniyet ve yargıdaki planlar cemaate aittir. (?..) Fakat entellektüel güç anlamında (cemaatin de) hükümet gibi sorunları var. Sonraki krizler buradan doğacak. Tek bir ciddi entellektüelleri yok. Kendini geliştiremiyor. Ama işlevsel bir makine gibi işini yapmaya devam ediyor. ( Bakınız; mevzu ile ilgili tartışma programları, papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayan, işlevsel makinelere. Ş.S.) Sonuç, ilk anda cemaat kazansa da Türkiye karşısında sonradan kolay yenileceği gerçeğidir.?

Meselenin can alıcı noktası bu?

( Ben bu satırları okuduktan sonra, ?entelektüel güç? anlamındaki sorunun da, Başbakan?a havale edildiğini gördüm; zira o kadar adam içinde, meseleyi en tutarlı ve entelektüel olarak değerlendiren Başbakan?dan başka kimse yok! ? Bakınız; 17 Aralık?tan sonra, Başbakan?ın konu ile ilgili yaptığı bütün konuşmaları?- Tamam, misâl de veriyorum; Beş yüz tane ?yazarı? olan bir ülkede 250 tane ?okuyucu? bulunması sizce de garip değil mi? ? Bazı ?yazarlar?(!) kendi yazdıklarını da okumuyor, sayı o yüzden yarıya düşüyor.- Yani; ?keyfiyet üstünlüğü ve tesir? anlamında söylüyorum?)

Tek devrimci entelektüelini, sahici aydınını, gerçek mütefekkirini zindanda tutan bir ülkede, bundan farklı bir sonuç beklenir mi?...

Orhan Gazi Ertekin, sol tandanslı bir aydın? Fakat böylesine hayatî ve toplumsal bir mesele de; fikirsizliği, ideolojisizliği tesbit edip, ?gerçek entelektüel-mütefekkir? boşluğunu işaretleyen de o?

Ne kadar tuhaf değil mi?...

( Bizim ?köşe ve ekran? şöhretleri tuhaf tuhaf bakıyordur şimdi; ?Ulaa, ne diyor bu, yazıyog çiziyok işte? diye? Harikasınız arkadaşlar, yazın çizin tabii? Kime diyoruz ki? Bizim içimizde bile ?iki buçuk ilkokul mezunu?, politika üretiyor, siyaset belirliyor(!) ? Daha doğrusu yaptığı ?dedikoduyu? politika(!) sanıyor.-

Vallahi süper ya! Bir ?sitcom? sahnesi olsa, güler geçeriz. Ama değil, gerçek. Birileri çıkıp; ?Yahu bi durun bakalım her şeyden önce sizin ?eğitim seviyeniz?(!) ? ilkokul mezunu- bu işlere müsait değil!? deyince de, koro halinde;

?İlkokul mezunuyug emme her şeyi sizden eyi biliyog n?aber? diye, ortalığı yakıp yıkıyorlar? Dediğim gibi bir ?sitcom-komedi? sahnesi olarak güzel ama, maalesef değil, gerçek?

Üstelik bu ?seviye ve çap?(!); ?Dünyanın beklediği fikir kahramanı?nın etrafında ve ?yakını?nda(!),- tabii ki kendi zannınca-  bu da trajediyi daha çok derinleştiriyor? Mevzu dağılmasın, o yüzden kapatıyorum.)

Tarihî bir süreçten geçiyoruz?

Kıyasıya, göğüs göğüse bir savaş yaşanıyor?

Bu tablonun can alıcı noktası da bu; (Orhan Gazi Ertekin?in) işaretlediği husus: ?Entelektüel güç? anlamındaki sorun;

?Sonraki krizler bundan doğacak. Tek bir ciddi entelektüelleri yok.?

( Bunu, Orhan Gazi?nin görmemiş olmasını anlayabiliriz? Peki ya bu tarafın? Nasıl bir gerekçesi olabilir?..)

Mesele; bayat ve pespaye ?psikolojik savaş? yöntemlerinden buraya geldi.

Niyeti ve maksadı belli bu ?azgın cehalet? (entelektüel gücün zıddı); tuttuğuna ?gulya?yı okutmaya? çalışıyor? Gerçekleri çarpıtıyor, suret-i hak kisvesine bürünüyor, ?hukuk? cübbesi giyiyor, ?yargı? kılıfı takıyor, kanun peçesi çekiyor, ?kippa? yerine, ?Müslüman? takkesi kullanıyor?

Ve dikkat ettiyseniz;

17 Aralık?tan bu yana; Başbakan?dan başka kimse yok. Diğerleri niye susuyorlar? Tuhaf değil mi bu sessizlik?

?DEVLETE SIZMIŞ ÖRGÜT?

Başbakan?ın ifadesiyle;

?Tasarlanmış mahkemelerde, ayarlanmış hakim ve savcılarla, sahte delillerle verilmiş kararların, vicdanı ile değil de ?abilerin talimatları? ile verilmiş kararların iptali? ve ?yargılamaların yenilenmesi? konusunda Adalet Bakanlığı?nın yürüttüğü çalışmalar malûm?

Bu çalışmaların amacı; ?Emniyet ve yargıya sızmış örgütün? ? şu malûm ?ajan yapılanmanın?- yargı yoluyla gerçekleştirdiği ?yargısız infazların? düzeltilmesi?

Hukuk ve adaletin yerine iade çabası?

?Devlete sızmış örgütün? Adalete verdiği hasarları giderme gayreti?

Bu çerçevede en sık vurgulanan davalar; ?şike davası, Balyoz, İlker Başbuğ, Ergenekon, KCK, ÇHD, Hanefi Avcı? davaları?

Bizim anlatmaya çalıştığımız ise:

Başta ?Mirzabeyoğlu davası? olmak üzere, bir kısmını geçen sayılarda sıraladığımız İBDA-C davaları?

Bu davalarda ?Emniyet ve yargı çetesi?nin, İstiklâl Mahkemelerini aratmayan hukuksuzluk ve adaletsizlikleri ile dolu; baştan sona hukukî değil, siyasî kararlar. ( Bunlar alt alta sıralanıp toplu bir metin haline getirildiğinde daha net görülecektir bu davalardaki ?çete?nin parmak izleri?)

İşte bu davalardan biri de 2004?te Konya?da yapılan ve medyaya da iğrenç bir şekilde servis edilen, başka bir İBDA-C davası:

?EKŞİ OPERASYON??

Hayır, ?Ekşi sözlüğe? yapılan bir saldırıdan değil, 2004?te Konya?da yapılan bir ?İBDA-C? operasyonundan bahsediyoruz:

Bugün, artık ?Emniyet ve yargı içine sızmış, amirlerinden ve üstlerinden aldığı emirlerle değil, kendi karanlık örgütlerinden-abilerinden aldığı talimatlarla hareket ettiği? sn. Başbakan tarafından da açıkça ifade edilen;

?Emniyet ve yargı cuntası?nın, İbda çizgisindeki Müslüman gençlere karşı, birlikte yürüttükleri bir operasyondan?

Öyle bir operasyon ki;

?Adamın parmağına niye pansuman yaptın?..?

Diye gözaltına alınıp tutuklanan Dr. Nevzat Ş.?den?

?Sen bunu niye traş ettin, anlat bakalım şu traş operasyonunu?!?

Diye gözaltına alınıp sorgulanan berbere kadar?

?Oğlunu niye askere göndermedin?..?

Diye soran Hakime:

?Sen üç yaşındaki oğlunu askere gönderiyor musun? Çok meraklıysanız alın götürün?

Diye cevap veren Adem Ekşi?ye kadar?

( Çocuğunu askere göndermemekle suçlanıyor, fakat çocuğun 3 yaşında olduğunu bilmiyorlar?)

Bu ve benzer türden iddialarla, otuzar yıl (30 yıl) ceza verilen Ali Ekşi ve Selman Ekşi?ye kadar?

İçeriğinde bunun benzeri onlarca ?garabet? bulunan?

Bütün yakalama, gözaltı, sorgu ve yargılama safhalarında baştan sona, her biri başlı başına bir ?skandal?, onlarca örnekle dolu bir operasyon?

?Emniyet ve yargı cuntası?nın; İBDA çizgisine olan ?kin ve husumetini? gösteren somut bir örnek?

( Bu operasyon tezgâhlanırken, gidip ahlâksız birinden istedikleri gibi ?uydurma bir ifade? almışlar ?şimdiki asılsız ihbar mektupları gibi- beni de alacaklarmış, fakat o sırada, hem ?üyelikten? hem de ?yardım ve yataklıktan? ikisinden de ayrı ayrı yargılandığım için tutturacak kulp kalmayınca, bizi almamışlar. Daha sonra, dosyada benim hakkımda ?verdirdikleri? ifadeyi görünce açığa çıktı bu durum? İfade verdirdikleri şahıs, tanımadığı ne kadar insan varsa, ?abilerin? isteği doğrultusunda konuşmuş? Dosya şu an elimde olmadığı için detaylara giremiyorum? Fakat dosyada bir şey olmadığı kesin!..)

Hatta, yargılama sırasında hakimin en çok sorduğu soru;

?Seni niye aldılar?.. Seni niye getirdiler?..? soruları? Dosyada bir şey olmayınca?

?Emniyet ve yargı cuntası?nın en üst düzeyde ?deşifre? olduğu ve ?yeniden yargılanma?nın konuşulduğu bu günlerde, bu dosya da başlı başına ele alınması gereken bir ?hukuksuzluk? örneği olarak duruyor?

Bu operasyonun ?medyaya servis ediliş şekli? de iğrençlikte ve bayağılıkta sınır tanımayan çok somur bir örnek!.. Buradaki ?kasıt? bile başlı başına bir delil aslında?

  •  

Mevzunun göbeğinde duran; ?Badem bıyık çetesi? ile ?top sakal çetesi? arasındaki kirli ve karanlık bağları, ?Devletin? savcısının, devletin tırlarını kovalamaktaki ?hukuk?(!) haysiyetinin(!) iç yüzünü, kendi toprakları üzerinde, Adana?dan Suriye sınırına kadar ?TIR?ları yürütemeyen? devlet zaafının nelere yol açacağını, Cumhurbaşkanı Gül?ün, yüzüne gülerek, Erdoğan?ı ?satma olasılığını? da değerlendirecektik ama, çok uzadı? Daha sonra?

Son bir not:

Eğer bu ?cemaat-ajan yapılanma? 7 Şubat saldırısında başarılı olup MİT?i de ele geçirmiş olsaydı, 17 Aralık darbesi amacına daha çabuk ulaşmış ve Başbakan Erdoğan şu an Silivri?de ?görüş gününü? bekliyor olur muydu, olmaz mıydı?...

O yüzden?

25 yıldır, İBDA çizgisinin bu ?ajan yapılanma?ya karşı verdiği mücadele ve tecrübe; ?ilgililer? tarafından çok iyi okunmalı ve kesinlikle gözardı edilmemeli!..

O yüzen, tekrar uyaralım:

Mirzabeyoğlu Türkiye?nin ruhudur!... Ruhunuzu özgür bırakın!...

Bakın, meseleyi bütün ruhuyla okuyan adamın-Orhan Gazi Ertekin-

?Sonraki krizler buradan doğacak!?

Diyor? Yani?... ?Entelektüel güç? ekseninde..

(*)Bolu F tipi Cezaevi

B2-7 40

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.