• BIST 94.552
  • Altın 192,939
  • Dolar 4,7378
  • Euro 5,4908
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 20 °C
  • Konya 15 °C
  • İzmir 24 °C

ABD ile İran arasında gizli ittifak!

ABD ile İran arasında gizli ittifak!
Tahran Eski Büyükelçisi Selim Karaosmanoğlu, İran'da yaşanan olayları farklı bir bakış açısıyla yorumladı: Bugün İran'a yönelik bir müdahele söz konusu bile değildir. İran'a yönelik bir müdahale, barutun içine benzin döküp, çakmakla yakmak demektir. Suriy
Tahran Eski Büyükelçisi Selim Karaosmanoğlu, İran'da yaşanan olayları farklı bir bakış açısıyla yorumladı: Bugün İran'a yönelik bir müdahele söz konusu bile değildir. İran'a yönelik bir müdahale, barutun içine benzin döküp, çakmakla yakmak demektir. Suriye'de...

İran’da son haftada meydana gelen sokak olayları bütün dünyanın gündemine oturdu. 2009 yılında seçim hileleri nedeniyle başlayan Yeşil Hareket, sokaklarda milyonların protestolarına neden olmuştu ve sert önlemlerle bastırılmıştı. Bugünkü protestolar ise ekonomik alt gelir grubundan ve hayat pahalılığından oldu. Daha çok taşra civarında genişledi. Fakat son olayların muhafazakarların kışkırtması ile reformist Ruhani hükümetinin toplum karşısında zor durumda bırakma amaçlı olduğu anlaşılıyor. İran’da 2009’daki Yeşil Hareket zamanında ve 2011 yılına kadar Büyükelçilik görevinde bulunan Selim Karaosmanoğlu ile hem sokak olaylarını hem de İran’ın dış politikasını konuştuk.

İran’daki sokak olayları neden çıktı, nedir bunları ateşleyen?
Olayları ateşleyen neden ekonomik gözüküyor. Fakat ekonomik unsuru tahrik eden iç politik çekişmeler. Meşhet’de sokak gösterileri spontane olarak başladı. Bu gösteriler (BESİCLER) milislerin tahrik ettiği olaylardır. Bunlar İran siyasetinin muhafazakarlarıdır. Ahmedinejad da olaylara Kermanşah’da müdahil oldu.

Bu olayların organizesinde başka kimler var?
Bizim ülkemizde eskiden nasıl Ordu Yardımlaşma diye kurumlar vardı, İran’da da buna benzer BUNYAD’lar var. Bu Bunyadlar’ın en büyüğü Meşhet’de Astanı Gusti Rezeni Vakfı. Bunun başında Seyyid Ahmet İlmuhuda diye biri var. İlmuhuda, Ruhani’nin karşısında aday gösterilen muhafazakar İbrahim Reisi’nin kayın babası da bu olayların içinde.

​Bunyad’lar aracılığıyla ne yapıyorlar?
İran’ın devlet bütçesinden dini vakıflara milyarlarca dolar, kontrolsüz bir şekilde aktarılıyor. Bu paralar sınır ötesinde Suriye, Irak, Yemen ve Afrika operasyonlarında kullanılıyor. Bu finanse edilme İran halkını sıkıntıya sokuyor. İran halkı biz aç kalıyoruz ama dışarıdaki askeri operasyonlara bu kadar paralar aktarılıyor diye tepki gösteriyor…

GİZLİ BÜTÇE
Bunu kamuoyu bilmiyor muydu?

Ruhani’ye karşı muhafazakarların gösterdiği tepkinin altında 39 yıldır ilk defa Reis’in bütçeyi açıklaması gelmektedir. Hükümet, açıklamasında bütçenin yüzde 40’nın nereye harcandığını bilmiyoruz dedi. Milyarlarca dolar paranın Bunyadlara el altından verildiğini, hatta devletin gizli ödeneğinden ne kadar ödendiği bilinmemekle birlikte, hükümetten ek bütçe istendiğini kamuoyuna açıklayarak olay ifşa edildi. Buna Mollalar çok kızdılar. Çünkü bu paraları mollalar kontrol ediyordu. Ayrıca bu paraların aktarılmasında büyük yolsuzluklar meydana geliyordu. Hükümet ile Mollalar arasındaki sorun da buradan çıkıyor.


FOTOĞRAF: Ali EKEYILMAZ

Nasıl sonuçlanır bu olaylar?
Ruhani batı ile irtibatı olan batıda İskoçya’da eğitim görmüş biri. Deneyimli bir Dışişleri Bakanı Cevat Zarifi görev yapmakta. Bunların batı ile diyalogları var. Ruhani’nin başını çektiği Reformistleri bugünden itibaren daha liberal olarak tanımlamak uygun olacaktır.

İran’ın dış politikası hangi temele dayanır?
İran’ın pragmatik bir dış politikası vardır. İran’ın ulusal çıkarları neyi icap ediyorsa onu yapar. Şu anda İran İslam Cumhuriyeti’nin uyguladığı dış politika 1950’lerin başında Şah ve ABD tarafından dizayn edilmiş bir dış politikadır. 1979 İran Devrim’i olduktan sonra bu dış politikanın uygulanma modeli değişti. Sınır ötesinde hareketler yaptılar Amerika ile ters düştüler ama ilkesel olarak Körfez’in güvenliğini Amerika İran ile yapıyor. Trump’ın ne dediğine bakmayın… Afganistan’a Amerikan askeri harekatı başladığında Amerika ile İran arasında stratejik işbirliği vardı. İkinci Irak Körfez savaşında da Amerika ve hatta İngiltere İran ile işbirliği yapmıştı. Irak’taki istikrarın sağlanmasında Amerika ve İran İslam Cumhuriyeti işbirliği içinde orada hareket etmiştir. Zaten ABD başkanı Trump ve İsrail’in “Biz bu sokak olaylarını destekliyoruz” demeleriyle, son derece milliyetçi olan İran halkı derhal geri çekildi.

Baktığınızda düşman iki devlet gibi, nasıl olabiliyor?
Şu an Amerika Kuzey Suriye’de İran’ın onayı olmadan Rusya olmadan nasıl bir askeri harekat yürütebiliyor? Irak’ta ABD askerleri nasıl rahat hareket edebiliyor? Bunlar çok somut örneklerdir. Mesela Nükleer müzakereler sırasında toplu görüşmeler Cenevre’de olurken İran Dışişleri Bakanı ile ABD Dışişleri Bakanı ikili gizli görüşmeler yaptılar. Ne konuştuklarını hiç kimse bilmiyordu. Fakat kurumsal olarak temaslarını Muskat’ta Umman’da Amerikan Büyükelçiliği ile İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği arasında temasların yapıldığını gayet iyi biliyoruz. İran’ın ideolojik dış politikası yoktur.

ABD derin devleti ile Beyaz Saray arasında İran konusunda bugün bir ayrılık mı vardır?
Muhakkak böyle bir görüş ayrılığı vardır. Trump’ın bütün danışmanları tasfiye ediliyor. Öte yandan ABD’nin entelektüelleri, uzun vadede çıkarlarını düşünenler ve Pentagon’un Orta Doğu’daki çıkarlarını istikrarsızlaştıracak bir harekete geçeceğini zannetmiyorum.

​Trump, İran’a yönelik bir operasyondan söz ediyordu, olmaz mı?
Bugün İran’a yönelik bir müdahale söz konusu bile değildir. İran’a yönelik bir müdahale, barutun içine benzin döküp çakmakla yakmak demektir. Böyle bir işe en başta Avrupa ülkeleri ve Rusya izin vermez. İran, istese Irak’ta Amerika’nın canına okur… Suriye’de bugün Amerikan birlikleri var, İran izin vermez ise ABD askerleri o kadar kolay dolaşabilir mi? Onun için İran’a bir müdahale asla olamaz.

Türkiye-İran rekabeti
 Türkiye’nin her bulunduğu yerde İran ile rekabet vardır. Sanat, spor, siyaset, ticaret… İran stratejisinde Türkiye çok önemli bir yer tutar. Ama İran, Rusya ve Türkiye güvenliği için kaçınılmaz iki ülkedir. İran Türkiye’yi kendine eşit görmez, gurur yapar İran’ın Türkiye’ye karşı önyargısı vardır. Aslında hem İran Türkiye’ye muhtaç, hem de Türkiye İran’a muhtaçtır…

İÇTE DİNİ DIŞTA SEKÜLER
 İran’ın dış politikası Karabağ savaşı sırasında Azerbaycan topraklarının büyük bir kısmı Ermenistan tarafından işgal edildiğinde Türkiye olarak Ermenistan’a ambargo uyguladık. Bu ambargonun İran tarafından kırıldığını bizzat gördük. İran Türk ürünlerini, kendi üzerinden Ermenistan’a satıyordu. İran, Şii Azerbaycan Cumhuriyeti’ne karşı Ermenistan ile işbirliği yapabiliyor ve stratejik ortak halinde hareket edebiliyor. Orta Asya, Afganistan ve Kuzey Kafkaslar’daki İslami Hareketler’e karşı Rusya ile işbirliği yapabiliyor. Lübnan’da Hristiyan bir Cumhurbaşkanı Avon’u İran seçtirebiliyor. İran’ın bir özelliği ulusal güvenliğini sınırların ötesini korumaya çalışmasıdır. İran’ın Doğu Akdeniz’deki ve Yemen’deki mevcudiyeti de bunu göstermektedir. İran’ın dış politikasına baktığımız zaman İran İslam Cumhuriyeti içeride dini esaslara göre hareket ederken dış politikasının tamamen seküler, laik bir dış politika olduğunu görürsünüz..

KAYNAK: TAKVİM GAZETESİ

 
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.