• BIST 94.887
  • Altın 244,793
  • Dolar 6,3500
  • Euro 7,4102
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 23 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 28 °C

ABD Suriye'ye saldırdı!

ABD Suriye'ye saldırdı!
ABD, İngiltere ve Fransa, Doğu Guta'da sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddia edilen Esad'a saldırdı...

ABD, İngiltere ve Fransa, Doğu Guta'da sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddia edilen Esad'a saldırdı. Saldırıda Suriye'nin başkenti Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda kentlerindeki askeri noktalar bombalandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'deki kimyasal saldırıya ilişkin "saldırı emri"verdiğini söyleyerek, ABD ile Fransa ve İngiltere'nin, Suriye rejimi hedeflerini vurmaya başladığını duyurdu.

Trump’ın, “Kısa bir süre önce Suriye diktatörü Beşar El Esad’ın kimyasal silah varlığına yönelik Amerikan ordusuna saldırı emri verdim” dedi

Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise ABD ve müttefikleri tarafından ateşlenen hiçbir füzenin, Tartus ve Hmeymim'in de dahil olduğu Rusya hava savunmasının sorumlu olduğu alana girmediği bildirildi.

Uluslararası ajanslardan gelen son dakika haberlerine göre; saldırıda başkent Şam'daki askeri noktalar hedef alındı. Mezze havaalanı, 41.Tugay ve araştırma merkezi vurulanlar arasında...

ABD’nin saldırılarda Tomahawk füzelerini kullandığı ileri sürülürken Suriye devlet televiyonu da hava saldırılarına uçaksavarlarla karşılık verildiğini bildirdi. Şam’daki yerel kaynaklar başkentteki bilimsel araştırma tesisinin bombalandığını ileri sürdü. Suriye’den yapılan açıklamada Kisva Bölgesi’nde 13 füzenin imha edildiği belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı ise Suriye hava savunma sistemlerinin Dumayri askeri havaalanına atılan 12 seyir (kruz) füzesini imha ettiğini duyurdu.

Saldırı esnasında Şam’da acil koduyla siren sesleri duyulmaya başladı.

Şam'daki Sputnik muhabiri, ABD öncülüğündeki saldırılarda Suriye Devlet Başkanlık Sarayı'nın ve başkentteki hükümet binalarının vurulmadığını bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD öncülüğündeki saldırıya ilişkin açıklamasında, "ABD, İngiltere ve Fransa tarafından atılan adımları destekliyorum. Bu adım, rejimin Suriye halkına yönelik kimyasal silahlarla saldırma kabiliyetini azaltacaktır" dedi.

Sputnik'e konuşan bir yerel kaynağın aktardığı bilgiye göre, ABD öncülüğündeki Suriye saldırılarında en az 6 sivil yaralandı. Konuya ilişkin henüz Suriyeli yetkililerden açıklama yapılmadı.

SURİYELİ YETKİLİ: SALDIRIYI RUSLAR ÖNCEDEN HABER VERDİ

Suriye hükümeti, füze saldırsı öncesi tüm askeri üslerin tahliye edildiğini ve şu anda hasarın gözden geçirildiğini bildirdi.

Bir yetkili Reuters Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada "Saldırı öncesi Ruslar'dan uyarı aldık ve tüm askeri üslerimiz birkaç gün önce tahliye boşaltıldı. 30 dolayında füze fırlatıldı ve üçte biri imha edildi" dedi.

Ajanslar saldırı anlarına ilişkin bu fotoğrafı geçti:

BEYAZ SARAY “NEDEN VURDUK” AÇIKLAMASI

Beyaz Saray “Esad rejiminin kimyasal silah kullanımına ilişkin ABD’nin değerlendirmesi” başlıklı bir bilgi notu yayınladı.

Bilgi notundan ana başlıklar şöyle:

- ABD güvenle Suriye rejiminin 7 Nisan 2018’de Şam’ın doğu kırsalındaki Duma’da onlarca çocuk, kadın ve erkeği öldüren ve yüzlercesini yaralayan saldırıda kimyasal silah kullandığı değerlendirmesi yapmaktadır.

- Bu sonuca, saldırıya dair haberler, kurbanların semptomları, saldırıdan kalma iki varil bombasının görüldüğü video ve fotoğrafların yanı sıra saldırı öncesinde Suriye askerlerinin arasındaki koordinasyonu gösteren güvenilir bilgiler üzerinden varılmıştır.

- Bilgilerin büyük bölümü Duma’daki bombardımanda rejimin klor gazı kullandığına işaret ederken rejimin aynı zamanda sarin gazı kullandığına dair ek bilgiler de var.

- Bu münferit bir vaka değildir. Suriye rejiminin kimyasal silah programını sonlandırdığını ilan ettikten sonra dahi kimsayasal kullandığına dair belirgin bir tarihi var.

- 7 Nisan’da Duma’da görgü tanıkları spesifik olarak Mi-8 helikopteri gördüklerini söylemiştir. Bu helikopterin Suriye rejiminin yakınlarındaki Dumayr hava üssünden kalkarak saldırı sırasında Duma üzerinde keşif yaptığı biliniyor. Pek çok sayıda görgü tanığı helikopterlerden varil bombaları bırakıldığını söylüyor ki bu savaş boyunca rejimin ayrım yapmadan sivilleri hedef aldığı bir saldırı taktiği. Duma’ya bırakılan varil bombaları rejimin daha önce kullandıklarıyla uyuşuyor. Güvenilir istihbarat bilgileri, klorin olduğu anlaşılan kimyasalın koordinasyonunda Suriye ordu mensuplarının görev aldığını ortaya koydu. Varil bombalarının bırakılmasının ardından Duma’daki doktorlar ve görev yapan kuruluşlar yoğun klor kokusu rapor ettiler ve aynı zamanda sarinle temasta ortaya çıkan bazı semptomlarla karşılaştıklarını bildirdiler.

- Rusya sadece Esad rejimini kimyasal saldırılarından sorumlu tutulmasını engellemekle kalmadı aynı zamanda 4 Mart 2018’de İngiltere’de bir suikast girişiminde sinir gazı kullanarak kimyasal silahlara dair tabuya saygı duymadığını gösterdi.

- 7 Nisan saldırısından bir kaç saat sonra Suriye’nin devlet ajansı Doğu Guta’daki son kalan muhalif grup Ceyş ül İslam’a yöenlik bir karalama kampanyası başlattı. Elimizde bu grubun herhangi bir tarihte kimyasal silah kullandığını öner sürecek hiçbir bilgi yok.

PENTAGON: OPERASYON NOKTA ATIŞI

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik operasyonuna ilişkin ABD Savunma Bakanlığı'nda (PENTAGON) basın toplantısı düzenlendi. Pentagon'daki toplantıda operasyonun ilk etabının sona erdiğini ve nokta atışı bir operasyon olduğu açıklandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamasından yaklaşık bir saat sonra Savunma Bakanı Mattis ve Genelkurmay Başkanı Dunford Pentagon’da kameraların karşısına geçti.

ABD Savunma Bakanı James Mattis, yeni saldırı planlarının olmadığını açıkladı. Mattis “Esad rejiminin geçen sene mesajı almadıkları anlaşılıyor. Şimdi biz ve müttefiklerimiz daha sert vurduk ve hep birlikte Esad’a ve onun katil kurmaylarına yeni bir silahlı saldırı daha düzenlememeleri gerektiğine dair mesajımızı gönderdik” dedi.

ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye rejimine karşı yürütülen ilk dalga saldırının sona erdiğini duyurdu.

Mattis şunları söyledi:

“- Başkomutan olarak Başkan Trump anayasanın 2. Maddesi uyarınca ABD ulusal çıkarlarını savunmak için askeri güç kullanma yetkisine sahip. Suriye’de kötüleşn insani krizi durdurmak ve özellikle kimyasal silahların kullanımını engellemek ABD’nin ulusal çıkarıdır.

- Geçen yıl rejimin sivillere karşı kimyasal silah kullanımına yanıt olarak kimyasal silahların gönderildiği askeri üssü hedef almıştık.

- Bugün önceki saatlerde Başkan Trump ABD ordusuna, müttefiklerimizle birlikte, Suriye rejiminin kimyasak silah araştırma-geliştirme-üretim kabiliyetlerini yok etme taliamatı verdi.

- Bu gece Fransa, İngiltere ve ABD Suriye’nin kimyasal silah altyapısını vurma konusunda kararlı bir eylem başlattı.

- Açıkça görülüyor ki Esad rejimi geçen sene mesajı almamış. Bu kez, müttefiklerimiz ve biz daha kuvvetli vurduk. Hep birlikte Esad’a ve ölümcül litenenats...sorumlu tutulacakları başka bir kimyasal saldırıya girişmemeleri yönünde açık bir mesaj gönderdik.

- 70 üyeli DEAŞ ile mücadele koalisyonu Suriye’de DEAŞ’I yenme hedefine bağlıdır. Bu geceki saldırı ondan ayrı olarak kimyasal silahlar kim tarafından hangi koşulda kullanılırsa uluslararası hukukun ihlali olduğununu sergiledi.

- Saldırılar Suriye rejimine yöneliktir. Bu saldırıları gerçekleştirirken sivil ve yabancı kayıpları önlemek için önemli tedbirler aldık.

- Tüm medeni ulusları Suriye’deki iç savaşı bitimek için acilen birlik olmaya ve Cenevre’deki barış sürecini desteklemeye davet etme zamanıdır.

- Yakın zamandaki deneyimlere dayalı olarak önümüzdeki günlerde Esad rejimiyle birlikte hareket edenlerin kayda değer bir dezenformasyon kampanyası başlatmasını bekliyoruz.”

RUSYA’DAN SERT TEPKİ

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'nin Duma'daki kimyasal saldırı sonrası Esad rejimine yönelik başlatığı operasyona Rusya'dan peş peşe tepkiler geldi. Rusya'nın ABD Büyükelçisi Antanov 'Suriye'ye saldırı sonuçsuz kalmayacak' derken Parlamentonun alt kanadı Duma'nın Savunma Komitesi Başkanı Şerin ise, "Rusya bu yaşananları saldırganlık eylemi olarak görmektedir' yorumunu yaptı. Rus Dışişleri de "Şam barışçıl bir gelecek şansı elde ettiği anda saldırıya uğradı" açıklamasında bulundu.

Rusya'nın ABD Büyükelçisi Antanov yaptığı yazılı açıklamada, bu gece yapılan hava operasyonunu kast ederek “Bu tür eylemler sonuçsuz kalmayacak” dedi.

Antanov'un açıklamasında şu satırlar yer aldı:

"En büyük endişelerimiz gerçeğe döndü. Uyarılarımız dikkate alınmadı.Önceden tasarlanmış bir senaryo sahnelendi. Bir kez daha tehdit edildik. Bu eylemlerin karşılıksız kalmayacağını söylemiştik.Rusya devlet başkanının küçük düşürülmesi kabul edilemez."

Ayrıca İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ABD öncülüğündeki saldırı kınanarak, saldırının bölgesel sonuçları olacağı konusunda uyarıldı.

PUTİN'DEN AÇIKLAMA

Saldırının ardından açıklama yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, saldırıyı en sert biçimde kınadıklarını vurguladı. Putin "Suriye'de yaşanan yeni gerilim, tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etkiye sahip" dedi.

Saldırıyı terörle mücadele ön safta yer alan egemen bir devlete yönelik saldırganlık eylemi olarak niteleyen Putin, saldırının tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etki yaratacağının altını çizdi.

“ABD EYLEMLERİYLE SURİYE'DEKİ İNSANİ FELAKETİ DAHA DA DERİNLEŞTİRİYOR”

Putin, "Rus ordusunun meşru hükümete terörle mücadelede destek verdiği Suriye'ye düzenlenen saldırıyı en sert biçimde kınıyoruz. ABD, eylemleriyle Suriye'deki insani felaketi daha da derinleştiriyor, sivil halka acılar yaşatıyor ve Suriye ile bölgede yeni bir sığınmacı dalgasını teşvik ediyor" ifadelerini kullandı.

“BMGK'YI ABD VE MÜTTEFİKLERİNİ KINAMAK ÜZERE ACİL TOPLANTIYA ÇAĞIRIYORUZ”

Açıklamasına "Suriye'de yaşanan yeni gerilim, tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etkiye sahip. Tarih, her şeyi yerli yerine koyacak ve halihazırda Washington'a eski Yugoslavya, Irak ve Libya'daki katliamlar nedeniyle büyük bir sorumluluk yükledi" diye devam eden Putin, BM Güvenlik Konseyi'ni ABD ve müttefiklerinin saldırgan eylemlerini kınamak üzere acil toplantıya çağırdıklarını vurguladı.

TOPLANIYORLAR

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya'nın talebiyle bu akşam Türkiye saatiyle 18.00'da acil olarak toplanacak.

“TRUMP İKİNCİ BİR ADOLF HİTLER’DİR”

Öte yandan Rus parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Savunma Komitesi başkanı Aleksandr Şerin de, "ABD Suriye'ye yönelik saldırılar düzenleyerek tüm uluslararası kuralları ihlal ediyor ve Rusya bunu saldırganlık eylemi olarak görmektedir" açıklamasında bulundu.

Şerin, "ABD Başkanı Trump sadece dünya çapındaki bir suçlu değil, ikinci bir Adolf Hitler'dir. Bu, ikinci Belgrad'dır. Bu bir dönüm noktasıdır, egemen bir devlete karşı savaş ilanıdır" dedi.

RUSYA DIŞİŞLERİ: BARIŞ ŞANSI...

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, "Şam barışçıl bir gelecek şansı elde ettiği anda saldırıya uğradı" ifadeleri kullanıldı.

Konuya ilişkin açıklamayı yapan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova, şu ifadeleri kullandı:

"Suriye halkı önce Arap Baharı'na, sonra IŞİD'e, şimdi de 'akıllı' Amerikan füzelerine maruz bırakıldı. Yıllardır terör tehdidi altında ayakta kalmaya çalışan egemen bir devletin başkentine saldırı düzenlendi."

Beyaz Saray'ın saldırı kararını almasında internet ve ana akım medya üzerinden yayınlanan fotoğraf ve videoların etkili olduğunu vurgulayan Zaharova, ABD'nin biyolojik silah labaratuarları iddiasını Irak işgaline gerekçe olarak göstermesini ima ederek "15 yıl önce Beyaz Saray bir şişe ve Dışişleri Bakanı'nı kullanmıştı. Şimdi ise Washington, şişe yerine medyayı kullandı" dedi.

Irak işgali öncesinde eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, 5 Şubat 2003'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşmuş ve Irak'ta hareketli biyolojik silah laboratuarları olduğunu ileri sürmüştü. Powell, iddiasını daha etkileyici kılmak için BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma esnasında elinde bir şişe dolusu şarbon tutmuş, bunu dinleyicilere göstermişti. Ancak daha sonra bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye düzenlediği saldırının dayanağını istihbarat kurumlarınca elde edilen verilerin değil, Batı basınındaki gerçek dışı haberler oluşturduğunu vurguladı.

Rossiya 1 televizyonuna demeç veren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, "Saldırının dayanağını basında yer alan haberler ile sosyal medyadaki paylaşımlar oluşturuyor" dedi.

“FRANSA ŞİMDİYE KADAR NEREDEYDİ?”

Fransa'nın hazırladığı Suriye'nin gizli kimyasal silah geliştirme programıyla ilgili gizli rapora tepki gösteren Zaharova, "Fransa'da bir gizli rapor yayınlandı. Rapora göre Şam, 2013 yılından bu yana gizli kimyasal silah geliştirme programı yürütüyor. O halde Fransa şimdiye kadar neredeydi? Fransız Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yetkilileri neredeydi? Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi neredeydi? Neden bunca sene sessiz kaldılar?"sorularını yöneltti.

TÜRKİYE’DEN SALDIRIYA DESTEK

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan saldırıdan dört buçuk saat sonra bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Türkiye, 7 Nisan günü Duma’da çok sayıda sivilin ölmesine yol açan kimyasal silah saldırısına mukabil ABD, İngiltere ve Fransa'nın bu sabaha karşı Suriye rejimine karşı düzenlediği operasyonu yerinde bir tepki olarak görmektedir” denilmesi dikkat çekti.

Açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

“Rejim tarafından gerçekleştirildiği yönünde güçlü şüphe bulunan Duma saldırısı karşısında tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz.

Kimyasal silahlar dahil kitle imha silahlarıyla ayrım gözetmeksizin sivilleri hedef alan saldırılar insanlığa karşı suç teşkil etmektedir. Yedi yılı aşkın süredir gerek konvansiyonel, gerek kimyasal silahlarla kendi halkına zulmeden Suriye rejiminin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları alanındaki sicili sabittir. Uluslararası toplumun vicdanında bu konuda şüphe yoktur.

Türkiye, bu tür suçların cezasız kalmamasının ve hesap verilebilirliğin tesis edilmesinin benzer hadiselerin tekrarının önlenmesi açısından kritik önemi haiz olduğuna inanmaktadır.

Bu tecrübe ışığında, başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere tüm uluslararası toplumun kimyasal silah kullanımının cezasız bırakılmamasını sağlayacak ortak adımlar üzerinde uzlaşmaya varması elzemdir.”

SARAY’DAN İLK TEPKİ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Duma’da kimyasal saldırı gerçekleştirdiği anlaşılan Suriye rejiminin cevapsız bırakılması düşünülemezdi" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın Suriye'de yaşanan hava saldırısı ile ilgili, "Kimyasal silahların kullanılması uluslararası hukukun ihlâli ve bir insanlık suçudur. 7 Nisan günü Duma’da kimyasal saldırı gerçekleştirdiği anlaşılan Suriye rejiminin cevapsız bırakılması düşünülemezdi. Bu menfur saldırının sorumluları hesap vermelidir. Uluslararası toplumu, gelecekte yaşanabilecek kimyasal saldırıların engellenmesi konusunda birlik olmaya çağırıyoruz" ifadesini kullandı.

Kalın şöyle devam etti:

"Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla ifade ettikleri gibi kimyasal silahların oluşturduğu tehdit, Suriye’de yüz binlerce insanın konvansiyonel silahlarla öldürüldüğü gerçeğini değiştirmemektedir. Dolayısıyla yalnızca kimyasal silahların imhasına yönelik çabalar, bölgedeki istikrarsızlığı sonlandırmakta yetersiz kalacaktır.

Amaç, Suriye’deki savaşı sonlandırmak olmalıdır.

Konvansiyonel ve kimyasal silahlarla yapılan tüm katliamların engellenmesi, Suriye’de siyasi çözümün bir an önce sağlanmasına bağlıdır. Bu çerçevede ulusararası toplumu, kimyasal ve konvansiyonel tüm silahlarla gerçekleşen ölümleri sona erdirecek kapsamlı bir siyasi stratejiyi hayata geçirmeye davet ediyoruz."

AK PARTİ’DEN AÇIKLAMA

Ak Parti sözcüsü Mahir Ünal CNN TÜRK yayınında konuştu. Ünal "Bu saldırı Suriye'ye karşı yapılmış değil, rejiime dönük bir saldırıdır. Böyle bir tepki gösterileceği açıklamalardan görülüyordu ve bizimle de bir bilgi paylaşımı oldu"dedi.

ABD'nin İngiltere ve Fransa ile birlikte Suriye'yi vurmasını değerlendiren Mahir Ünal şunları söyledi:

"Öncelikli olarak bölgede her hangi bir şey olduğunda Türkiye, 'bunun çözüme katkısı nedir' sorusunu soruyor. Çünkü biz öncelikle bir an önce, çözüm barış ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor; bu saldırı Suriye'ye karşı yapılmış değil, rejiime dönük bir saldırıdır. Böyle bir tepki gösterileceği açıklamalardan görülüyordu ve bizimle de bir bilgi paylaşımı oldu."

HÜKÜMETTEN AÇIKLAMA: OLUMLU BİR ADIM OLARAK GÖRÜYORUZ, DAHA FAZLASINA İHTİYAÇ VAR

Başbakan Binali Yıldırım, ABD öncülüğünde Suriye’ye düzenlenen operasyonu şöyle değerlendirdi: “Kimyasal silah kullanıldığında mı aklınıza geliyor? Yedi yıldır Suriye’de insanlar katlediliyor. Bugüne kadar neredeydiniz? Suriye’de gerçekten sorumluluk alınmalı. Bunu olumlu bir adım olarak görüyoruz. Kalıcı barış için daha fazlasına ihtiyaç var.”

ERDOĞAN, MAY İLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'ye saldırı düzenleyen ülkelerden olan İngiltere'nin başbakanı Theresa May ile görüştü.

Anadolu Ajansı'nın (AA) bildirdiğine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İngiltere Başbakanı May görüşmesinde, Suriye'deki son gelişmeler ele alındı.

ÇAVUŞOĞLU: BU REJİMİN SURİYE'NİN BAŞINDA KALMAMASI GEREKİYOR YOKSA İŞ BÜYÜYECEK

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bugüne kadar çoktan müdahale edilmeliydi. Tüm anlaşmalara ve Rusya ile İran'ın garantör olmalarına rağmen Doğu Guta'da on binlerce insanı bu rejim öldürdü. Müdahale rejime yöneliktir. Bu rejimin Suriye'nin başında kalmaması gerekiyor, yoksa iş büyüyecek" dedi.

RUS SENATÖR: ANKARA’NIN SALDIRIYA VERDİĞİ DESTEK HATALI

Suriye'ye düzenlenen füze saldırısı hakkında Facebook hesabından açıklama yapan Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev, Ankara'nın saldırıya verdiği desteği hatalı buldu.

RUSYA’NIN WASHINGTON BÜYÜKELÇİSİ: SONUÇSUZ KALMAYACAK

Twitter'da bir açıklama yayımlayan Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoli Antonov Batılı güçleri "önceden yazılmış bir senaryoyu uygulamakla" suçladı.

Antonov, "Yine tehdit ediliyoruz. Bu adımların sonuçsuz olmayacağı uyarısı yapmıştık" diye de ekledi.

Büyükelçi ABD Başkanı Donald Trump'ı televizyondaki açıklamasında Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e hakaret etmekle suçladı ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Antonov "Dünyanın en büyük kimyasal silah envanterine sahip ülkesi ABD'nin başka ülkeleri suçlamaya hakkı yoktur" diye de ekledi.

SURİYE’DEN SERT AÇIKLAMA

Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Suriye Arap Cumhuriyeti, ABD-İngiltere-Fransa'nın Suriye'ye yönelik vahşi saldırısını en güçlü şekilde kınıyor. Bu uluslararası hukukun alenen ihlali" dendi.

Suriye Dışişleri saldırının, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) bugün Duma'da kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını belirlemek için yapacağı çalışmaları engellemek için gerçekleştirildiğini duyurdu.

“SALDIRININ BAŞLICA AMACI OPCW MİSYONUNUN ÇALIŞMALARINI ENGELLEMEK”

SANA'nın aktardığına göre açıklamada "Saldırının zamanlaması OPCW misyonunun Duma'daki kimyasal saldırı iddialarını incelemek için gelmesiyle aynı zamanda oldu. Saldırının başlıca amacı misyonun çalışmalarını engellemek" dendi.

“110 FÜZE ATILDI, ÇOĞU ENGELLENDİ”

Bakanlık ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye 110 adet füze attığını ancak çoğunun havada imha edildiğini de açıkladı.

Bakanlık Humus'taki saldırıda 3 sivilin de yaralandığını aktardı. Ancak Şam'daki saldırılarla ilgili kayıp olup olmadığı belirtilmedi.

SANA Şam'ın kuzeyindeki Barzeh'teki araştırma merkezine birkaç füzenin isabet ettiğini ve “içinde bilimsel laboratuarlar ve eğitim merkezinin olduğu binanın yok edildiğini” de açıkladı.

Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sergey Rudskoy, Suriye hava savunma sistemlerinin ABD, İngiltere ve Fransa'nın saldırısı sırasında fırlatılan 103 füzenin 71'ini önlediğini belirtti.

Rudskoy, "Eldeki verilere göre saldırıda toplam 103 kruz füzesi kullanıldı. Büyük oranda Sovyet üretimi hava savunma komplekslerinden oluşan Suriye hava savunma sistemleri, hava ve deniz bazlı füzelere başarıyla karşılık verdi ve 71 kruz füzesini önledi" dedi.

“FRANSIZ UÇAKLARININ SALDIRIYA KATILDIĞI TESPİT EDİLMEDİ”

Rudskoy, Suriye'deki Rus üsleri Hmeymim ve Tartus'ta bulunan hava savunma sistemlerinin, Fransız uçaklarının saldırıya katıldığını tespit etmediğine dikkat çekti.

Rus yetkili, Hmeymim ve Tartus'taki sistemlerin ABD ve İngiltere'ye ait deniz ve hava unsurlarından fırlatılan füzeleriyse zamanında tespit ederek kontrol altına aldığını ifade etti.

“HEDEF ALINAN ÜSLER ZARAR GÖRMEDİ”

Rudskoy, saldırıda hedef alınan hava üslerinin zarar görmediğinin altını çizerek şunları söyledi: "Objektif kontrol verilerine göre Duvali hava üssüne 4, Dumayri hava üssüne 12, Bley hava üssüne 18, Şayrat hava üssüne 12 füze fırlatıldı. Bu füzelerin tamamı imha edildi."

“HUMUS'TAKİ TESİSLER KISMEN ZARAR GÖRDÜ”

Rudskoy, Suriye'nin kimyasal programı kapsamında kullanıldığı öne sürülen Humus'taki tesislerin saldırı sonucunda kısmen zarar gördüğünü bildirdi.

“RUS SİSTEMLERİ DEVREYE SOKULMADI”

Rus hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgeye hiçbir füzenin gelmediğini de kaydeden Rudskoy, bu nedenle Rus sistemlerinin devreye sokulmadığını vurguladı.

“SURİYE VE DİĞER ÜLKELERE S-300 SEVK EDEBİLİRİZ”

Diğer taraftan Rudskoy, düzenlenen bu saldırının ardından Suriye ve diğer ülkelere S-300 hava savunma sistemleri sevkiyatının yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Rudskoy, "Birkaç yıl önce bazı Batılı partnerlerimizin yoğun talebi üzerine Suriye'ye S-300 sistemleri sevk etmekten vazgeçtik. Ancak yaşanan bu gelişme ışığında, bu konuyu yeniden gündeme alabiliriz. S-300'leri sadece Suriye'ye değil, diğer ülkelere de sevk edebiliriz" diye konuştu.

BM'DEN İTİDAL ÇAĞRISI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres,  ABD İngiltere ve Fransa'nın, Suriye'ye yönelik düzenlediği saldırı üzerine uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi, itidal gösterilmesi ve gerginliği artıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulundu.

Guterres, yaptığı yazılı açıklamada,  ABD İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik hava saldırılarını yakından takip ettiğini ve 'uluslararası barış ve güvenlik söz konusu olduğunda BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuk ile tutarlı bir şekilde hareket etme zorunluluğu olduğunu' belirtti.

BM Sözleşmesinin bu konuda çok net olduğuna dikkati çeken Guterres, ''BM Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında en önemli  sorumluluğa sahip. Güvenlik Konseyi üyelerini birlik olup bu sorumluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Tüm üye devletlere böyle tehlikeli bir durumda itidal göstermesi, gerginliği tırmandıracak ve Suriye halkının ıstırabını daha da kötüleştirecek herhangi bir eylemden kaçınma çağrısı yapıyorum'' değerlendirmesinde bulundu.

HİZBULLAH: AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR

Lübnan Hizbullahı ABD, Fransa ve İngiltere'nin Suriye'ye hava saldırısı yapmasını kınadı. Hizbullah'tan yapılan açıklamada "ABD'nin Suriye'ye, bölge halkına ve direniş hareketine karşı olan savaşı amacına ulaşamayacak" dendi.

HAMANEİ: ONLAR BİRER CANİ

İran İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Amerika, İngiltere ve Fransa’nın Suriye saldırısını cinayet olarak niteledi.

Amerika Başkanı, Fransa Cumhurbaşkanı ve İngiltere Başbakanı birer cani olduklarını kaydeden Ayetullah Hamanei bu canilerin bu cinayetinden hiç bir çıkar da elde edemeyeceklerini vurguladı.

“AMERİKA YAPTIĞININ SONUÇLARINI BEKLESİN”

İran Sipahiler Ordusu Başkomutan Yardımcısı General Yedullah Civani, Amerika ve müttefiklerinin Suriye’ye tecavüzüne tepki gösterdi.

General Civani bu saldırının açık bir tecavüz olduğunu ve hiç bir meşruiyeti bulunmadığını belirtti.

Amerika ve Batı siyonistlerle birlikte Suriye’de teröristleri desteklediklerini, fakat teröristler stratejik hezimete uğradıklarını belirten General Civani, Amerika şimdi bu saldırı ile onların hezimetini telafi etmeye çalıştığını kaydetti.

Bu saldırının hiç bir şeyi değiştirmeyeceğini vurgulayan General Civani, Amerika bölgede yaşanacak yeni gelişmelerden sorumlu olduğunu, bu gelişmeler kesinlikle Amerika’nın lehine olmayacağını, Amerika yaptığının sonuçlarını beklemesi gerektiğini vurguladı.

İRAN’DAN ESAD’A TELEFON: YANINIZDAYIZ

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Suriye Devlet Başkanı Esad arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti.

İran'ın Suriye'deki Esad rejimine desteğini bildirmek için telefon görüşmesini gerçekleştirdiğini belirten Ruhani, "Esad'ı yaradım, yanınızdayız mesajı verdim" dedi.

Esad da, Ruhani'ye, "Batı kontrolü kaybettiği için saldırdı" açıklamasını yaptı.

RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞI: SALDIRIDA 100'DEN FAZLA FÜZE FIRLATILDI

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıda havadan karaya ve kruz olmak üzere 100'den fazla füze fırlatıldığını, füzelerin çoğunun imha edildiği bildirdi. Açıklamada, saldırıyı Kızıl Deniz'deki iki ABD savaş gemisinin, Akdeniz'deki taktik uçaklarının ve Tanf bölgesindeki B-1B bombardıman uçaklarının gerçekleştirdiği kaydedildi. Bakanlık, Suriye'nin saldırıyı Sovyetler Birliği yapımı hava savunma sistemleriyle geri püskürttüğünü bildirdi.

Açıklamada ayrıca, saldırının geri püskürtülmesinde Rusya'nın hava savunma sistemlerinin dahlinin olmadığı belirtildi.

 İNGİLTERE SALDIRIYA 4 TORNADO SAVAŞ UÇAĞIYLA KATILDI

İngiltere Savunma Bakanlığı, ülkenin Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesiyle ilgili hedeflere yönelik harekatına 4 Tornado savaş uçağıyla katıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İngiltere saatiyle 02.00'de İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinin ABD ve Fransa ile Suriye'deki hedefleri vurmaya başladığı kaydedildi.

Suriye rejiminin kimyasal kapasitesiyle ilgili olduğu öne sürülen hedeflere yönelik harekata, İngiltere'nin Kıbrıs'taki Akrotiri Hava Üssünden kalkan Tornado tipi 4 savaş uçağı ile katıldığı açıklandı.

İngiliz uçaklarının Humus'taki bir eski füze üssünü hedef aldığı ve saldırıda 'Storm Shadow' (Fırtına Gölge) füzelerinin kullanıldığı belirtildi.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre İngiliz uçakları saldırılarını Suriye hava sahasına girmeden gerçekleştiriyor.

İNGİLTERE BAŞBAKANI MAY: BAŞKA ÇARE YOK

İngiltere Başbakanı Theresa May, İngiltere, Fransa ve ABD'nin Suriye'de hükümete ait hedefleri vurmasının ardından Başbakanlık'ta basın toplantısı düzenledi. Saldırının “haklı ve yasal” olduğunu ileri süren May, "Güç kullanımından başka çare yoktu" ifadelerini kullandı.

May şunları söyledi:

"Operasyonun başarısından eminiz. Böyle bir adım atmamız gerekliydi. Kimyasal saldırıdan rejim sorumluydu. Kimyasal silah varil bombasıyla kullanıldı. İstihbarat saldırının arkasında Suriye rejiminin olduğunu gösteriyor. Rejimin kimyasal saldırıları durdurulmalı. Suriye rejiminin bu konuda korkunç bir geçmişi olduğunu biliyoruz.”

İngiltere Başbakanı Theresa May Suriye rejiminin kimyasal silahları imha etmekle ilgili sözü yerine getirmediğini de söyledi.

İNGİLİZ LİDER: SALDIRI YASAL AÇIDAN SORGULANABİLİR BİR HAMLE

İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn ise Suriye'ye saldırının "yasal açıdan sorgulanabilir bir hamle" olduğunu söyledi.

Saldırının, zaten yıkıcı olan bir çatışmayı daha da büyütme riski olduğunu vurgulayan İşçi Partisi lideri, bu hamlenin savaş suçlarının ve kimyasal silah kullanımının hesabının sorulması ihtimalini arttırmak yerine azalttığını ifade etti.

Corbyn ayrıca hükümetin Rusya ve ABD'nin, kimyasal saldırının BM önderliğinde, bağımsız bir heyet tarafından soruşturulması üzerinde anlaşması için elinden gelen her şeyi yapması gerektiğini belirtti.

FRANSA: YENİ SALDIRI PLANLANMADI

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian Suriye'de hedefe ulaşıldığını belirterek şu anda yeni bir saldırı planlanmadığını açıkladı. BFM televizyonuna konuşan Fransız Bakan, ancak Şam'daki hükümetin kırmızı çizgiyi aşması durumunda yeni saldırıların olabileceğini hesaba katması gerektiğini de sözlerine ekledi.

"İSTİHBARAT RAPORUNDA SOSYAL MEDYADA YER ALAN MATERYALLER KULLANILDI"

Sputnik’te yer alan habere göre; Fransa Savunma Bakanlığı, Suriye'nin kimyasal silah programı yürüttüğüne dair iddiaların yer aldığı bir istihbarat raporu yayınladı. Bakanlık, raporda basında ve sosyal medyada yer alan materyallerin kullanıldığını itiraf etti.

"Fransa ve müttefikleri tarafından toplanan materyaller, Suriye rejimini 7 Nisan'daki saldırıyla ilgili suçlamak için yeterli miktarda kanıt sunuyor" denen raporda, "Fransız uzmanlar, görgü tanıklarının kanıtlarını, saldırıdan sonraki saatlerde ve günlerde özel internet sitelerinde, basında ve sosyal medyada çıkan fotoğraf ve videoları, ayrıca istihbarat servislerinin kanıtlarını analiz etti"ifadeleri kullanıldı.

Yapılan analizler sonucunda söz konusu “kanıtların” büyük bölümünün uydurma olmadığının anlaşıldığını savunan bakanlık, fotoğraflarının tüm sosyal medyalarda eş zamanlı olarak yayılması nedeniyle foto-montaj ve video-montajın söz konusu olamayacağı sonucuna vardıklarını kaydetti.

ALMANYA BAŞBAKANI MERKEL: ASKERİ OPERASYON BAŞARILIYDI, DESTEKLİYORUZ

Almanya Başbakanı Angela Merkel de Suriye'de başlatılan operasyonla ilgili bir açıklama yaptı. ABD'nin öncülüğündeki operasyonu destekleyen Merkel, "Kimyasal silahlarlarla ilgili uluslararası düzenlemelerin etkisini korumak ve Suriye rejimini başka ihlallere karşı uyarmak amacıyla yapılan askeri operasyon başarılı ve orantılıydı" ifadelerini kullandı. Hava saldırıları ile "rejimin kimyasal saldırı yeteneğini kesmeyi ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin tekrar ihlal edilmesini engellemeyi" amaçladığına dikkat çeken Merkel, "Amerikalı, İngiliz ve Fransız müttefiklerimizin BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak bu sorumluluğu üstlenmesini destekliyoruz" şeklinde konuştu.

KANADA’DAN SALDIRIYA DESTEK AÇIKLAMASI

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Kanada’nın ABD, Fransa ve Birleşik Krallık’ın Suriye’ye saldırma kararını desteklediğini açıkladı.

“Kanada, kendi insanlarına kimyasal silahlarla saldıran Esad rejimini durdurmak için harekete geçen ABD, Fransa ve Birleşik Krallık’ı desteklemektedir” diyen Trudeau “Suriye’de kullanıldığı iddia edilen kimyasal silahlarla ilgili soruşturmamızı uluslararası ortaklarımızla beraber çalışarak ilerleteceğiz. Bu saldırılardan sorumlu olanlar mahkeme karşısına çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.

AB KONSEYİ BAŞKANI: MÜTTEFİKLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Suriye'deki çeşitli hedeflere düzenlenen füze saldırıları konusunda Twitter'dan bir açıklama yaptı. Tusk "ABD, Fransa ve İngiltere tarafından yapılan saldırılar Suriye rejimiyle birlikte Rusya ve İran'a bu insanlık trajedisinin, ez azından hiçbir bedeli olmadan devam edemeyeceğini net bir şekilde göstermiştir. AB olarak müttefiklerimizin ve adaletin yanında olacağız" dedi.

NATO'DAN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI

NATO, Brüksel'deki karargahta öğleden sonra Suriye'yi görüşmek için olağanüstü toplanma kararı aldı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise yaptığı açıklama ile Suriye'ye yapılan saldırıya destek vermişti.

Stoltenberg, "ABD, İngiltere ve Fransa tarafından atılan adımları destekliyorum. Bu adım, rejimin Suriye halkına yönelik kimyasal silahlarla saldırma kabiliyetini azaltacaktır" demişti.

Stoltenberg Suriye hükümetinin kimyasal silah kullanmakla suçlayarak bunun “uluslararası normlar ve aklaşmaların açık ihlali” olduğunu da söyledi.

ÇİN’DEN AÇIKLAMA: ASKERİ EYLEME HER ZAMAN KARŞI OLACAĞIZ

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, internet sitesinden yaptığı açıklama ile ABD, Fransa, İngiltere'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği hava operasyonu ile ilgili saldırı sonrası "Suriye krizinde tek çözüm yolunun siyasi anlaşma olduğunu” belirten bir açıklama yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı, saldırı sonrası Suriye krizinde tek çözüm yolunun siyasi anlaşma olduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Hua, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin uluslararası hukukun ilkeleri ve temel normlarını es geçen uluslararası ilişkilerde güç kullanımı ve herhangi bir askeri eyleme Çin'in her zaman karşı olacağını açıkladı.

TRUMP'DAN YENİ AÇIKLAMA

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'de İngiltere ve Fransa'nın da desteğiyle gerçekleştirilen operasyonun ardından Twitter'dan yaptığı paylaşımla, "Dün gece Suriye'de mükemmel bir operasyon gerçekleştirildi. Fransa ve Birleşik Krallık'a ordularının gücü ve bilgeliği için teşekkür ederim. Daha iyi bir sonuç olamazdı. Görev tamamlandı." açıklamasında bulundu. 

Trump "Büyük askeri gücümüzle gurur duyuyoruz, ki bu, tam olarak milyarlarca dolar harcadıktan sonra ülkemizin sahip olduğu en güzel şey. Hiçbir şey olmayacak ya da hiç kimseye bir şey olmayacak... Yakın olsa bile!" dedi.

SAADET PARTİSİ’NDEN AÇIKLAMA

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Amerika’nın bu sabaha karşı Suriye’de gerçekleştirdiği, saldırıyı telin etti. Karamollaoğlu "İslam dünyası için en kutsal sayılan gecelerden Miraç Kandili’nde yapılan bu saldırı sadece Suriye’yi değil, bütün Müslümanları hedef almıştır.” dedi. 

Amerika’nın İslam dünyası için mukaddes günleri hedef alan saldırılarının ilk olmadığını hatırlatan Karamollaoğlu “Şüphesiz ki bu durum İslam dünyasına duyulan kin ve nefretin göstergesi olduğu kadar,  asıl hedefin sadece Suriye değil Afganistan’dan Yemen ‘e kadar bütün Müslümanlar olduğunun göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

YALANLAR ÜZERİNE KURULU BİR SENARYO

İslam dünyasının yalanlar üzerine kurulu bir işgal süreciyle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, “Irak’ı kimyasal silah yalanı ile işgal edenler, şimdi aynı yalan ve aynı senaryoyu Suriye’de gerçekleştirmek istiyorlar. Elde hiçbir somut delil olmadan. Duma’da kimyasal silah kullanıldığı iddiası ile yapılan bu bombalama bunu bir kez daha teyit etmiştir”değerlendirmesinde bulundu. 

“Sebebi ne olursa olsun bu tür emperyalist müdahaleler coğrafyamıza kan ve gözyaşı getirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Şüphe yok ki coğrafyamızda yaşanan bu tür saldırıların tamamı, İsrail’in işine yaramakta ve Büyük İsrail hedefine hizmet etmektedir” diyen Karamollaoğlu, saldırı karşısında Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya da tepki gösterdi.

İslam dünyasının küresel bir kuşatma ile karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Temel Karamollaoğlu; “Bugün yaşadığımız küresel kuşatmaya ancak küresel bir direniş ve İslam ülkelerinin birliği ile karşılık verilebilir. Bu noktada en büyük görevde İİT dönem başkanı olarak Türkiye’ye düşmektedir. Biz hükümetten ABD şakşakçılığı değil, İslam Dünyasına öncülük edecek şahsiyetli bir duruş bekliyoruz” diye konuştu.

ESAD’CI GENÇLERDEN TÜRKİYE’YE MESAJ

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın lideri olduğu Suriye Baas Partisi Devrimci Gençlik Birliği, Türkiye Gençlik Birliği'ne (TGB) mesaj gönderdi. Mesajda "Türkiye'de bizleri destekleyen kardeşlerimizin, dostlarımızın olması bize güç veriyor. Selam olsun!" denildi.

İşte Suriye Baas Partisi Devrimci Gençlik Birliği'nden Türkiye Gençlik Birliği'ne gönderilen mesaj:

“Suriye halkı bugün emperyalizmin saldırılarına karşı başarılar kazanan Suriye Ordusu'nun zaferini kutlamaktadır. Zafer diyoruz çünkü emperyalist koalisyonun pek çok hava saldırısı savunma sistemlerimiz tarafından savuşturulmuştur. Ve emellerine ulaşamadılar çünkü Şam'ın merkezine saldıramadılar ve onca bombardımana rağmen şehit vermedik sadece 3 yaralımız var.

Meydanlarda halkımız halaylar çekerek zaferi kutluyorlar. Aynı zamanda Doğu Guta'da ordumuzun kazandığı zafer ABD ve müttefiklerini çok rahatsız etmiştir. Bu yüzden yalanlara başvurdular. Fakat onurumuzla bu yalanlara karşı koyduk.

Türkiye'de bizleri destekleyen kardeşlerimizin, dostlarımızın olması bize güç veriyor. Selam olsun!”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.