• BIST 116.593
  • Altın 163,340
  • Dolar 3,8063
  • Euro 4,6601
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 13 °C

ABD ile derin kopuş!..

ABD ile derin kopuş!..
Nereye kadar?

Hilal Kaplan, bugünkü "Nerey kadar?" başlıklı yazısında ABD ile Türkiye arasında yaşanan derin kopuşu irdeliyor.

Nereye kadar?

Mısır'ın ünlü İskenderiye kenti. Tarih 26 Temmuz 1956. Başbakan Cemal Abdünnasır, saat 21.00'de meydana kurulmuş kürsüye çıkar. Binlerce Mısırlının huzurunda yaptığı tarihî konuşmasına başlar.

"Bugün bize geçmişte yapılan haksızlıklardan kurtulacağız" der ve ilan eder: "Bazı yurttaşlarımız şu anda Süez Kanalı'nı ele geçirmiştir. Süez Kanalı millîleştirilmiştir!" O gece, Abdünnasır'ın talimatıyla, İngilizlerin işlettikleri Süez Kanalı ele geçirilmiş ve Batı'nın Ortadoğu'daki sömürü düzenine en büyük çomaklardan biri sokulmuştu. Şok büyüktü. İngiltere, İsrail ve Fransa ile gizli bir anlaşma yaparak askerî müdahale kararı aldı.

Önce İsrail saldırdı, ardından İngiltere ve Fransa...

Neticede Süez, Fransız ve İngiliz kontrolüne geçse de uzun sürmedi.

Çünkü beklenmedik bir şey oldu.

ABD ile anlaşmadan Mısır'a saldıran İngiltere'ye ABD destek vermedi ve geri çekilme çağrısı yaptı. Böylelikle ABD, Soğuk Savaş dönemi olmasına rağmen Sovyet Rusya ile aynı yerde durdu. Çünkü İkinci Dünya Savaşı dünyası sonrasındaki düzende, Avrupa'yı paylaşmak zorunda kalan ABD, Sovyetler, Ortadoğu hakimiyeti konusunda da çekişmeye girecekti.

Başkan Eisenhower, ABD Kongresi'ne yönelik bir mesaj yayınlayarak, Ortadoğu ülkelerine ekonomik yardımlar sağlamak ve karşılığında Sovyet etkisine girmemelerini sağlamak amacıyla her yıl 200 milyon dolar harcama yetkisi istedi. Türkiye, "Eisenhower Doktrini"ni kabul edenülkelerden biriydi. Ancak geldiğimiz noktada ne nükleer gücümüz var, ne terör örgütlerine karşı herhangi bir korunmamız. Bilakis bırakın nükleer gücü, hava savunma sistemi almamıza bile karşı çıkıp geciktiren, PKK/ YPG'den FETÖ'ye dek bekâmıza kasteden tüm terör örgütlerine hamilik yapan bir Amerika ile karşı karşıyayız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fırat Kalkanı harekâtının başladığı günlerde, "Göbeğimizi kendimiz keseceğiz" demesi boşuna değil.

Türkiye bugün, İnönü döneminde ABD ile imzalanan 12 Temmuz 1947 tarihli Yardım Anlaşması ve IMF ile Dünya Bankası'na üye olmakla başlayan yakınlaşma politikasını en derinden sorgulamaktadır.

Hemen her alanda çıkarlarımızın aksi yönünde hareket eden ABD ile müttefiklik bir yana, dostâne bir ilişki sürdürülebileceği bile soru işaretidir.

Hilal Kaplan-Sabah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.