• BIST 122.347
  • Altın 296,330
  • Dolar 5,9211
  • Euro 6,5750
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya -2 °C
  • İzmir 8 °C

ABD emperyalizminin saldırganlığına alkış tutmak Müslüman'a yakışmaz!

Şükrü  Sak
Bu utanca ortak olmayalım;Emperyalizme karşı söyleyecek sözümüz, direnecek yüzümüz olsun!

ABD emerpalizminin saldırganlığına alkış tutmak Müslümana yakışmaz!

 

Şükrü Sak

 

 

Açık konuşalım;

Tam da ABD’nin İran’a saldırdığı bir konjöktürde “mezhep” farklılığı üzerinden, ABD emperyalizminin kucağına savrulan bir kesim var…

Bu kesim içinde yakinen tanıdığımız isimler de var.

Bunların normal şartlarda “mezhebinin ne kadar geniş olduğunu” bilmesem, ben bile kendimi sorgulayacağım, “acaba ben mi yanlış düşünüyorum?” diye…

Yahu arkadaşlar bir durun!

İran’la Türkiye’nin “mezheplerinin” farklı olduğunu yeni mi keşfettiniz, Allah aşkına!

Çoğunluğu, ABD-İngiltere ekseninin, “yeşil kuşak projesi” kapsamında, soğuk savaş döneminde fonlanmış tarlalarda yetişen “İslâmcılardan” oluşan bu kesimin daha önce de aynı manipülasyonlara –bilerek veya bilmeden- âlet olduğuna şahit olmuştuk…

ABD ve müttefikleri Irak’a saldırı başlattığında, bunlar bir anda koro halinde; “Zalim Saddam” diye slogan atmaya başlamışlardı!

ABD ve Müttefikleri; Libya’ya saldırmaya başladığında, “Vaaay, bu Kaddafi’nin 400 tane cariyesi varmış, üstelik Kaddafi Müslüman da değil, baksanıza Yeşil Kitap diye sosyalizme övgüler düzen kitap yazmış bir Sosyalist” tarzında bık bık etmeye başlamışlardı!

Ne kadar utanç verici değil mi?

(Sonra, Libya’da yaşananları biliyorsunuz, e peki bu “utancı” duyması gerekenlerin şimdiki durumlarını biliyor musunuz? Ben biliyorum; Şimdi aynı “içgüdüsel Amerikancı” tavır ve söylemleri İran’a karşı üflüyorlar! Yapmayın! Yarın aynı durum İran’da olsa, ABD bombalar yağdırıp, yağma, işgal talan, tecavüz, katliamlara girişse, yine böyle “mezhep” üzerinden mi “yorum” yapacaksınız? Yapmayın! Bu utanç verici durumlara düşmeyin, emperyalizme karşı söyleyecek sözünüz, duracak yüzünüz olsun!)

Biz İran’la bin yıldır komşuyuz! Bizim komşumuz ABD değildir, İngiltere değildir!

(Kaldı ki, komşumuzla çok esaslı sorunlarımız da olabilir, vardır… Ama şimdi, tam da ABD’nin İran’a saldırdığı bir dönemde bu “sorunları” öne sürmek, ABD emperyalizminin ekmeğine yağ sürmek demek değil midir?)

Kardeşim, madem bu kadar “mezhep hassasiyetiniz” var, ajan yapılanma FETÖ’ye karşı yıllarca, onun kucağında, ABD’ye hizmet ederken neredeydiniz!

Tam da ABD İran’a saldırdığı bir süreçte, yeniden kabaran bu “mezhep hassasiyetiniz” FETÖ’yü de “sünni” mi kabul ediyor mesela?

Yapmayın, etmeyin!

FETÖ, “sünni” olsa ne olur, “şii” olsa ne olur?

Tekrar ediyorum, bu tür “olağanüstü süreçlerde”, -en azından- İran ile var olan esaslı sorunlar paranteze alınarak, ABD emperyalizmine, saldırganlığına, küstahlığına karşı net bir tavır almak gerekmez mi?

Daha açık konuşalım; Bize mi kaldı ABD saldırısına sahip çıkmak?

Bize mi düşer; ABD’yi alkışlamak?

Bu tür “olağanüstü durumlar”da, mevcut sorunlar paranteze alınır, sonraya ertelenir. Yukardan bombalar yağarken, “mezhep tartışması” yapılmaz, ayıptır!

Mekânın asıl sahipleri biziz; 1071’den bu yana, 300 yıl Selçuklu İmparatorluğu, 600 yıl Osmanlı imparatorluğu olarak hüküm sürdüğümüz (Osmanlı bakiyesi olarak şimdi Türkiye) bu topraklarda; “Ne işi var ABD’nin?” demek yerine, ABD’nin saldırganlığını alkışlamak çok problemli bir yaklaşım değil mi?

Hristiyan-Yahudi Siyonist” Batı için asıl tehdit, bizzat İslâm’ın kendisidir, aynı Batı için Türkiye’de, İran’da, -hatta bütünüyle Doğu- bir “tehdittir…”

Özellikle, 2006’da Hizbullah’ın İsrail’e karşı kazandığı mevzi başarı-zaferden sonra, İran İsrail için de ayrıca tehdittir! Bu eksende ABD-İsrail-Batı ile İran arasında yaşanan sorunlar malûm…

(Son yaşananlar çerçevesinde, Filistin’li yetkililerin İran’a açık destek veren açıklamaları da malûm…HAMAS’ın…)

Dolayısıyla; tekrar edelim; İslâm’ın-Müslümanların asıl düşmanı; vahşi ABD-Batı emperyalizmidir! ABD saldırganlığına karşı duran, karşı durmaya çalışan kim olursa olsun –illaki Müslüman bir ülke olması da gerekmez- onun desteklenmesi gerekir; Anti emperyalist olmak bunu gerektirir!

Bu tür olağanüstü süreçlerde, gerginliklerde, çatışma-savaş durumlarında, mevcut siyasi ayrılıkları ve farklılıkları –hele de mezhep üzerinden- tırmandırmak, ön plana çıkarmak, ABD’nin ekmeğine yağ sürmekten öte bir anlam taşımaz!

Normal olan; İran’la Türkiye arasında var olan, mezhep ve siyasi farklılıkları, -bu tür “savaş durumlarında”- askıya almak, (parantez içinde şerh düşüp kapatmak), sonraya bırakmaktır!

 

Biz Müslümanız, Sünniyiz ve ABD emperyalizminin saldırganlığına karşı İran'ın yanındayız!

 

Bir gerginlikte, bir çatışmada, bir savaşta; bizim “ilk görmemiz gereken” ABD emperyalizminin projektör tutup “aydınlattığı”(!) yer değil; Allah ve İslâm düşmanlarının “kimler?” olduğudur! Allah ve İslâm düşmanı; Hristiyan-Yahudi-Siyonist Batı emperyalizmidir, “ilk görmemiz gereken” budur!

ABD emperyalizmi, bir bütün halinde bölgemizi yerle bir ederken, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, –şimdi de İran’a karşı- racon keserken, mekânın asıl sahipleri olarak, en önce bizim itiraz etmemiz gerekmiyor mu?

(Evet, İran’la sorunlar var, İran’ın bölgesel politikalarında büyük yanlışlıklar, büyük hatalar var, mezhep olarak farklıyız, ama, bunlar bizi “ABD’nin kucağına” oturtmamalı!)

İdeolojik ve siyasi bir şuur belirtisi taşımayan ilkel reflekslerden kurtulalım!

ABD emperyalizminin yedek lastiği durumuna düşmeyelim!

Tarih boyu taşıyamayacağımız bir utanca ortak olmayalım; Emperyalizme karşı söyleyecek sözümüz, direnecek yüzümüz olsun!

Biz Müslümanız, Sünniyiz ve ABD emperyalizminin saldırganlığına karşı İran’ın yanındayız! Anti emperyalist tavır bunu gerektirir!

Salih Tuna’nın dediği gibi; ABD emperyalizminin zulmüne maruz kalanların diline, dinine, mezhebine, kavmine, coğrafyasına bakılmaz!”

-II-

Hamiş:

Bu kafa karışıklığının en somut göstergelerinden biri, ABD emperyalizminin küstah saldırganlığı karşısında, coşkun sevinç gösterilerinin hemen ardından; “İran, ABD’yi vuramaz!” diye iki gün boyunca döktürdükten sonra, İran, ABD’yi vurunca, “Vurdu ama, kimse ölmedi” diye lüzumsuz algı yapanlara da sadece şunu hatırlatalım;

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bırak ABD’yi vurmayı, Davos’ta dünya milletlerinin gözü önünde, İsrail’e “One Minüt” çektiği için, on yıldır içten ve dıştan uğramadığı saldırı kalmadı!

O yüzden ABD üssüne füze atmak, sosyal medyadan tweet atmaya benzemez! Bunu kabul edelim önce. Evet, İran ABD’yi vurdu! Ama, şu da reel bir durum ki, İran’ın askeri ve teknik gücü ABD ile kıyaslanmaz, bugün askeri ve teknik güç bakımından Rusya’nın bile ABD’ye karşı durabileceği tartışmalı bir konudur, bunu da bilelim!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.