• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 2 °C
  • İzmir 12 °C

5 Aralık: Zafer Allah’ındır!. Hikâyesi de bu!..

Şükrü  Sak
Bugün 5 Aralık! Bu tarih, Müslümanlar ve Türkiye açısından çok önemli bir güne tekabül ediyor! Bunun niçin böyle olduğunu anlamak için 99 şartlarını ve 99'da fitili ateşlenmiş "devrim sürecini" doğru anlamak gerekiyor. Ancak o zaman "bugünü" daha sağlıklı

Ancak o  zaman "bugünleri" daha sağlıklı değerlendirebiliriz. O gün o şartlarda rehin alınan Kemalist zorbalık ve 80 yıllık bir sürecin "sonlandırılmasıydı!"... Bugün, "müsbet" olarak görülebilecek ne varsa, o "sonlandırmanın" sonucudur diyebiliriz. Konu ile ilgil, 2005'de yapılmış bir değerlendirmeyi bu vesile ile tekrar hatırlatıyoruz.

7555.jpg

Zafer Allah’ındır!. Hikâyesi de bu!.. (*)

Şükrü Sak

Bu “ifâde” Salih Mirzabeyoğlu’nun “5 Aralık”la ilgili olarak, Hz. Ömer’e izafe ederek söylediği bir söz…

5 Aralık 1999…

Bu tarihin anlamı nedir?..

5 Aralık neyi ifade ediyor?..

99 Devrim sürecinin tarihî anlarından, tarihî günlerinden bir gün…

Belki de… Son seksen yılın en keskin kırılma noktalarından biri…

İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun tabiri ile; “mânâların letâfetini zedelemeden”, bunu nasıl ifade edebiliriz?.. Zor...

Şunu en başta belirtelim; 5 Aralık’ı değerlendirmek, yazmak bizim kelâm-ifade gücümüzün dışında… Boyumuzu aşan bir iş!.

İbda Mimarı’nın Hz. Ömer’e izafe ederek -5 Aralık’la ilgili- söylediği;

Zafer Allah’ındır!.. Hikâyesi de bu…

Diyerek yazacağını belirttiği 5 Aralık… Bu yönüyle hadisenin içinde, “5 Aralık”ı yaşayanların “o ân”larının ‘notlarının’ da alındığı malûm…

Fakat hadisenin içinde, yaşamış biri olarak, bizzat “hadiseyi değerlendirme” değil de, işittiklerimizi nakletme şeklinde bir usul izleyebilir miyiz?. Bilmiyorum…

5 Aralık üzerine Murat Belge’nin, o tarihî günün ertesinde Radikal’de yazdığı bir yazı kayda değer…

Hadise’nin “karşı taraf”tan nasıl göründüğünü anlamak içinse, bir gün sonrasının gazete manşetlerine bakmak yeter!.

Hadisenin, gazetelerdeki, televizyonlardaki, kısaca işgal medyasındaki “görünürlük kazanmış” izlerini sürmek, nasıl yankılandığına bakmak, dış yüzden 5 Aralık’ın ne olduğunu anlamaya dair bir takım ip uçları verebilir…

Cumhuriyet Savcısının; “Sen ne diyorsun, Türkiye Cumhuriyeti’nin başına Şeyh Said isyanından beri böyle bir olay gelmedi!” (“Bu kadar toplu rehine vermedi” anlamında) söylediği söz de yine dış yüzden 5 Aralık’ın ne olduğunu anlamaya dair bir takım ip uçları verebilir…

Fakat hadisenin “iç yüzünü” anlamamıza pek yardımı olmaz bunun…

5 Aralık’ta ne olup bittiğini… Nasıl olduğunu..  Neyi ifade ettiğini?..

Büyük Doğu-İbda dünya görüşünün, “5 Asırlık” tarih dilimimiz içindeki rolünü…

Bu dünya görüşünün “tarih muhasebesi”ni…

Abdülhakîm Arvasî Hazretlerini…

Necip Fazıl’ın O’na nisbetini…

Salih Mirzabeyoğlu’nun misyonunu…

Bütün bunları, “kendilerinin kendilerini tarif ettiği şekilde” anlamadan…

“5 Aralık’ta ne olup bittiğini, 5 Aralık’ın ne olduğunu, neyi ifade ettiğini, iç yüzünü, tarihin akışını nasıl tersine çevirdiğini, bunların dışında hangi “mânâları” barındırdığını?” anlamak ve anlatmak mümkün değildir…

Mehdi’yi, Deccali, Ahir zamanda İslâm’ın yeniden yeryüzüne hakim olmasını, Hz. İsa’nın yeryüzünü şereflendirmesini, Armegeddon’u…

Bütün bunları, “dış yüz delâletleri ve iç yüz hakikatleri” ile anlamadan, “5 Aralık”ı anlamak mümkün değildir…

Burada parantez içi bir anekdot daha;

5 Aralık’ın tarihî mânâsına nisbetle, 25 Ocak’ta yapılan silahlı saldırıya “Noel Baba Operasyonu” adının verilmesi, 5 Aralık’ın ne olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir mi?..

Yine İbda Mimarı; “İslâm tarihinde hiçbir savaş Bedir’in büyüklüğüne ulaşamaz, onun yeri ve mânâsının ayak topuğuna bile ulaşamaz… Fakat bu tarihî günde, ona benzeyen bazı yönler var…”(mealen) diyerek, bir “Kur’an ayetine” işaret etmiştir; “Allah’ın, sayı olarak çok az olan mü’minlere, kendilerinden kat be kat güçlü topluluklara karşı, zafer verdiği ve onlara meleklerle yardım gönderdiğine” işaret eden ayet…

Kendisi de bir mucize olan Kur’an ve bir mucizeyi beyan buyuran Kur’an ayeti…

İstikbal İslâm’ındır!” mutlak doğrusunun, İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun şahsında tecelli eden yönü…

5 Aralık’ta “görünürde” ne olmuştur…

Zindana atılmış 60 kişilik bir grup, İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun şahsında İslâm’a saldıran ve kendilerinden kat be kat güçlü olan bir topluluğa karşı zafer kazanmışlardır… Teoride ve pratikte imkansız olanı gerçekleştirmişlerdir…

İbda Mimarı’nın şahsında gerçekleşen bir “mucizeye” şahitlik etmişlerdir…

Mucize”nin; ‘imansızları imana getiren’ ve ‘mü’minlerin imanını güçlendiren’ yönü?..

5 Aralık’ta ‘görünürde’ ne olmuştur?..

Tamamen kaba güce dayalı, kat be kat sayı çokluğunun verdiği bir tekebbürle-kibirlenerek saldırdıkları İbda Mimarı ve etrafındaki elli-altmış kişilik bir kuvvet karşısında inanılmaz bir yenilgiye uğramaları mı?..

5 Aralık’ı böylesine tarihi kılan nedir?..

Bu soruya cevap vermek, başta da söylediğimiz gibi bizim boyumuzu aşan bir iş ve harcımız değil…

Fakat cevab veremesek ve bazı cevapları bulamasak da, “sezmeye, anlamaya dair bir cehd” olarak anlaşılmak kaydıyla bazı sorular sormamıza hiçbir mani yok…

Varlık sebebini “İslâm’a karşı olmakta” bulan ve İktidarı Müslümanlardan gasbetmiş, seksen yıldır da Müslümanlara yapmadığını bırakmamış bir sisteme, askerî anlamda vurulmuş bir “ilk darbe” olması mı?..

Yani Müslümanların düzen karşısında, askerî anlamda kazandıkları “ilk zafer” olması mı?..

İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun şahsında bir Kur’an ayetinin tecelli zemini bulması mı?.

5 Aralık’ı böylesine tarihi kılan nedir?..

Yaşayanların dahi “ne olup bittiğini, nasıl olduğunu?” anlamadıkları-anlamlandıramadıkları ‘5 Aralık’ı?..

(*) (5 Aralık’la ilgili -9 Aralık 2005-de, Kaide Dergisi’nin 18. sayısında yayınlanmış bir değerlendirme.)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.