• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

"Aptallık" mı, "Alçaklık" mı?

Şükrü  Sak

 

?Aptallık? mı, ?Alçaklık? mı?..

Şükrü Sak

 

Baransu?nun tutuklanması üzerine sahneye Ahmet Altan çıktı?

Kabul etmek lazım ki bu meselenin ?en ağır? toplarından biri Ahmet Altan?

Ve ağırlığına yakışır bir şekilde de, ağır konuştu?

Konuşmasının ağırlığı, meselenin ağırlığından değil?

Meseleyi bütün yönüyle kuşatmış olmasından değil?

?Aydın dürüstlüğü? ile davranmış olmasından da değil?

Sadece, diğerleriyle kıyaslandığında, kendi içinde tutarlı biri Ahmet Altan? ?Kendi içinde tutarlılığı?, diğerleriyle kıyaslandığında? Gerçekte ise; sakalındaki kıl sayısı kadar tezatlı, başındaki saç sayısınca dürüst?

Daha esasta;

Ahlâksız biri Ahmet Altan; (Dinî bir terminoloji olarak ?ahlâksız? değil, ?insan? olarak öyle..)

?Allah?a inanmayan? bir ateist, fakat ?ateistliğini? kimliğinin, kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak öne süren biri değil?

?Allahsız? olduğu için, ?ahlâksız? olması da onun için bir çelişki değil.

Her ?Allahsız ve ahlâksız? gibi o da; hedonist biri aynı zamanda?

O kadar ?hedonist? ki;

?Bir çift kadın memesine bütün vatanı satabilirim!? diyen biri?

Neyse bunları geçelim?

Baransu?nun tutuklanması üzerine, çıktı sahneye ve gerçekten ?ağır? konuştu? Meydan okudu; ?Bırakın çoluk çocuğun yakasını. Ben buradayım. Benimle konuşun.? Dedi.

O dönemde ?esaslı? bir rol üstlenmiş, ?Taraf projesi? üzerinden;

?Bütün olumlu ve iyi işleri biz yaptık?

Bütün kötü ve pis işleri de iktidar yaptı?

Bayağılığını bir kalemde örtbas edecek, gizleyebilecek kadar ağır ve profesyonel konuştu?

?Kirli ittifakta? oynadığı rolü, sadece ve sadece; ?Darbecilere karşı savaşmak? olarak tazeledi.

Kendisinin de gayet iyi bildiği gibi;

Taraf; o dönemin en güçlü ?psikolojik harp merkezi-karargâhı?ydı..

Şu kadar zaman sonra aynı ekip içerisinde, beraber çalıştığı insanları:

 ?Daha yaşları kırka varmadan, alçaklıklarını itiraf etmemek için aptal olduklarını söylemek zorunda kaldılar? diye okkalı laflarla vurdu? -Bu okkalı benzetmenin de Fransız bir gazeteci-Ariane Bonzon?un Türkiye?deki liberallerin sefaletini anlattığı bir yazısında geçen bir ifade olduğunu da Ahmet Şık?tan öğreniyoruz-

Altan, bu benzetmeyi; ?Taraf?ın bir ?operasyon gazetesi? olduğunu, bu işin arkasında Cemaat-ajan yapılanma ve Amerika?nın bulunduğunu görerek, ?Cemaat tarafından kandırıldık, kullanışlı bir aptalmışım?  diye kendi özeleştirisini yapan Yıldıray Oğur?a yapıyor?

O dönem öyle bir dönemdi?

Yapılan ?büyük operasyonun? farkında olanların sesi o kuru gürültü içinde boğulup gitti?

Daha sonraki süreçte; bir operasyon gazetesi olarak tasarlanmış Taraf?ın kendisi de ?operasyon yedi? ve büyük bir kadro değişikliğine gidildi. (Bu kirli tezgahın nasılı, niçini üzerine de kimse konuşmadı?)

Taraf; şimdi, malûm cemaatin(!) yedek yayın organı olarak, dün ?darbeci? diye saldırdığı insanlara, bugün; ?niye bu hükümete darbe yapmıyorsunuz? ekseninde, ?dürüst ve bağımsız medya?(!) olarak, yayın hayatını sürdürüyor?

Ahmet Altan?ın yazısı;

O dönemin ?kirli ve karanlık ilişkilerini ve ittifaklarını? da hatırlattı, o sürecin aktörlerine?

Bunlardan biri de Ahmet Şık? Basılmamış, ?İmamın Ordusu? kitabından dolayı, malum ?ajan yapılanma? tarafından tezgah kurularak içeri tıkıldı Şık?  Türkiye?yi bir ahtapot gibi kuşatan bu hain yapının, her şeyi nasıl kılıfına uydurduğunun canlı şahidi olmasına rağmen, ?işe yaramaz-kullanışsız bir aptal? olduğunu isbatlamak istercesine;

?İmam?ın ordusu? ile kıyasıya bir savaş verenleri, Pensilvanya?da karargâh kurmuş ?ajan vaiz çetesi? ile aynı kefeye koyarak, ?iki suç odağının iktidar savaşı? diye niteliyor!.

Bu açıdan baktığımızda aslında Türkiye?nin bağımsızlık mücadelesinin önündeki birinci engel; kullanışlı aptallar değil, ?kullanışsız aptal ve aptallıklar?dır!. Beylik bir klişeye aplike edersek; Kullanışlı bir aptaldan daha kötüsü, ?kullanışsız bir aptal?dır!..

Dün ?cemaat-ajan yapılanma?nın tuzağına düştüğünü dürüstçe itiraf ederek, ?kullanışlı bir aptal? olduğunu söyleyenler değil, gerisinde ?İmam?ın ordusu?nun kazığıyla dolaşmasına, karargâhını Pensilvanya?ya kurmuş bir ajan yapılanmaya-İmam?ın ordusuna- karşı canhıraş bir ?ölüm kalım savaşı? verenleri aynı kefeye koyan, bu kadar ?alenî gerçeği? görmemek için, dün İmamın ordusunda gördüklerini, bugün ?göstermemeye? çalışanlardır!

İşte Türkiye?nin, -zaman zaman da bizim- karşı karşıya olduğumuz en temel problem; ?kullanışlı aptallar? meselesi?

Bu mesele, bu vesile ile bir kere daha, hem Yıldıray Oğur, hem de Ahmet Şık tarafından ayrı ayrı vurgulandı:

Cumhuriyet gazetesi örneği?

(Bu arada Cumhuriyet, başından beri Balyoz davasının sahte olduğunu savunan bir gazeteydi.

Ama ekleyelim; Cumhuriyet?in son Genel Yayın Yönetmeni  Balyoz?da tutuklama isteyen savcının son operasyonunun ateşli bir savunucusu. Onunla günlerce röportaj yapıp, biyografisini ?Balyoz?da tutukluluğa karşı çıktı? diye düzeltecek kadar hem de.

İşte tüm bu karmaşa içinde Ahmet Altan en iyi yaptığı işi yaptı yine; meydan okudu: ?Ben buradayım, benimle konuşun!?

?Peki neredesin? Hatta ?Neden kurucusu olduğun gazetede değil de Balyoz davasına karşı çıkan Cumhuriyet?tesin? sorusu?)

Değil mi ama?..

?Ne fark eder?? diyebilir misin?..

Diyemezsin!

İşte dün, sen ?Taraf?ta ?darbecilerle savaşırken?, Cumhuriyet, darbeciliği ve darbecileri savunuyordu; ?Balyoz filan bunlar hikâye? diyordu..

Bugün, sen hala ?Balyoz darbe plânı, darbeciler!? diyorsun, Cumhuriyet bu sefer de, bu darbecilerin Savcılarını savunuyor, malum ?cemaat?le kol kola? Sen aynı gazetede, ?Yok, Balyoz bal gibi darbeydi!? diyorsun? ?Taraf?ta işler karışık malûm!.

Şimdi bu vaziyeti; ?kullanışlı aptallar? noktasından ele alacak olursak;

?En kullanışlı aptal Cumhuriyet!? ödülünü sana ve Cumhuriyet?e vermek gerekmiyor mu?..

İkincilik ödülünü de Ahmet?e? Şık olmasa da!.

Yıldıray Oğur diyor ki;

(?Daha yaşları kırka varmadan, alçaklıklarını itiraf etmemek için aptal olduklarını söylemek zorunda kaldılar?  derken haklısınız.

Alçaklık yerine aptallığı seçiyorum. Keşke 70 yaşını geçmiş bir insan olarak siz de öyle yapsaydınız.

Bir cemaatin yalanlarına inanmış bir aptal olarak uyanıp, herkesi uyandırsaydınız.)

Diyor Altan?a?

Buna göre Altan;

Ne alçaklıktan ne aptallıktan vazgeçiyor, ?ikisi de benim? diyor?

Bir ?cemaatin yalanlarına kanmış? olmayı kabullenemiyor da değil? O ?yalanlara? tutunup, o yalanları sürdürüyor?

?Fettullah?ı sırat köprüsünde sırtında taşıyacağını söyleyen? Altan, o dönemde ?cemaatle? kurduğu ilişki yüzünden, ?Allahsızlığı?na da gölge düşürdü.

Galiba bu yüzden de Ahmet Şık çok öfkeli bir dille;

?İnsanın kibri kendinden büyük hale gelince hatalarıyla, günahlarıyla yüzleşemediğini söylememiz mümkün? dedikten sonra;

?Ellerinize kan bulaştı!? vurgusuyla noktaladı, Ahmet Altan?ın ?kibirli ve kof çıkışı?nı!..

"Aptallık" mı, "Alçaklık" mı? tartışmasına dönüşme eğilimi gösteren; bir dönemin kirli ve karanlık ilişkilerinin aydınlatılması ve anlaşılmasında;

"Ne aptallık, ne alçaklık, sadece ve sadece dürüstlük!" diyebilecek erdemli bir çıkış olup olmayacağını önümüzdeki günlerde tartışmaya devam edeceğiz...

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.