• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

Amerika'nın önüne yatan ahlakçılık ve özgür sürtükler korosu!

Şükrü  Sak
Müslüman Türk halkına karşı Amerikan "adaletine"(!) sığınmak ve Türkiye'ye yönelik "uluslararası bir komploya" zemin hazırlamaya çalışan "vaizin adamları" şimdiden işe koyuldular; "Kahrolsun Türk adaleti, yaşasın Amerikan Adaleti!"

 

 

 

Amerika’nın önüne yatan “ahlâkçılık”(!) ve “Özgür sürtükler korosu”…

Şükrü Sak

Rıza Zerrab Amerika’da tutuklandı!

Bu tutuklamanın, hakla, hukukla ve yolsuzlukla bir ilgisi yok!

Bu hadisenin doğrudan Türkiye ve Erdoğan’ı da hedef alan çirkin bir tezgahâ dönüştürülmesi de mümkün!

Yani bu olayın, Amerika’nın bir takım “kirli ve karanlık” operasyonlarında “aparat” olarak kullanılmaihtimâli de var…

Önümüzdeki günlerde buna dair gelişmeleri göreceğiz…

Burada asıl dikkat çeken, Türkiye’deki Amerikancı-Fetullahçı operasyon medyası ve orada yazan “Amerikan kulları”nın, şimdiden zil takıp oynamaya başlaması ve Zerrab’ın tutuklanmasını; “Türkiye’yi hedef alan bir operasyon”a çevirmek için şimdiden çalışmaya başlamaları oldu…

Bunlar gerçekten de “âşağılık” adamlar… Ama bunlara “aşağılık” demek de bir şey ifade etmiyor;

Türkiye’deki Fetullahçı, liberal ve özelde Erdoğan düşmanı, esasta “halk düşmanı” bu kesim hadiseyi;

“Türkiye için utanç verici”

Diye yorumluyor…

erhan-1.jpgaltan-.jpg

Rıza Zerrab ne ile suçlanıyor?

“İran'a uygulanan ticari ambargoyu delmek, bankacılık sahtekârlığı yapmak ve kara para aklamak…”

Hadisenin “Türkiye’yi hedef alan” kısmı bir yana…

Bir kere, nasıl bir ahlâksızlıkla ve "aşağılık Amerikancılık”la karşı karşıya olduğumuzu anlamak için, bunun üzerinde durmamız gerekiyor…

İran’a uygulanan ticari ambargo”…

Öncelikle bu “ambargo” meşru mudur, ambargo kimler tarafından niçin konulmuştur?” gibi meselenin esasını teşkil eden soruları es geçip;

“Ambargoyu deldiysen suçlusun!” demek, “ne ile” açıklanabilir?..

“Kara para aklamak” da benzer şekilde…

Bu da Amerika’nın, gariban ülkeleri “haraca bağlamasını meşru görmek”le eşdeğer bir tavır…

Bugün herkes biliyor ki, Amerika, kendisinde altın olarak karşılığı bulunmadığı hâlde, dünyanın dört bir tarafına “dolar” adı altında “kağıt” satıyor

Aslında bunların da dışında, işin “ahlâki” kısmı daha büyük bir önem arz ediyor;

Türkiye’de adalet olmadığını, “yolsuzluğun” örtbas edildiğini söyleyerek;

Amerika’ya “adalet” atfetmek için, bir insanın nasıl bir “karaktere” sahip olması lazım?..

Rıza Zerrab’ın tamamen siyasî sebeblerle tutuklanmasını;

“Amerikan adaleti”(!)ne methiye düzmenin vesilesi olarak değerlendirmek?..

Nasıl bir “aşağılık”la, nasıl bir “iğrençlikle” karşı karşıya olduğumuzu tarif edebiliyor muyum?..

Fetullahçılık işte tam da böyle bir şey…

Türk halkının seçtiği meşru bir hükümeti, “Türk devletinin” adaletini, “utanç verici” bulan bir şerefsizlik;

“Amerikanın önüne yatmayı” yolsuzluğa karşı olmak ve adalet olarak tarif ediyor!..

Yerseniz!..

Konu ile en alâkasız yazarlar bile –örneğin Murat Yetkin- işin içinde uluslar arası başka hesaplar olabileceğine dikkat çekerken, Fetullahçı zübüklerin bu tutuklamayı:

Türkiye’nin adaletsizliğine, Amerika’nın şaşmaz adaleti(!)ne” bağlamaları, sadece gözleri kör eden “Erdoğan düşmanlığı” ile de açıklanabilecek bir durum da değil!

Fetullahçı zübük diyor ki;

ABD'de yapılacak yargılama bir yönüyle 17 Aralık'ın “bir yargı darbesi” olmadığını da gösterecek.

New York'ta, Türkiye için “utanç verici” bir yargılama süreci yürüyecek…

Rıza Zerrab, Türkiye’nin “milli kahramanı mı” ki, bu “Türkiye için” utanç verici olsun?..

Rıza Zerrab Türkiye demek mi ki, “Türkiye için utanç verici” olsun… Siz ki yüzde 52 ile seçilmiş birCumhurbaşkanı’nı bile “Türkiye” olarak görmezken, -ki Cumhurbaşkanı bir ülkeyi temsil eder-bir İran vatandaşını nasıl oluyor da “Türkiye” diye tarif ediyorsunuz?..

Sürtük korosunun ikinci şefi Altan daha şedit;

İçerde çakma mahkemelerle sivil darbeler yapıp, yolsuzluklarla hırsızlıkların üstünü zorbalıkla örtmeye kalkınca, dışarısı devreye giriyor.”

Buna göre de; “Türkiye’deki mahkemeler çakma”, Amerika’daki mahkemeler “orijinal!”…

Görüyorsunuz değil mi?..

Aslında bu “yanaşma Fetullahçı” yazının başında ağzındaki baklayı çıkarıyor;

Dün sabah, Brüksel'deki korkunç katliamın TV ekranlarından taşan dehşetini izlerken, bir yandan da İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab'ın, ABD'de New York savcısı Preet Bharara tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının bizim medyaya yansımasının peşindeydim.

Brüksel'deki terör alçaklığı tartışmasız çok ölümcüldü ama Türkiye için Zarrab konusu da çok sessiz geçiştirilecek bir gelişme değildi.

Zarrab konusunda derin bir sessizlik vardı.

Türkiye'deki medya susunca olay geçip gidecek sanıyorlar galiba.

Siyasal iktidarın ve uzantılarının bu olayın üstünü örtme çabası ölüme çare aramak gibi, boşuna gayret…

-???...

Sanıyorum görülüyordur;

Meseleyi “Türkiye’nin başına uluslar arası bir çorap örme operasyonu” olarak kurgulanmaya çalışıldığı!

Amerikan adaleti, Türkiye’yi ve Türkiye’deki yolsuzluğu bile kendine dert ediniyor

Diyen şerefsizliği!...

Türkiye’deki medya susunca olay geçip gidecekler sanıyorlar galiba?

Diyor…

Demek ki “geçip gitmeyecek”…

Altan’ın kesinlikle bir bildiği var…

Ve bu “özgür sürtükler korosunun” aynı gün, aynı gazetede hepsinin birden, “Rezzab’ın şeyine” sarılmaları ve “Amerikan adaleti”(!)ne vurgu yapmalarının boşuna olduğunu düşünmek saflık olur!..

fetullahci-surtuk-iki-001.jpg

Tabii insan bunların hepsini birden okuyunca, “teslim olmaktan” başka çare bulamıyor;

“Tabii ki Amerika tanrıdır…

Tabii ki Amerikan adaleti “mutlaktır”…

Tabii ki Fetullah aşağılık bir Amerikan ajanı değil, mübarek bir “hocfendi”dir…

Tabii ki sizler, bu halkın, bu ülkenin milli menfaatlerini düşünen…

Hak ve hukuk aşağı… Adalet sevdalısı “Amerikan elçilerisiniz…”

Ne temiz, ne dürüst insanlarsınız… Üstelik “yolsuzluğa” filân da karşısınız…”

Tamam; Amerika Zerrab'ı yargılasın, sonra Türkiye'ye el atsın;

"Yahu siz ne biçim bir ülkesiniz, bu Zerrab'ı niye içeri atmadınız, adalet öyle olmaz böyle olur!" desin!

Hatta, Türk mahkemelerini kapatsın, Erdoğan'a kelepçe taksın... O zaman koro halinde oynarsınız değil mi? "Demokrasi ve hukuktan şâd olmuş" vaziyette "selfi çekersiniz" artık!

Hatta, "Türk mahkemeleri çakma" diyen aşağılık Batıcı Altan'a kalırsa; Türk mahkemelerini lağvedip, yerine Amerika'dan orjinal mahkeme getirelim, olmaz mı?..

Böyle bir "şerefsizlik" nasıl kılıfına uyduruluyor, görüyorsunuz değil mi?..

Bunların derdinin hiçbir zaman; "Yolsuzluk, hak, adalet, hukuk" filan olmadığını?..

Aslında bunları görünce ben de bazen ister istemez şöyle düşünüyorum;

Evet, bu işlerden “iktidar” sorumlu;

Çünkü, bir gazeteye “kayyum” atadıktan sonra, bunların pıtrak gibi hemen aynı gün bir başka gazetede aynı “melânetleri” sürdürmeleri –“operasyon gazeteciliği”ne müsaade etmesi-, iktidarın bu işteki sorumluğunu gösteriyor!..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.