• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 6 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 15 °C

Ahmet Yılmaz yazdı; Öğretmenlerin fikir hürriyeti mı var ki fikrini soruyorsunuz?

Ahmet Yılmaz yazdı; Öğretmenlerin fikir hürriyeti mı var ki fikrini soruyorsunuz?
"1 Milyon Öğretmen 1 Milyon Fikir..."

nabiz-haber-ozel-yeni-139.png

 

 

ÖĞRETMENLERİN FİKİR HÜRRİYETİ VAR MI Kİ FİKRİNİ SORUYORSUNUZ?

Ahmet Yılmaz

Gençliğimi verdim aşık olduğum mesleğe, feda olsun. Fakat bir yandan "teamüller" denilen baskıcı düzenin, öbür yandan ruh sağlığımı tarumar eden, karakterimi kişiliğimi yerden yere vurarak beni bir "mankurt" olmaya zorlayan, şeref ve haysiyetimi müdürün, kaymakamın, valinin iki dudağı arasına teslim ederek beni bordrolu köle yapan darbe mevzuatının Allah belasını versin.

İyi niyetinden şüphe duymadığım yeni Milli Eğitim Bakanımız, Bakan olduğu günden bu yana her fırsatta eleştirdiği, “Propagandist biçimde çocuklara verilen, hayattan uzak bayat müfredatları sorgulayacağız” dediği "mankurt yetiştirme müfredatı"nı değiştirmek adına, 1 milyon öğretmenden 1 milyon fikir istiyor.

Sayın Bakanımız kusura bakmasın, ama bu fikir ifade etme işine yanlış yerden başladılar. Zira işe önce, say say bitmez, sanki askermiş gibi öğretmenin başına dünya kadar amir diken ve en ufak bir fikir ifadesinde, "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diyerek kendilerini dev sanan cüceleri, öğretmenin yakasına yapıştırtıp fikrini boğdurtan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu tarihin çöp sepetine atmakla başlamalıydınız.

Hay Allah bakın yine fikir ifade ettim. Şimdi ben bu yazıyı açık kimliğimle yazmış olsaydım; Mezvuat Hazretleri anında müfettişlerini gönderip kapıma, sanki bir vatan hainiymişim gibi beni sorguya çektirir, sorgudan sonraki aşağılanmışlık psikolojisi içinde öğrencilerime nasıl verimli olacağımı hiç düşünmezdi.

Yukarıda izah etmeye çalıştığım sebepten dolayıdır ki, çok arzu etmeme rağmen "1 Milyon Öğretmen 1 Milyon Fikir" kapsamında MEB'e fikirlerimi göndermeye cesaret edemedim.

Fakat fikir bu, yüreğine hapsetmek istesen de mümkün değil. Bu ülkede vesayet dönemlerinde nice fikir adamı müstear isimlerle kitap yazmak zorunda kalmış, nicesi de terk-i vatan olmuştu. Eğer bu bir ayıp ise, bu ayıbın suçlusu onlar değildir. Bundan dolayıdır ki, yüreğimden taşan, fakat 657 tehdidinden dolayı, ancak kimliğimi gizleyerek fikirlerimi ifade edebilmemi, insaf ehli anlayışla karşılayacaktır.

 

Sayın Bakanımızı birilerinin haberdar etmesi umuduyla, Milli Eğitim camiasına dair işte benim fikirlerim …

 

İLİM İRFAN YUVASI MI DANS KURSU MU?

Müslüman ana babasından 4-5 yaşında alınan sabiler, devletin anaokullarına teslim ediliyor. Çok bilmiş uzmanlara göre, o yaştaki çocuklara din ahlâk eğitimi vermek pedagojik olarak uygun değil, fakat inkar kültürünü zerk etmek çok lüzûmlu.

Müslüman milletin evlatları; dansı müziği, cinsellik içeren şarkıları daha ağzı süt kokar yaşta anaokullarında öğrenmeye başlıyor. 23 Nisanlarda 5 dakikalık dans gösterisi yapmak için çocuklarımıza derslerinden çalınarak aylarca dans provası yaptırılıyor. Tek kullanımlık dans kıyafetleri için veliler dünyanın parasını veriyor.

Okulların ilim irfan yuvası değil de dans ve müzik kursu görüntüsüne, küfür yobazları çağdaşlık adına bayılıyorlar. Fakat bir öğretmen, Müslüman memlekette Müslüman çocuklarına dinî değerleri aşılamak istediği zaman, kırmızı görmüş boğa gibi saldırıyor, tetikçilik yapan tv, gazete ve internet sitelerinde o öğretmeni linç ediyorlar.

Youtube'a "skandal 23 nisan" yazın ve içiniz kan ağlayarak izleyin.

23 Nisan 1920'de Hacıbayram Camii'nde kılınan Cuma namazından sonra tekbirler, hatimler, salalar ve dualarla açılan TBMM, orduya mermi taşıyan çarşaflı anaların, Müslüman Türk kadınının örtüsüne el uzatan Fransız gâvurunu alnının çatından vuran Sütçü İmamların taşıdığı ruhun tecelligâhı ise …

Okullardaki 23 Nisan kutlamalarında körpecik çocuklara şalvarını soydurup başörtüsünü attırıp Arjantin’li fahişelerin(1)  tango dansını yaptırmak, 23 Nisan ruhuna tükürmek değil midir?

Ya bu alçaklığı çılgınca alkışlayan, fotoğraf çekmek için birbirini ezen ana babalar? Onlara bir sorum var!

Öğretmen diye çocuğunuzu emanet ettiğiniz o kişi, "Çocuğunuzu diskoya bara götüreceğim, orada bir güzel dans edip eğleneceğiz." dese, buna müsaade eder miydiniz? Müsaade ne kelime, o öğretmeni anında şikâyet ederdiniz. Peki disko bar söz konusu olunca, ahlâk duygunuz kabarıyor da, diskoyu barı okula taşıyınca bu mübah mı oluyor?

 

ŞEHİTLİKTE ERİK DALI REZALETİ

“Erik Dalı” adlı rezil şarkı eşliğinde şehitlikte dans skandalını görmüşsünüzdür. Skandal üzerine istifa eden muhtarın dediğine göre, dans grubu ortaokul öğrencilerinden oluşuyormuş. Tabii erik dalı müziğinin olduğu CD de okula ait.

Bugün anaokulundan üniversiteye kadar nesillerimizin dilinde bir erik dalıdır gidiyor.

Erik dalı gevrekmiş

O dilleri yesinlermiş

Yeni bakanımızdan ricam, bu aşağılık şarkının bütün okullarda yasaklanmasıdır.

Mahalleleri bar ve pavyona çeviren sokak düğünlerinde ne ezana saygı var ne salaya. Çünkü okullarda danstan müzikten fırsat bulup da mukaddesata saygıyı öğretmedik çocuklarımıza.

 

YÜZME HAVUZUNDA YARI ÇIPLAK ŞEHİTLERİ ANMAK

Zafer Bayramı dolayısıyla şehit ve gazileri yüzme havuzunda ananları gördünüz mü? 23 Nisan’da “örtüyü attık çağdaşlaştık” dansları, şehitlikte erik dalı ve dans şov, yüzme havuzunda şehitleri anma etkinliği … Kim getirdi bizi bu hâle?

 

Üstad Necp Fazıl’ın ifadesiyle, "Mezarda kan terliyor babamın iskeleti; Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?"

 

İŞ SENDE BİTİYOR MÜSLÜMAN!

Kalbinde zerre kadar iman varsa, hayvanlar gibi bir gün onunla, sıkılınca bir gün başkasıyla düşüp kalkan, önce veledi zinasını peydahlayan sonra isterse evlenen mahlûkatın aşağılık şarkı ve danslarıyla çocuklarının tertemiz ruhlarının kirlenmesini istemiyorsan harekete geçeceksin. Çocuğuna o aşağılık dansları dayatanlara tepki gösterecek, vazgeçmezlerse bu Allah’tan korkmaz kuldan utanmazları, Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesini gerekçe göstererek savcılığa şikâyet edeceksin.

O maddede aynen şöyle yazar:

a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,

b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

Ayrıca CİMER'e dilekçe yazarak, 23 Nisan Çocuk Bayramında rezil dans gösterilerinin yasaklanıp, eskiden olduğu gibi, çocukların fıtratına uygun çocuk yarışmalarının yapılmasını talep edeceksin.

 

Bu hususta insanî vazifem gereği, sana yardımcı olmak için yazının sonunda bir dilekçe(2)   paylaşacağım.

 

KAYNAK KİTAPLARA GÖSTERDİĞİN TEPKİYİ DANSLARA DA GÖSTERDİN Mİ?

Öğretmenlerin velilerden kaynak kitap istemesine öyle yoğun bir kamuoyu tepkisi geldi ki, sonunda Bakanlık velilere kaynak kitap aldırmanın yasak olduğu, aldıran öğretmenler hakkında soruşturma açılacağıyla ilgili resmî yazı yayınlamak zorunda kaldı.

Bakalım aynı tepkiyi 23 Nisanlarda çocuklarına dayatılan danslar ve dans kıyafetleri için de gösterip, çocuklarının iman ve ahlâkının paradan çok daha değerli olduğunu ispatlayabilecek misin.

 

DİPNOTLAR

1) Tam olarak 1865-1880 yıllarında ortaya çıkan tango, içinde asilik, küstahlık, hırçınlık gibi duyguları barındırırken aynı zamanda hayal kırıklıkları ile parçalanmış duygulardan ötürü melankoliyi de taşır.

Tangonun Gelişimi

Ailelerini geride bırakıp tek başlarına başka bir ülkeye göç eden bu yüz binlerce kişiden oluşan işçi topluluğu, fahişeliği gelişen bir meslek haline getirmiştir. Genelevler artmış ve işçi sınıfının en büyük eğlencesi haline gelmiştir. Bu mekânlarda çalışan kadın sayısı az olduğu için kapıda kuyruklar oluşmaya başlamış, kuyrukta bekleyen erkekleri eğlendirmek için tango gösterileri yapılmıştır. Genelevlere işçi sınıfının geldiği gibi orta ve üst kesimden insanlar da geldiği için bu mekânlarda tango işçi sınıfından başka kesimlere de ulaşmayı başarmıştır.

Tango işçi sınıfına ait olduğu ve genelevlerden yayıldığı için bir süre ahlaksızca bulunmuş ve ayıplanmıştır. Arjantin tangosunun müziği sert hatlara ve belirgin ritimlere sahiptir. Bu tango stili Avrupa’ya ilk olarak 20. yüzyılda gemilerle Fransa’ya seyahat eden Arjantinli tangocular tarafından tanıtılmıştır.

Kaynak: https://www.bilgicik.com/yazi/tangonun-kokeni-tarihcesi-ve-gelisimi/

 

2 ) CUMHURBAŞKANLIĞI’NA

ANKARA

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuğumun yaşına ve ruh sağlığına uygun olmayan müstehcen sözleri olan şarkılar eşliğinde, milli ve manevi değerlerimizle bağdaşmayan yabancı kültürlere ait dans gösterisi yaptırılıyor. Çocuklarımıza okulda dayatılan bu tür danslar, Türk Ceza Kanunu’nun 226. Maddesine de aykırıdır.

Birkaç dakikalık dans gösterisi için bizden ayrıca maddi durumumuzun uygun olup olmadığına bakılmaksızın yüksek meblağlarda tek kullanımlık dans kıyafeti parası istenmektedir. Hiç istemediğim halde, kendini dışlanmış hissederek psikolojisi bozulur endişesiyle çocuğumun dans gösterisine katılmasına göz yumuyorum.

Ayrıca beş dakikalık dans gösterisi için çocuklarımızın derslerinden aylarca çalınarak prova yapılmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yanlışa el atarak milli kültürümüze yabancı, çocuklarımızın yaşına ve ruh sağlığına uygun olmayan müzikli dans gösterilerinin yasaklanmasını, bunun yerine eski bayramlarda olduğu gibi, çocukların gerçekten eğlenebileceği, şenlik havasında geleneksel çocuk yarışmalarının yapılmasını istiyorum.

Gereği için bilgilerinize arz ederim.

Ad Soyad İmza

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.